EZBERE ŞİİR

“Başörtüsü gündemi, pek çok köşe yazarının olduğu gibi Mallarme Akademisi üyesi, Adonis’in dostu, kendisi olmasa Türk edebiyatında büyük bir boşluk doğacağını söyleyen ama hiçbir nitelikli şiir okurunun ezbere bir şiirini bildiğine rastlamadığım büyük Türk şairi Özdemir İnce’nin de dengesini bozmuş. İnce, Hürriyet’teki köşesindeki “okuma önerisi” bölümünde Prof.Zekeriya Beyaz’ın kitabını önerdi okuruna. Bence bu geçen ayın en eğlenceli olayıydı ! Özdemir İnce ve Zekeriya Beyaz… Nicedir iki ismin yan yana bu kadar güzel durduğunu görmemiştim !” (M.İlhan Atılgan, Kitap Zamanı, 3 Mart 2008)
***
Fethullahçı fırka talebanından bir adam da Zaman gazetesinin kitap ekinde, “Beşinci sınıf şair Özdemir İnce”cilerin yaptığını tekrarlıyor: İdeolojik ve İslami bağlamlarda kuyruğu sıkışınca, Kuran çeviri ve yorumlarında yapılan sahtekarlıkları savunmak zorunda kalınca “Şair Özdemir İnce”ye saldırıyor. Hey gidi sefil çaresizlik !
Bu türden zevzekliklerle uğraşacak zamanım yok. Ama kamu yararına çürütmem gereken bir iddia var : Şiir ezberlemenin bir tür poetik değerlendirme ölçüsü olduğu iddiası.
Ben kendi şiirlerim de dahil olmak üzere bir tek şiiri bile ezbere bilmem. Bu durumda, eğer ben örnek alınacak olursam, ne ben varım, ne Türk şiiri var, ne de dünya şiiri!
Hukuk Fakültesi’ni Medeni Hukuk kitabını ezberleyemediğim için bırakmak zorunda kaldım. Mantık ilişkisi barındırdığı için Roma Hukuku’nda sorunum yoktu. Paris’te Sorbonne Fonetik Enstitüsü’nde okurken yıl sonu sınavı için ezberlemem gereken Guillaume Apollinaire’in “Mirabaux Köprüsü”nü altı ayda güç-bela ezberlemiş, sınavda Madame Cheval’in yardımıyla idare etmiş ve ertesi gün şiiri tamamen unutmuştum. (Bu ezberleme özrümü bir gün tadını çıkarta çıkarta anlatırım). Ezberleme bir ölçü ise papağanların en büyük şiir sever ve eleştirmen olmaları gerekir(di) !
Jean-Paul Sartre ile Fethullah Gülen’i özdeşleştiren bir gazetede her şey mümkündür !
***
Birkaç yıl önce, ses kayıt tekniğinin her gün geliştiği günümüzde “Hafızlık” işinin artık gereksiz bir meslek olduğunu yazmıştım da İslamcı fırkalar çıldırıp zincirlerini kopartmışlardı. Kitap var artık, ses kayıt cihazları var ! İslam ve bu İslamcı zevat hafızları ve ezbercileri sever zaten ! Ben ise ezbercileri, gelenekçileri sevmem !
Dünyanın bütün dillerinde vezin ve kafiyenin geçmişi insanlık tarihi kadar eskidir. İnsanlar sözlü uygarlıklarını vezin ve kafiye sayesinde korumuş ve “hıfz” etmişlerdir.
Dünya şiirinde 1850’lerden itibaren vezin ve kafiye şiirin temel oluşturucuları olmak özelliklerini kaybetmişler, o tarihten sonra “Serbest şiir” dönemi başlamış ve hala devam etmektedir. İş Bankası Kültür Yayınları tarafından yayınlanan ve üniversitelerin doktora programlarında kullanılan “Şiir ve Gerçeklik, Tabula Rasa, Yazınsal Söylem Üzerine, Şiirde Devrim” adlı kitaplarımda bunları anlatırım zaten.
***
Gülyağı, hacı yağı kokulu binlerce ezberci yerine limon kolonyası kokan bir tek gerçek okur (şiirlerimi kitaptan okuyan bir okur) yeter bana. O kadar kötümser olmanın gereği yok, o da vardır zaar (zâhir) !