ENFIN UN FRANÇAIS !

“Nihayet bir Fransız!” dedirtecek yazı 18 Mayıs 2006 tarihli Le Figaro gazetesinde Alexandre Adler imzasıyla yayınlandı. Alexandre Adler, İslamcılık, Ermeni ve Kürt fesadı konularında Osmanlı’ya ve Türkiye’ye karşı adil olma özeni gösteren bir Fransız tarihçi. Daha önce Alexandre Adler konusunda yazdığım yazının da adı “Nihayet Bir Fransız” idi (2.11.2005).
Yazdığı tarafsız yazılar yüzünden militan Ermenilerin saldırısına uğrayan Alexandre Adler, Ermeni Soykırımını iddialarını kabul etmeyenleri cezalandıracak olan yasanın Fransız parlamentosunda görüşüleceği gün bir adım daha atıyor ve Fransa’nın bu trajedideki sorumluluğunu ilk kez dillendiriyor:
***
“Sosyalist grubunun önerisi üzerine, Fransız Parlamentosu şu anda Ermeni Soykırımı sorununu görüşmekte.
Şurası kesin ki herhangi bir pişmanlık söz konusu olmayacak, çünkü, 1915 yılında, Türkiye Ermenilerinin kıyıma uğradıkları korkunç kıyımın olduğu tarihte Fransa Osmanlı İmparatorluğu ile savaş halindeydi. Aynı Fransa, Suriye’de Fransız mandasının kurulması üzerine soykırımdan kurtulanların güneye yerleşmesine ve hatta Fransız üniforması altında Mustafa Kemal’in yeni cumhuriyetine karşı savaşmalarına yardımcı oldu.” (Le Figaro, “Glasnost turque sur la question armenienne”, 18.05.06)

Ermenilere Fransız üniforması giydirilmesi gerçeğini bir Fransızın kaleminden ilk kez okuyorum. Aslına bakarsanız, bu özellikle gizlenen gerçeği, 19 Mayıs günü Luxembourg’da, “Avrupa Şiir Akademisi”nin bahar toplantısının akşam yemeğinde üye arkadaşlarla konuştum. Bu konuyu Fransız, Belçikalı ve Luxembourg’lu üyeler bile bilmiyordu.
Her zaman yaptığım gibi “Fransa’da neden bu kadar Ermeni var ?” diye sorduktan sonra, Fransa’nın Antep, Çukurova ve Hatay’ı işgal etmesini anlattım.
Bilmiyorlardı!
***
Öyleyse yapılması gereken ne ?
Yasa tasarısının Fransız Parlamentosunda oylanmaması sorunun tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmez. Tıpkı ABD Temsilciler Meclisi ve Senatosunda olduğu gibi gene karşımıza çıkacak.
Amerikalılara, Amerikan Protestan kilisesinin Ermeni fesadında oynadığı rolü anlatmak çok güç ve olanaksız gibi. Ama Fransa’nın 1919 Paris Konferansı ve Sevr’den sonra Osmanlı topraklarında oynadığı rolü ve Fransız işgali ile Fransız üniformalı Ermeni lejyonlarını anlatmak epeyce mümkün.
Bu nedenle Dışışleri Bakanlığı ve Türk Tarih Kurumu’nun işbirliği ile bu konuda bir kitapçılık (Türkçe, Fransızca, İngilizce, Ermenice) hazırlanmalı. Bu kitapçıkta Fransız arşivlerinden kanıtlar gösterilmeli ve kitapçık bütün üniversitelere, parlamenterlere, siyasi partilere, yerel basın da aralarında olmak üzere bütün Fransız medyasına dağıtılmalı. Bu yapılmaz ise gene ticari tehditler savunmak zorunda kalırız.
***
Yarından itibaren (itibariyle değil) turistik olmayan Brüksel ve Luxembourg izlenimlerimi aktaracağım.