GELECEĞİ ETKİLEYECEK BİR SİYASİ LİDER Mİ ?

Sefa Kaplan’ın Doğan Kitap tarafından yayınlanan kitabının adı “RECEP TAYYİP ERDOĞAN, Geleceği etkileyecek siyasi liderler…” Demek ki geleceği etkileyecek siyasi liderlerden biri, hatta birincisi Recep Tayip Erdoğan imiş… Öteki liderler kimler acaba ?
Ötekilerin kimler olduğu şimdilik önemli değil ! Kitap bu seçkin siyasal liderin neden Cumhurbaşkanı olması gerektiğini kanıtlamak için kaleme alınmış, ama 142 sayfalık kitabı bitirdiğim zaman, R.T.Erdoğan’ın neden Cumhurbaşkanı olmaması gerektiği konusunda kayıt düştüğüm sayfalar iyice çoğaldı.
***
Sefa Kaplan, kitabının “Çankaya’nın şişmanı” bölümünde, “geldikleri yerler, mensup oldukları aileler, yaşadıkları hayat tarzı, çocuklarını yetiştirme biçimleri” bakımından Turgut Özal ile R.T.Erdoğan’ı karşılaştırıyor:
“Kaldı ki, hem Özal, hem de Erdoğan, İskender Paşa cemaatinde yüz yüze gelmişlerdi tasavvuf dünyasıyla.
Özal, M. Zahid Kotku’ya yetişebildiği için şanslı sayıyordu kendini.
Erdoğan ise yetişemediği için şanssız.
Ama onun da elinden Prof. Esat Coşan tutmuştu işte.” (.S.136)
Sefa Kaplan, sanki R.T.Erdoğan’ın neden geleceğimizi olumlu yönde etkileyebilecek bir lider olmadığını, olamayacağını kanıtlamak istiyor.
Sefa Kaplan’ın Cumhuriyet ile köklü bir sorunu olan bir cemaati “Tasavvuf dünyası” olarak sunması bana hiç de iyi niyetli gelmedi.
M. Zahid Kotku’nun rahle-i tedrisinden geçmiş birinin (Turgut Özal’ın) Türkiye Cumhuriyeti’ne Cumhurbaşkanı olması kuşkusuz Cumhuriyet için bir yüz karasıdır. Ama…
***
R.T.Erdoğan’ın elinden tutan Prof. Esat Coşan, İskender Paşa cemaatinin mürşidi M.Zahid Kotku’nun mutemet adamı idi. Kotku’nun vefatı üzerine, onun irşat makamına oturmuştu. Ve galiba 28 Şubat’ta Avustralya’ya iltica etmek zorunda kalmış ve orada bir araba kazasında Hakkın Rahmeti’ne kavuşmuştu.
Müridler arasında “Görünmeyen Üniversite” olarak adlandırılan ve aslında bir medrese olan İskender Paşa dergahının her türlü etkinliği Cumhuriyet ilkelerine ve yasalarına aykırıydı, ama… Bu iki “ama” dan sonra söylemem gerekeni söylemeliyim: Cumhuriyet, kuruluş günü olan 29 Ekim 1923’ten bu yana bir İslamcı+Liberal fesat şirketinin komploları ile mücadele etmek zorunda kalmıştır. Günümüzde de şirket “İslamcı+Neo-liberal” tabelası altında devam ediyor. R.T.Erdoğan da bu fesat şirketinin CEO’larından biri tarafından yetiştirilmiştir.
Elalemin başbakanları, cumhurbaşkanları Yale, Harvard, Sorbonne, Oxford, Cambridge gibi üniversitelerden, filozof, düşünür ve kuramcıların yetiştiği Yüksek Öğretmen Okulu (Ecole Normale Superieure) gibi bilimyurtlarından (yani rejimlerinin kalesi okullardan) feyiz alıyor. Bizimkiler ise rejim düşmanı cemaat camileri, tekkeler, dergahlar gibi gizli medreselerden…
Olmamasının onlarca nedeni var ama sadece bu İskender Paşa Medresesi yüzünden Cumhurbaşkanı olamaz R.T.Erdoğan !…