ELİNDE KURAN KARŞISINDA CİHAN

Gazetelerin ve yazıcıların “Cumhurbaşkanı” olarak andığı benim “Necip Fazıl’ın Başyücesi” demeyi tercih ettiğim RTE 4 Mayıs 2015 tarihli  Siirt programına 17 Aralık yolsuzluk so-ruşturması sonrası istifa etmek zorunda kalan  ve de ‘Bakara-makara’ ses kaydı ile hatırlanan Bay Egemen Bağış da katılmış.

“Erdoğan’ın heyetiyle birlikte İstanbul’dan ‘baba ocağı’ Siirt’e birlikte uçtuklarını kişisel Twitter hesabından duyuran Egemen Bağış, “Dünya’ya demokrasi dersi veren Siirt’e vardık” diye yazdı. Erdoğan’dan önce kürsüye çıkan eski bakan Bağış, herhangi bir ayete yer vermedi.

Erdoğan ise konuşmasına ‘Egemen kardeşimin söylediği gibi’ diyerek başladı, eski bakanı referans göstererek övdü. Sonra da CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’na yüklendi. Erdoğan, Kılıçdaroğlu’nun kendisi hakkında Kayseri’de konuştuğunu belirterek, ‘Şimdi ana muhalefet partisinin başındaki zat benimle ilgili diyor ki, ‘Cumhurbaşkanı,  Evren gibi Kuran’ın istismarını yapıyor. Kılıçdaroğlu, ben Kuran’la büyüdüm, Kuran’la yaşıyorum.  Onu sen kendine söyle. Kendi şahsında Kuran’ın yerinin ne olduğu malum. Beyefendi nereden buraya geldi. Hani ben dedim ya, Diyanet İşleri Başkanlığı, Kürtçe Kuran meali yayınladı dedim. Bundan rahatsız olmuş. Bu bir istismar mı?’ diye konuştu.” (Sözcü, 05.05.2015)

–Evet efendim, bal gibi istismar ve Türkiye Cumhuriyeti Anayasasına göre Anayasa’ya aykırı ve demek ki büylük bir suç!

CHP’den, Erdoğan’a sert Kuran cevabı:

Cumhurbaşkanı  Recep Tayyip Erdoğan’ın Siirt’te yaptığı konuşmada, “Ben Kuran’la büyüdüm, Kuran’la yaşıyorum” sözleriyle, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik sert eleştirisine, CHP’nin emekli Müftü Milletvekili İhsan Özkes’ten dün sert yanıt geldi. İhsan Özkes şöyle konuştu:

‘Recep Tayyip Erdoğan Kuran’la büyüdüğünü, Kuran’la yaşadığını söylüyor. Kuran’la büyüyüp, Kur’anla yaşadığını iddia eden birinin, Kuran’ın hırsızlığı haram kıldığım, yolsuzluğu haram kıldığım, rüşveti haram kıldığını, kul hakkı yemeyi haram kıldığını, israfı haram kıldığını, baskıyı ve zulmü haram kıldığım bilmesi gerekmez mi? Kuran’la yaşadığını iddia eden birinin bu ilahi emirlere harfiyen uyması gerekmez mi?” (Sözcü, 05.05.2015)

-CHP Milletvekili İhsan Özkes’in imalı iddiasına göre: RTE’nin yolsuzlukla, rüşvetle, vatandaş hakkı  yemekle, israfla, baskı ve zulümle ilişkisi var. İddia doğru ise ilgili kişinin yasalar önünde hesap vermesi gerekir.

***

Laik bir cumhuriyetçi olarak, Allah’ın öteki dünyada vereceği ceza, Kuran’ın ilgiliyi çarpma olasılığı beni zerre kadar ilgilendirmez. Ben dünyasal, anayasal, yasal ahlaka ve “etik” denen ahlak felsefesini dikkate alırım.

Dünyanın hiçbir demokratik ülkesinde, bir cumhurbaşkanı, bir başbakan, bir bakan ya da milletvekili eline bir din kitabı alıp “Bu din kitabıyla büyüdüm, bu din kitabıyla yazıyorum” diyemez. Derse, kendisine “Eeee sonra” ya da “bize ne!” denir.

Dediği zaman oturduğu makamı, dokunulmazlığını yitirir ve cascavlak ortada kalır.

Cumhurbaşkanlığı makamına oturduğundan bu yana her gün, saat başı anayasayı ve yasaları çiğnemeyi saplantı haline getiren Bay Başyüce, yaptıklarının tamamının hesabını mutlaka verecektir. Dirisi vermese bile (eceliyle öldüğü zaman) ölüsü verecektir.

Bu nedenle bu faslı geçelim! Ve kendisi gibi konuşalım:

Aslan kardeşim, senin Kuran’la büyüyüp, Kuran’a yaşamanın dünyaya ve Türkiye’ye faydası ne?

-Hiç!

Ama sana, kendine faydası olduğu kesin. Siyasete atıldığın zaman hiçbir şeyin yoktu, şimdi her bir şeyin var. Bunun da hesabını vermek zorundasın! Elinde Alaaddin’in sihirli lambası yoksa, nereden buldun?

Bunu da geçelim!

