“ERMENİ SOYKIRIMINI KÖTÜYE KULLANMAK”

Bugün Lüksemburg ve Brüksel’e gidiyorum. Bakıma verdiğim bilgisayarımı yanımda götüremeyeceğim. Bu nedenle Paris’te yarın yapılacak Ermeni soykırımı yasa oylaması üzerine güncel yazı yazamayacağım. Böylesi daha iyi, çünkü bütün yazarlar 19 mayıstan itibaren oylamanın sonucunu irdeleyen yazılar yazacaklar. Her zaman olduğu gibi benim acelem yok. Bu konuda dönüşte yazarım.
Türkiye’de bulunmadığım birkaç gün içinde önceden hazırladığım yazılar yayınlanacak.
***
Yazımın başlığı Fransız Eski Milli Eğitim Bakanı, Filozof Luc Ferry’nin 12 Mayıs tarihli Le Monde gazetesinde yayınlanan yazısının adı.
Luc Ferry, Fransız sosyalist parlamenterlerin 1915 kıyasını (crime) açıkca reddetmeyi cezalandırmayı amaçlayan yasa önerisinin Türk ve Ermeni taraflar arasında başlayan barışma denemelerini köstekleyeceği kanısında. Türk ve Ermeni tarafların bu konudaki düşüncelerini özetleyen Luc Ferry, Fransa’nın bu girişimini filin porselen mağazasına girmesine benzetiyor.
***
Sonra şöyle devam ediyor: “13 Nisan 2005 tarihinde Türkiye Başbakanı Tayyip Erdoğan, Ermeni Cumhurbaşkanı Robert Koçaryan’a bir mektup yazarak, gerçeği bulmak ve uygun sözcükleri kullanmakla görevli, Türk ve Ermeni tarihçilerden oluşan bir ortak komisyon kurulmasını önermek cesaretini gösterdi. Bay Erdoğan öneriyi sadece kendi adına değil ülkesinin belli başlı muhalefet partileri adına da yaptı. Komisyonun vereceği kararı kabul edeceğini açıkladı. Metin Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından da resmi bir bildiriyle onaylandı. Bu mükemmel girişimi desteklemek gerekiyor.”
***
Başbakan Erdoğan’ın girişimi, Luc Ferry’nin de dediği gibi gerçekten de dev bir adımdı. Ama Ermeni tarafı olumlu bir yanıt vermedi.
Peki, parlamentosundan ceza yasası çıkarmayı akıl eden Fransa, R.T.Erdoğan’ın önerisine sahip çıkarak neden arabuluculuk yapmak istemiyor?
Sadece bu değil, Fransa ve Avrupa Birliği, Ermenistan’a Türkiye sınırını kabul etmemesinin nedenini niçin sormuyor ve bu konuda bu ülkeye neden baskı yapmıyor?
Karabağ sorununu neden görmezlikten geliyorlar ?
Luc Ferry gibi bir filozofun bu soruları sormasını da beklerdim.
***
Fransa sanki Antep ve Kilikyayı işgal etmemiş, kurduğu özel Ermeni lejyonuna Fransız üniforması giydirmemiş, Ermenilerin eline Fransız silahı vermemiş. Bu konuda herhangi bir Fransızın ağzında tek cümle duymadım ve okumadım.
Fransızların böyle davranmasını kınayarak anlamak mümkün.
Ama La Liberation gazetesinde Fransız kamuoyuna açık mektup yayınlayan seçkin Türklerin bu tarihsel gerçekleri atlayarak, çıkacak yasanın Türk-Ermeni görüşmelerini tıkayıp, düşünceyi ifade özgürlüğünü sakatlayacağını ileri sürmeleri şaşırtıcı değil mi?
Yazdıkları açık mektupta bu gerçeğe yer verip Fransız kamuoyunun gerçeği öğrenmelerini sağlayamazlar mıydı?
***
Tarihsel gerçekleri atlayarak açık mektup yayınlamak egoları şişirmekten başka neye yarar?