FALİH RIFKI ATAY YA DA TANIK VİCDANI

Altemur Kılıç’ın “Atatürk’ün Sırdaşı Kılıç Ali’nin Anıları”na (Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları) yazdığı önsöz şu cümle ile biter : “Atatürk’ün son yıllarında, gazeteler, daima yanında bulunan kişilerden söz ederken zevat-ı mutade tanımlamasını yaparlardı. Babam Kılıç Ali, en çok bu unvanı ile iftihar etmişti.”
***
Kılıç Ali’nin “zevat-ı mutade” (mutat zevat, bildik kimseler) tanımlamasıyla istediği kadar iftihar etsin, bu sıfat o dönem küçümseme olarak kullanılmaktaydı. “Mutat zevat” her zaman yanında, çevresinde, sofrasında, yolculuklarında yanında olan insanlardı. Bunlar, Selanik’ten, askerlikten, savaşlardan, önem verdiği yazar ve bilginlerden oluşmaktaydı. Ve bu çevre kıskanılmaktaydı, nefret edilmekteydi. Mustafa Kemal Paşa’ya, Mustafa Kemal Atatürk’e, Atatürk’e açıktan saldırmaya cesaret edemeyenler bu insanları küçük düşürmek, paralamak için kendi aralarında yarış halinde idi.
Mustafa Kemal’den öylesine nefret ediliyordu ki, ilk Meclis’te “İkinci Grup” adı verilen muhalefet onu bir kenara itmek için özel bir yasa bile önermişti. Bu yasaya göre milletvekili seçilebilmek için ilk koşul 1922 Türkiyesi’nin sınırları içinde doğmuş olmaktı. Oysa Mustafa Kemal Paşa, Selanik’te doğmuştu.
Böylesine aşağılık bir muhalefet tarzı mümkün müydü ? Mümkündü işte !
***
Bugün sözünü etmek istediğim Falih Rıfkı Atay da bu ünlü zevat-ı mutade arasında yer almaktaydı. Atatürk ve Cumhuriyet düşmanlarının düşmanlığı Falih Rıfkı Atay’ı da haksız yere sevimsizleştirmiştir.
Günümüzde Cumhurbaşkanı’nın, Başbakan’ın, bakanların dıdısının dıdısı olanlar bile birkaç yıl içinde YTL milyoneri olurken, (daha öncesi de var ama isterseniz 1914’ü başlangıç olarak seçelim), 1914’ten 1938 yılına kadar Atatürk’ün yanında bulunanlar arasında milyoner olmuş kimseyi bulamazsınız. Atatürk’ün yanında bulunanlar zaten 11 Kasım 1938 günü gözden düşüp “piyasa”dan çekildiler, çekilmek zorunda kaldılar. Artık sıra Atatürk’ün yanından uzaklaştırdıklarına, kendi istekleriyle onun yanından uzaklaşanlara gelmişti.
Falih Rıfkı Atay bir yazardı(r), bir yazarı kimse tarihten kazıyamaz. Falih Rıfkı Bey, Cumhuriyet döneminin, Mustafa Kemal ve Atatürk dönemlerinin en yakın, en bilinçli tanıklarından biridir. Kaleme aldığı 29 kitabın önemli bir bölümü bu döneme ait.
Pozitif Yayınevi, Falih Rıfkı Atay’ın bu dönemle ilgili kitaplarını yayınlamaya başladı. “İnsan Atatürk”ü gerçekten tanımak istiyorsanız bu kitapları salık veririm : Çankaya, Babanız Atatürk, Mustafa Kemal’in Mütareke Defteri, Atatürk’ün Bana Anlattıkları : Mustafa Kemal’in Ağzından Vahideddin ve Birinci Dünya Savşı’nda Suriye-Filistin Cephesi anı ve gözlemlerinin yer aldığı Ateş ve Güneş ve Zeytindağı…
***
Falih Rıfkı Atay en azından 20 yıl onun yanında bulunmuş ve Onuncu Yıldönümü Söylevi’ni yazıp söylemesine neden olmuş biridir. (Çankaya, s.559)
“Atatürk, dedim, Cumhurreisi olmazdan önce halkla temas ediyordunuz!”
Falih Rıfkı Atay’ın bu cümlesinin Atatürk’ün söylev muhasebesini yapmasına yol açtığını bilmiyordum.