“GİZLİ ANAYASA”YA GÖRE

20 Mart tarihli Hürriyet gazetesinde, “Gizli Anayasa” adı verilen Milli Güvenlik Siyaset Belgesi’nin Bakanlar Kurulu tarafından imzalanarak yürürlüğe girdiği yazıyordu.
24 Ekim 2005 tarihinde yapılan Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısında yenilenmiş son hali uygun bulunan ve kamuoyunda “Gizli Kırmızı Anayasa” olarak bilinen belge böylece yürürlüğe girmiş oldu. Belgenin birkaç maddesini aktarıyorum:
***
1.Türkiye’nin iç güvenliğini tehdit eden temel unsurlar irtica, bölücülük ve aşırı sol akımlardır. Türkiye bunlarla mücadele ederken evrensel değerlerden vazgeçmeyecektir.
2.İrticai faaliyetler içerde ve dışarıda devam etmektedir. İrtica ile mücadele ederken dini duyguları incitmemeye özen gösterilecek, ancak toplumun dini duygularını kullanmak isteyenlere de izin verilmeyecektir.
3.T.C. Anayasası’nda dikkat çekilen İnkilap (Devrim) Kanunları ödün vermeden uyguyanacak. Din eğitimini devletin üstlenmesi devam edecek.
4.Türkiye’nin üniter yapısı, demokratik, laik, hukuk devleti ilkeleri korunacak ve geliştirilecektir. Bunun için temel yol Atatürk milliyetçiliğidir.
5.Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşu etnik temele dayanmaz. Kuruluş esası, tek devlet, tek ulus, tek bayrak ve tek dildir. Atatürk’ün “Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türkiye halkına Türk milleti” denir. Türkiye Cumhuriyeti ile vatandaşlık bağı bulunan herkes Türktür.
***
Yukardaki maddelerin bir bölümü TC Anayasası’ndan aynen aktarılmış, bir bölümü de Anayasa’ya uygun yorumlardır.
Türkiye’nin iç siyasetini ilgilendiren bu maddeler iki kesimi epeyce sıkıştırıyor:
1.AKP hükumetini,
2.PKK ve Kürt fesatçıları (2006 yılında tanık olduğumuz gösteriler ve Nevruz saçmalıkları “Kürt Fesadı” deyimini kullanmamıza artık izin veriyor).
***
AKP hükumetinin 1. ve 2. maddelerde kaytarma olanağı bulsa bile 3.maddeden kaçma olanağı yoktur. Anayasa’nın 174.maddesinde sayılan devrim yasaları arasında Tevhidi Tedrisat Kanunu (Öğrenim Birliği Yasası), Türk Harflerinin Kabul ve Tatbiki hakkındaki kanun da yer almaktadır.
AKP hükumeti “Anayasa’yı ben yapmadım!” diye kaytarsa bile, Millli Güvenlik Siyaset Belgesi’nin altında imzası var. Bu nedenle, 3 mart 1340 tarihli ve 430 sayılı Tevhidi Tedrisat Kanunu’nu özgün içeriğiyle uygulamak, İmam Hatip Okulları’nı sadece din adamı yetiştiren okullar haline getirmek ve öteki meslekleri imam ve hatiplerin işgaline açmak saplantısından vazgeçmek zorundadır.
***
Belgeden aktardığım metnin 4 ve 5. maddesi PKK ve Kürt fesatçılarını ilgilendirdiği gibi demokrasi, insan hakları, düşünceyi açıklama özgürlüğü keşişleri ile AB havarilerini de ilgilendirmektedir. Yani Kürt bağımsızlığını bir yara bırakalım, federasyon, özerk bölgeler ve kantonlar gibi safsatalar huzur bozmaktan başka bir işe yaramaz.
Buna “Anadilde öğrenim ve öğretim hayalleri” de dahildir!