EN KALİTELİ OKULLAR

YÖK ve ÖSYM üzerine yazılarımın yolu, YÖK’ün Cumhurbaşkanlığı makamına sunduğu Türkiye’nin Yükseköğrenim Stratejisi (Taslak Rapor) ile kesişti. Taslak Rapor konusunda an kısa zamanda elbette görüşlerimi yazacağım.
***
29 haziran tarihli Bugün gazetesinde “Bu okuldan mezun olan işsiz kalmıyor” başlıklı ilginç ve yararlı bir haber okudum.
Milli Eğitim Bakanlığı’nın düzenlediği “En Kaliteli Okullar” yarışmasında birinci olan Bursa Tophane Anadolu Teknik Lisesi’ni bitirenler iş bulma sıkıntısı çekmiyorlarmış.
Toplam 238 öğretmeni ve 5 bin 150 öğrencisi bulunan okulun müdürü şöyle konuşmuş:
“Okulumuzdan mezun olanların iş bulma konusunda problemleri olmuyor. Tophane’nin kurumsal kültürü ve yetiştirdiği öğrencilerin kalitesi için işletmeler bizim öğrencilerimizi tercih ediyor. 138 yıllık tarihi süreçte Bursa sanayisini kuran okulumuzdan mezun olanların bir kısmı çok önemli işletme ve fabrikaların sahipleri konumundadır. Aynı zamanda çok önemli işletmelerde önemli mevkilerde çalışan mezunlarımız vardır.”
***
İşin özü ve lafın kısası: 138 yaşında olan bu okul sanayinin istediği kalitede öğrenci yetiştirip mezun ediyormuş. Mezunların patron ve genel müdür olmaları o kadar önemli değil, ama elbette olacaklar.
Okul müdürü, okullarında bir ArGe Bölümü ile Bursa Ticaret ve Sanayi odası tarafından yaptırılan bir kaynak laboratuarı bulunduğunu da söylüyor. Bu da okul ve sanayi işbirliğinin en iyi örneklerinden biri.
Galiba Ankara Sanayi Odası Başkanı Zafer Çağlayan, kaynak yapmasını bilmeyen meslek lisesi mezunlarından şikayet ediyordu. Artık gözü aydın, karşısında örnek bir okul var işte! Sanayicilerimizin meslek eğitim ve öğretimine önem verdiklerini, ufuklarını geniş tuttuklarını biliyorum.
***
Şimdi doğru oturup doğru konuşalım : Sanayimizin gereksinim duyduğu kalitede eleman yetiştirmeleri için meslek okul ve meslek yüksek okullarının dünyadaki örneklerine uygun olarak yeniden düzenlenmesi gerekiyor.
Bu düzenlenmenin gerçekleşmesine Sanayi Odaları öncülük etmeli. Yapılması gereken ilk iş meslek okulları ile İmam-Hatip okullarının ortaklığına son verip yollarını ayırmak. Ancak bu yol ayrımından sonra meslek okulları gerçekçi ve rasyonel olarak yeniden düzenlenebilir.
Sanayiciler topluma şunu iyice anlatmalıdır: Meslek liselerinin amacı sanayiye eleman ve mesleki yükseköğrenime öğrenci hazırlamaktır. Bu okulların hukuk, ekonomi, siyasal bilgiler, ilahiyat fakültelerine öğrenci hazırlamak gibi bir görevi ve amacı yoktur.
***
2005-2006 Eğitim-Öğrenim yılında Anadolu Meslek Liselerinde 15 bin 646 öğrenci, Anadolu Öğretmen Liselerinde 40 bin 874 öğrenci, Anadolu İmam-Hatip Liselerinde 29 bin.527 öğrenci öğrenim görüyordu. Çağdaş Türkiye’nin en azından 500 bin Anadolu Meslek Lisesi öğrencisine gereksinimi var. Hedef bu ! Düzenleme bu hedefe göre yapılmalı. Türkiye’nin geleceği İmam-Hatiplere kurban edilmemeli.