HEY GİDİ TRT!

Hey gidi TRT, heyy ! Kimsenin çiftliği olmaması, her görevin en yetenekliler tarafından yapılması için kılı kırk yararcasına yönetmelikler hazırlamış, görev, hizmet ve görevli personel tanımları yapmıştık. Bir kameramanın, bir montaj elamanın hangi yöntemle yapımcı ya da yönetmen olacağını yönetmeliğe bağlamıştık. Meslekler arasında kendiliğinden ve atamayla ne yatay ne de dikey geçiş mümkündü, meslek değiştirmek isteyen genel ya da zaman zaman açılan kurum içi sınavlara girmek ve kurslardan geçmek zorundaydı.
1970 yılında TRT Televizyonu’nun yönetmelikleri hazırlanırken her türlü yönetim ve personel alımı konularında suistimal, yozlaşma ve kayırmalara engel olmak için elimizden geleni yapmıştık. (Bu satırların yazarı o zamanlar önce Metin Yazarı, sonra Redaksiyon Şube Müdürü ve daha sonra Program ve Yayın Planlama Müdürü idi.)
***
KESK’e bağlı Haber-Sen’in hazırladığı rapora göre, TRT’den sorumlu Devlet Bakanı Mehmet Aydın ve TRT Genel Müdürü İbrahim Şahin döneminde, çeşitli bakanlıklardan ve kamu kurumlarından 41 kişi kuruma geçiş yapmış, Bu kişilerin bazılarının daha önce çalıştıkları kurumlarda adli tıp memuru, zabıt katibi, kimya öğretmeni, arkeolog gibi yayıncılıkla uzaktan yakından ilgisi olmayan mesleklerden olması dikkati çekiyor.
Kuruluş döneminde de üniversite ve yüksek okul mezunu değişik mesleklerden insanlar TRT Televizyonu’na girmişlerdir. Ancak yazılı ve sözlü sınavlardan sonra, mesleki kurslardan geçtikten ve kurs sonunda sınavı kazandıktan sonra. Dönemin Basın-Yayın Yüksekokulları mezunları da bu iki sınavlı süreçlerden geçerlerdi.
Örneğin, günümüz Milliyet gazetesi yazarı, Siyasal Bilgiler Fakültesi mezunu Melih Aşık bu süreçlerden geçerek önce yapımcı-yönetmen, daha sonra Aktüalite Bölümü Şefi olmuştu.
Günümüzün tanınmış yönetmenlerinden Ziya Öztan’ın giriş sınavlarında “mümeyyiz” (sınav kurulu üyesi) olarak bulunmuş, daha sonra kurs hocalığını yapmıştım.
***
TRT’de birkaç türlü meslek vardır : Program (Yapımcı, yönetmen), Haber (Televizyon gazetecisi), Teknik (Kamera, montaj, stüdyo,vb.), Artistik (Dekor, kostüm, butafor,vb), İdari (Özlük işleri, insan kaynakları, muhasebe,vb.)
İdari görevlere yatay geçiş yapılması mesleki açıdan büyük sorun çıkarmaz. Program, haber, teknik ve artistik görevlere ya sınav-kurs süreciyle ya da bu alanlarda yapıtlarıyla kendini kanıtlamış olmakla girilirdi. Bu yöntemle Yeşilçam’dan kameraman alınmış, yönetmenlere anlaşmalı görevler verilmişti.
Bakanlıklardan ve kamu kuruluşlarından gelenlerin (41 kişi) atandıkları kadrolara baktım: Genel Müdür Müşavirliği ve Uzmanlık. Normal yönetim düzenlerinde, kurum içi kurmay kadrolarıdır bunlar. Bu birinci ve ikinci dereceden, ek göstergeli kadrolara yayıncılık mesleğinde yaşını başını almış, deneyimli elemanlar atanır. En azından başlangıçta böyleydi. 12 Mart döneminden başlayıp Milliyetçi Cephe (MC) hükümetlerinden geçerek bu kadrolar istenmeyen elemanların kızağa çekildiği, buzdolabına konulduğu sürgün yerleri oldu. MC’ler döneminde iki kez Genel Müdür Müşavirliği’ne sürüldüm ve 12 Eylül döneminde uzman kadrosuyla emekli edildim.
Bu 41 vatandaş hiçbir iş yapmayacaklar, oturacak masa ve sandalyeleri olmayacak, ama birinci ve ikinci dereceden ek göstergeli avanta maaşlar alacaklar. Buna partizanlık denir !