GENÇ MUSTAFA KEMAL

Kaynak Yayınları’nın yayınladığı “Atatürk’ün Bütün Eserleri” yirminci cilde kadar geldi. Ciltler tamamlandığı zaman ortaya görkemli bir “yapıt” çıkacak.
Bugün, genç Mustafa Kemal’in ruh ve düşünce dünyasını biraz tanıyabilmek için “Atatürk’ün Bütün Eserleri”nden alıntılar yapacağım:
***
“Akla uygunluğun başlangıçta gözle görülene üstün olması, bununla beraber akla uygunluğu gözle görülenle terbiye esası.
Evvela Socialiste olmalı, maddeyi anlamalı. (12 Ocak 1904)
(Cilt 1. Sayfa: 15)
Mustafa Kemal 23 yaşında 2.numaralı not defterine bunları yazmış, 1903-1904 yıllarında.
***
“Bugün bütçemin hesabına baktım. Masrafları gelirin pek ziyade üstünde buldum. Şimdiye kadar para çantama girip çıkan parayı hesap etmek aklıma gelmemişti. Fakat bu hesapsızlığın vahim neticesi olmak üzere pek büyük ıstıraplar altında manen, maddeden ezildim. Şimdi sarf olunan paranın harcama süresini ve yerini gösteren defterime baktığım zaman hareketimdeki düzensizlik gözüme çarpıyor. Her zaman bu defterin gözden geçirilmesiyle hissedilen pişmanlıklar, ihtimal hareket tarzını düzeltmeye yardım eder. Fakat henüz bunun tesirini idrak etmiyorum. Sebebi, masrafların fazlalığından ziyade gelirin azlığıdır.” (21 Mart 1904)
(Cilt 1. Sayfa: 21)
***
“Napolyon, yıldırımlardan oluşan bir rahimden dünya sahasına düşmüş bir dahidir. Hayatı top tüfek sesleriyle yankılanan bir sima… Kanlı derelerde cereyan sahnesi olmuş bir zemin, talih bulutlarına bürünmüş ufuklar arasında bir gemiydi. Lakin heyhat ! Dünyada en az devam eden, saadettir. Bu parlak cihanın parlak güneşi olan o koca kumandanın, çevresindeki denizin kara dalgalarının müthiş darbeleri altında inleyen bir kara parçasında nefesini tükettiğini görmek ne matemi bir haldir.” (21 Mart 1904)
(Cilt 1. Sayfa: 22)
***
“Fakat zannediyorum, artık bugün kadınları büyük babalarımızın müthiş bakışları altında sinmiş olduğu gibi bulunduramayacağız.
Kısacası, netice: Bu kadın meselesinde cesur olalım. Vesveseyi bırakalım… Açılsınlar, onların dimağlarını ciddi bilim ve fenle süsleyelim. İffeti, fenni sağlıklı olarak açıklayalım. Şeref ve haysiyet sahibi olmalarına birinci derecede önem verelim. Sonra şahsi ilişkilere gelince, tabiat ve ahlakımıza uygun karı arayalım ve onunla evlenme şartlarımızı açık ve kesin kararlaştıralım. Ona, uymakta kusur edince, onun gereğini yapalım. Kadın da böyle hareket etsin…!” (6 Temmuz 1918)
(Cilt 2. Sayfa: 190)
***
Genç Mustafa Kemal, bir yandan insanın ve toplumların kaderleriyle ilgili kitaplar okurken bir yandan da denizaltının donanmadaki geleceği üzerine düşünüyor. Derken, kadınlarımızın geleceği donanmamızın geleceğine ekleniyor. Tam anlamıyla bir yüksek fırın yaşamı….