GENEL AF OLMADAN

Türkiye Türkiye olalı böyle bir demagojiye (mugalataya) tanık olmadı! “Başbakan, Konya mitingine giderken ANA uçağında Hürriyet’in sorularını yanıtladı, Kılıçdaroğlu’nun genel af önerisine sert çıktı: Sadece biz değil, Türkiye ayağa kalkar.” (Hürriyet, 29.08.10)
Başbakan Konya’dan CHP lideri Kılıçdaroğlu’na sesleniyor:
“Parlamentonun yüzde 65’ine sahip olan Ak Parti sana buradan bir gıdım su içirmez su. Neyi çıkarıyorsun sen? Neyin genel affını çıkarıyorsun?” (Vatan, 29.08.10)
***
Kılıçdaroğlu, parlamentonun yüzde 65’i AKP tarafından işgal edilmişken genel af çıkartacağını söylemedi. Önümüzdeki seçimi kazandıktan sonra böyle bir işe girişeceğini ileri sürdü. Ardından, “Toplumsal barış, uzlaşma sağlandığında bir genel af tartışılabilir. Öcalan’a af gibi bir düşüncemiz söz konusu olmadı” açıklamasını da yaptı. (Hürriyet, 29.08.10)
Kılıçdaroğlu genel affın bazı temel koşulları olduğunu söylüyor. Başbakan, “Terörist başını affetme yetkisini sen kimden aldın?” diye kükrüyor. Bir muhalefet partisi genel af çıkartabilir mi? Çıkartamaz! Çıkartacağı zaman zaten affetme yetkisini ünlü milli iradeden almış demektir. “Beni iktidara getirirseniz, koşullu genel af çıkartırım!” diyor.
***
AKP durup dururken Kürt açılımını neden ortaya attı? BDP Eşbaşkanı Selahattin Baydemir “Özerklik talebimizi kabul edeceksiniz!” diyor. (Vatan, 20.08.10)
Özerklik talebi kabul edilmeden, genel af çıkmadan açılım mı olur? Başbakan, açılım festivalini açarken bu taleplerin gelmeyeceğini mi sanıyordu?
BDP’nin öteki Eşbaşkanı Gültan Kışınak konuşuyor:
“Kılıçdaroğlu genel aftan bahsetti diye, bölge insanının politik tutumundan vazgeçip ‘hayır’ cephesine geçeceğini düşünmek saflık olur. Eğer genel Kürt sorununun barışçıl demokratik çözümü konsepti içinde bir yere oturuyorsa, bir anlamı vardır. Ama genel konsepti bir yana bırakıp, ‘bunlar silah bıraksın, karşılığında biz onları affedelim’ yaklaşımıyla bunu dile getiriyorsa, bunun karşılığı olmadığını herkes biliyor. Bir bütün olarak barışçıl çözüm konsepti oluşturulur ve o temelde çözüm aranırsa, genel af çözüm için önemli ayaklardan biri olur ve tabii ki, dağdakilerin düz ovada siyaset yapmasının yolunu açan, toplumsal hayata katılmasını sağlayan yasal düzenlemeye ihtiyaç olacaktır. Ama şu anki söylem, bu ihtiyacı tam karşılamıyor.” (Cumhuriyet, 29.08.10)
***
BDP’nin Eşbaşkanları açılımıN gazozuna olamayacağını söylüyor. Acaba açılımın nasıl bir şey olduğunu sanıyordu Başbakan? Ha, Eşbaşkan Gültan Kışınak, hükümetin Öcalan’la görüşmenin siyasi sorumluluğunu da yüklenmesini istiyor (Cumhuriyet, 20.08.10)
Ama bakarsınız, Başbakan, siyasi sorumluluğun hükümete değil devlete ait olduğunu da söyleyebilir. Devlet başkanı olan Cumhurbaşkanı bu açıklamaya acaba ne der, ne diyor?
Demek ki Başbakan’ın mucizeli “EVET!”i ne hamamı ne de tası değiştirebilecek.