HALKIN DEĞERLERİYLE BARIŞIK OLMAK

Sağdan, soldan, orta sahadan, geri dörtlüden Türk solunu eleştirirken en çok kullanılan cümle şudur : “Halkıyla ve onun değerleriyle barışık olmamak !”
Her kim ki halkıyla ve onun değerleriyle barışıktır, eriyor muradına, her kim ki barışık değildir sonu ince verem ve hüsran.
Bir de “Kendi ulusunun değerlerine tamamen yabancı olmak !” var. Yabancıysanız yandınız.
***
Haftalık dergisinde Selin Ongun Türk solu üzerine altı hafta (Sayı: 170-175, 7 Temmuz – 11 Ağustos 2006) süren bir inceleme/söyleşi dizisi yayınladı. Gazete yazarlarına, politikacılara ve akademisyenlere “Sol neden iktidar olamıyor ?”, “Solun önündeki olanaklar” gibi sorular sordu ve aldığı yanıtları yayınladı. Aldığı yanıtlar arasında yukarıdaki klişe yargılar gene yer almakta. Milliyetçi ve İslamcı sağın her seçimden sonra böbürlenip kabarırken halkı tanımak iddialarını sineye çekebiliriz ama aynı klişeleri gazeteciler ve üniversite hocalarının ağzından duymak hiç de katlanılır bir şey değil.
***
Nedir halkın değerleri ? Siyasal partiler ve siyasetçiler için önemli olan nedir, Anayasa ve yasalar mı yoksa halkın değerleri mi ? Halkın değişmez değerleri olabilir mi, olabilirse bunlar nelerdir ?
Halkın ve ulusun değerlerini ileri sürenlerin de tıpkı “Daha fazla demokrasi” isteyenler gibi bunlardan neyi kastettiklerini bilmiyoruz. İşin tuhafı iki grup da aynı kişilerden oluşmakta.
Halkın değerleri töre cinayetleri mi ? Ulusun değerleri gecekondu yapma, orman yakma özgürlüğü mü, vergi vermemek ve her türlü sigorta payını ödememek mi, kara para aklama mı yoksa petrol kaçakçılığı mı, yoksa hortumculuk mu ?
Halkın ve ulusun değerleri İmam-Hatip okulları mı, türban mı, tarikatcılık ve cemaatçılık mı ?
Dini siyasete alet etmek mi ? Selefileşen, Vahabileşen Anadolu sünniliği mi ?
Irkçılık ve şovenizme dönüşmeye başlayan milliyetçilik mi, ayrımcılık mı, her türlü azınlık düşmanlığı mı ? Nedir halkın ve ulusun değerleri ?
Yoksa Cumhuriyet ve laiklik düşmanı olmak, İslamcı olmak halkın değerleri mi oluyor ?
***
İğri oturup doğru konuşalım: Solun, halkın ve ulusun değerlerini bilmediği, bu değerlere yabancı olduğunu ileri sürmek bana biraz budalaca geliyor.
Kimdir bu solcular, köken ve sınıf olarak sağcılardan, İslamcılardan farkları ne ? Onlar da köylü ve işçi sınıfından, esnaf ve memur sınıflarından geliyorlar. Milliyetçilerin ve İslamcıların, genel olarak sağcıların aksine burjuva ve yüksek burjuva sınıflarından gelenlerin sayısı daha az solcular arasında. İnsanlar solcu olunca yoksa hafıza, gelenek ve görenek kaybına mı uğruyorlar ?
Solcuların büyük bir bölümü de sağcılar gibi Allah’a inanırlar, bir dinleri vardır, ahlak ve vicdan sahibidirler. Ancak solcuların en büyük özellikleri “Cumhuriyetçi, Demokrat, Laik, Özgürlükçü ve İnsan haklarına saygılı olma”larıdır. Bir de eşitlikçi ve sömürü karşıtıdırlar.
Bir de İslami tarikatlara, cemaatlere, irticaya ve şeriata karşıdırlar.
***
Sol, ulusun ve halkın değerlerine karşı ve yabancı olduğuna göre, halk solun karşı olduğu değerleri mi temsil ediyor ? Eğer böyle ise solun bu değerlere, halkın değerlerine saygılı olmaması daha doğru değil mi? Sol, değiştirir ! (Devam edecek)