Peki Kuran’a inanıyorsun, çok iyi, ona göre yaşıyorsurn, bu da çok iyi! Ama dünyanın nüfusu 7 milyar. Bu 7 milyar nüfusun ancak 1 milyar 570 milyon ile 1 milyar 650 milyonu senin kitabına inanıyor. Geriye kalan 5 milyar 400 milyon küsur insan senin kitabına inanmıyor. 5 milyar 400 milyon mu büyük, 1 milyar 600 milyon mu büyük?

İş hangi inancın büyük olduğuna gelip dayanırsa sen kaybedersin! Örneğin Türklerin eski dini olan Tengricilik’e inanan 500 bin insan pagan simgelerini senin Kitabından üstün tutar. Bu nedenle, dünyanın karşısına geçip inancınla böbürlenemezsin.

Bu kısa boyutlu ders girişinden sonra, zatınıza dünya inanç tablosunu dikkatinize sunacağız. Senin tabloyu umursamamanın hiçbir kıymet-i harbiyesi yok.  Sayıya saygı duyan, sayının gücünü bilen herkes dikkate alır:

 

Sembolü          Din Adı Takipçilerinin Sayısı (milyon) Kültürel Gelenek
Hristiyanlık 01 2,000–2,200 01 İbrahimi dinler
İslam 02 1,570–1,650 02 İbrahimi dinler
Budizm 05 500–1,200 07 Hint dinleri
Hinduizm 04 828–1,000 06 Hint dinleri
Folk dinler 06 Yüzlerce 05 Folk dinler
Çin folk dinleri ( Taoizm ve Konfüçyüsçülük dahil ) 07 Yüzlerce 13 Çin dinleri
Şinto 08 27–65 14 Japon dinleri
Sihizm 09 24–28 08 Hint dinleri
Yahudilik 10 14–18 03 İbrahimi dinler
Jainizm 11 8–12 09 Hint dinleri
Bahailik 12 7.6–7.9 04 İbrahimi dinler
Kaodaizm 13 2–6 19 Vietnam dinleri
Çendoizm 14 3 18 Kore dinleri
Ekankar 0,5 – 3 Yeni dini hareketler
Tenrikyo 15 2 15 Japon dinleri
Vika 16 1-3 10 Neopaganizm
Rastafaryanizm 19 1 12 Yeni dini hareketler, İbrahimi dinler
Sekanova 18 1 17 Japon dinleri
Church of World Messianity 17 1 16 Japon dinleri

Orta Ölçekli Dinler

Sembolü Din Adı Takipçilerinin Sayısı Kültürel Gelenek
Üniteryen Üniversalizm 20 0.63 11 Yeni dini hareketler
Scientology 500,000 Yeni dini hareketler
Tengricilik 500,000 Neopaganizm
Zerdüştlük 150,000 – 200,000 İran dinleri
Satanizm 30,000 – 100,000 Yeni dini hareketler
Raëlizm 80,000 – 85,000 UFO dini
Druidizm 50,000 Neopaganizm

 

İnternette dünyanın en büyük 20 ekonomisinin çizelgesi var. 2014 yılına göre Türkiye 16.sırada. Yapılan hesaplara göre, AKP yeni bir dört yıl daha  iktidarda kalırsa Türkiye ilk 20 listesinin dışında kalacak.

Senin elindeki kitaba inanan Türkiye’nin önünde yer alan ülkelerin hiçbiri senin kitabına inanmıyor. Önümüzdeki yıllarda, on yıllarda inanmalarının olasılığı da yok. Tersine senin takımın kadrosunda bulunanlar bakarsın başka takıma geçerler. Gizliden gizliye geçiyorlar zaten.

Durumun vaziyeti bu işte! Elindeki kitabın, senden başka kimseye faydası yok! Ama seni koruyamaz!

Aklından geçeni sakın söyleme! Elindeki kitaba göre yönetilen Suudi Arabistan bunca petrol gelirine karşın ancak 19.sırada. Demek ki öteki dinler ve laik düzen, senin elindeki kitabın düzeninden çok daha kuvvetli. Senin elindeki kitabın inancını yaşayan ülkelerin çoğu 50.sıranın altında sefalet çamurunundebeleniyorlar.

Doğrusunu istersen senin elindeki kitabın hiçbir günahı yok!

Suç senin gibi eline inandığı kitabı alıp zavallı insanları kandıranlarda!

Dört işlem hesabına göre, seçim meydanında elinde salladığın kitap seni sevip kayırmıyor, sen ortaya çıkmadan önce Türkiye’nin itibarı da, saygınlığı da, ekonomisi de, eğitimi-öğretimi de, silahlı kuvvetleri de, milli geliri de, milli gelirin paylaşımı da senin döneminden çok daha iyiydi; özellikle kadınlar çok daha mutlu, daha çok neşeliydi!

Büyük şair Orhan Veli Kanık “Bir elinde cımbız, bir elinde ayna, umurunda mı dünya!” demiş haspaya… Dünya haspanın umurunda bile değil, ama o dünya senin karşında: Elindeki kitaba inanan Fas, Cezayir, Tunus, Libya, Mısır, Suriye, Lübnan, Irak, Afganistan, Pakistan ve İran karşında; Avrupa Birliği ülkeleri karşında, ABD karşında, Rusya karşında… Güney Amerika karşında…

Öteki eline bir ayna al, yüzüne bak, belki senden yana olur!…

Özdemir İnce

7 Mayıs 2015