GÖZ ÇIKARMA SANATI

Hürriyet gazetesinin “Aile İçi Şiddete Son Kampanyası”, 30 kasım Perşembe günü Almanya’nın başkenti Berlin’de, Eyalet Parlamentosu’nda açıldı. Berlin Eyaleti’nin Uyum ve Göçten Sorumlu Devlet Bakanı Prof. Maria Böhmer’in himayesine aldığı kampanya toplantına Berlin Eyalet Parlamentosu Başkanı Walter Momper, Hürriyet Gazetesi İcra Kurulu Başkanı Vuslat Doğan Sabancı, Türkiye’nin Berlin Başkonsolosu Ahmet Nazif Alpman, Almanya’da aile içi şiddete karşı çalışan emniyet mensupları katıldı. Sinema oyuncusu Sibel Kekilli ve Almanca arabesk şarkılarıyla tanınan Muhabbet de Hürriyet’in kampanyasında gönüllü olarak yer aldılar.
***
Devlet Bakanı Prof.Maria Böhmer yaptığı konuşmada Almanya’da her dört kadından birinin eşinin şiddetine maruz kaldığının saptandığını, Almanya’da yaşayan Türkler arasında iki kadından birinin şiddet hedefi olduğunu söyledi.
Sinema oyuncusu Sibel Kekilli’nin yaptığı konuşma son derece gerçekçi ve içtendi, bu nedenle de etkileyiciydi. “Şiddet”in biçimlerini ve kapsamlarını çok iyi saptayan bir konuşmaydı.
“O kadar ileri gidiyorlar ki, ‘döverek bir kadının haysiyetini kıramazsınız çünkü kadınlar haysiyetsiz doğuyor’ deniliyor. Fakat nerede yazılı ?”
“Bir çok Müslüman kendi dininin kuralları hakkında fazla bir şey bilmiyor ama kadınlara karşı hakimiyet konusunda bilgileri pek kuvvetli.”
“Ben de Türk ve Müslüman bir kültürden geldiğim için, bedensel ve ruhsal şiddetin Müslüman ailelerde normal karşılandığına sık sık şahit oldum. Kuşkusuz, şiddet sadece Müslüman aileler için söz konusu değil. Fakat şiddet İslam’da kültürün bir parçası.”
***
Sibel Kekilli’nin yukarıdaki son cümlesini yanlış yorumlayanlar çıktı. 4 Aralık tarihli Der Tagesspiegel olanlarla dalga geçerek şöyle yazıyor: “Bir izleyici, konuşma ortasında kalktı ve ‘İslam’ın şiddet ile bir alakası yoktur. Sen bizim halkımızı aşağılıyorsun’ diye hiddetlendi. Daha öncesinde ise Türk Başkonsolos Ahmet Nazif Alpman kızgın bir yüz ifadesiyle salonu terketmişti.”
***
Ancak Sibel Kekilli’yi yuhalayan kimsenin “Pornografiyle ilgili kişilerin Türk toplumuna bu tür konuşmalar yapamaz” demesi, gerçekte, reddedilen şiddetin kendisi değil mi ?
Töre cinayetleri eleştirildiği zaman “Avrupa Birliği’ne gireceğiz diye törelerimizden vazgeçemeyiz!” diyenlerin aynı kafadan insanlar olduğunu çok iyi biliyorum.
Şiddet İslam dininin baskın bir özelliği değil kuşkusuz. Ama Müslüman ülkelerde şiddet kültürün bir parçası. Sibel Kekilli bunu söylüyor. Araplardan örnek vermek gereksiz. Bu şiddetin en kanlı örnekleri toplumumuzda her gün yaşanmakta. Başkonsolos toplantı salonunu terk etmek yerine böyle bir açıklama yapabilirdi.
Hürriyet gazetesi dünya çapında bir kampanya başlattı. Kampanya, Almanya’dan bütün Avrupa’ya yayılabilir. Bu nedenle, bu ciddi girişimin ve katkıda bulunan herkesin emekleri çok doğru değerlendirilmeli. Şiddetin bir nedeni bireysel patalojide gizli ise öteki nedeni kültüreldir. Kültür de “Kızını dövmeyen dizini döver !” diyor.