GÜZEL DEMOKRASİ

Ülker “Hakikat ve Güzellik” (“Truth and Beauty” adlı bir kitap okuyor. “Hakikat” sözcüğü “Doğruluk” olarak da düşünülebilir. Kitabın yazarı S.Chandrasekhar Nobel Ödülü kazanmış bir fizikçi.
Nobel ödüllü fizikçi yazar, güzelliği “Parçaların birbiriyle ve bütünle uyumu” olarak tanımlıyormuş. Aslında bu tanımı bir başka fizikçi olan Werner Heisenberg’den (Nobel Ödülü 1932) almış. Oluşturucu parçaların birbiriyle ve bütünle uyumlu olduğu güzel formül, güzel deney, güzel kuram, güzel heykel, güzel şiir, güzel resim…
O zaman aklıma Güzel Demokrasi geldi. Gerçek demokrasinin güzel demokrasi olması…
***
Bütün oluşturucu ögelerin kendi aralarında ve bütünle uyumlu olduğu bir demokrasi gerçek (doğru) ve güzel bir demokrasi olmalı.
Güzel demokrasiyi, Avrupa Birliği desteğiyle Toplumsal Katılım ve Gelişim Vakfı tarafından yayınlanan “Hukuk Devleti” adlı küçük kitabı okuyarak tanımaya çalışacağım:
Evrensel ilkelere dayanan demokrasi’nin vazgeçilmez ögeleri var:
a) Siyasal organların, düzenli aralıklarla tekrarlanan adil seçimlerle saptanması,
b) Temel hak ve özgürlüklerin tanınması ve güvence altına alınması,
c) Birden çok sayıda siyasal partinin, eşit koşullar içinde iktidar için yarışması,
d) Muhalefete söz hakkı tanınması ve iktidar olma yollarının açık tutulması,
e) İdeolojik, siyasal, kurumsal ve ekonomik çoğulculuğun sağlanması, vb.
Liberal demokrasinin olmazsa olmaz oluşturucuları işte bunlar.
***
Ancak işin püf noktaları var: İlkin devlet ve toplumun da demokratik olması gerekiyor. Demokratik devlet için Parlamento’nun halk tarafından seçilmesi gerekli ama yeterli koşul değil. Devletin organları sadece parlamento ile sınırlı olmayıp başka organlar (yürütme ve yargı) da olduğundan, bunların belirlenme yöntemleri de demokratik usüllere dayanmalıdır.
Devletin bütün organlarının belirlenmesinin demokratik olması yetmez, işleyişlerinin de demokratik olması gerekir.
***
Ama bir başka püf nokta da var: Anayasa’nın üstünlüğünün sağlanması, Anayasa’nın bağlayıcılığı ilkesinin de yerleştirilmesi gerekiyor. Thomas Jefferson “Politikacılara fazla güvenmeyin. Onları zaptetmenin tek yolu, Anayasa’ya zincirlemektir” diyor.
Politikacıları anayasaya zincirlemek. Politikacılar ilkin şunu anlayacaklar: Toplumdaki bütün egemenlik birimlerinden üstün ve kapsayıcı olan ve yasama, yürütme ve yargı erklerini tekelinde tutan devlet, süreklilik taşıyan bir mekanizmadır.Devlet organlarını işgal eden ve geçici olan siyasal iktidarı kullanan kişi ve organlar, en başta, iç hukukta tartışmasız en üstün norm olan Anayasa’ya uymak zorundadır.
***
Türkiye Cumhuriyeti devleti kağıt üzerinde demokrasinin oluşturucu ögelerinin çoğuna sahip. Ama iktidarda bulunan AKP hükümeti başta Anayasa’nın temel ilkeleri olmak üzere demokratik cumhuriyete uyum sağlamakta güçlük çekiyor. Sorun laik/antilaik kavgası değil. Laiklik zaten demokratik devletin temel ögelerinden biri. Üçüncü kişilerin bunu anlaması gerekiyor. AKP, güzel olabilecek bir demokrasiyi çirkinleştiriyor.