HİTLER MÜSLÜMAN DEĞİL MİYDİ ?

Eskiler anımsar : İkinci Dünya Savaşı’nda Almanya’nın Türkiye’ye saldırmamasını Hitler’in gizli Müslüman olmasına bağlardı. Hala inananlar vardır. İngiltere tahtının veliahtının da Müslüman olduğu söyleniyor. Böyle dünya liderleri yavaş yavaş Müslüman olurken, Başbakan Erdoğan tutup tersini söyledi bunun : “Diyorlar ki, ‘Anayasa’ya göre laik devlet’. Tarihte pek çok laik devlet vardı. Hitler Almanya’sı da laikti ona bakarsan, ama Hitler Almanya’sıydı. Böyle bir şey mi arıyoruz ? Haşa ! Anayasamızda en güzel tarifi yapılmış, demokratik, laik, sosyal bir hukuk devleti” dedi. (Milliyet, 28.3.2007)
***
Meğer, Başbakan Erdoğan Hitler’i değil de Hitler Almanya’sını söylemiş. O başka ! Çünkü, Başbakan R.T.Erdoğan’a göre gerçekten Müslüman olan bir kimse kesinlikle laik, laik bir kimse de Müslüman olamaz. Aynı Başbakan laikliğin yeniden tanımlanması gerektiği söylemiyor muydu ? Şimdi de kalkmış tanımın güzel olduğunu ilan ediyor. Bir öyle, bir böyle !
Ey ahali, böylesine bir radikal İslamcı düşünceler taşıyan biri laik Türkiye Cumhuriyeti’ne Cumhurbaşkanı olabilir mi ? Ayıptır ve günahtır ! Bir de kalkmış Anayasamızın ikinci maddesini tekrarlıyor bize. El insaf yani !
***
Başbakan hayatından memnun ama benim köklü şikayetlerim var. Çünkü AKP’nin hükümet ettiği yönetim ne demokratik, ne laik, ne de sosyal bir hukuk devleti. AKP kuruluşundan bu yana Cumhuriyet’in bu özellikleriyle kavgalı.
Uzun süredir kendimi bir tuzağa düşürülmüş, kapana kıstırılmış gibi hissetmeye başladım. Birinci kapan İslamcıların ve AKP’nin başımıza bilinçli olarak sardığı Laiklik tuzağı, ikincisi PKK’nın ve Kürtçülerin kurduğu Kürt Fesadı tuzağı, üçüncüsü neoliberallerin ve AKP’nin kurduğu Avrupa Birliği ile Kıbrıs tuzağı.
Bizler, bu tuzaklarla uğraşırken atı alan Üsküdar’ı geçiyor.
***
Anayasamızın ikinci maddesinde yer alan “Sosyal hukuk devleti” ilkesinden bizleri uzak tutmak için sadece hükümet değil, bütün politikacılar, iş çevreleri türlü çeşitli oyunlar çeviriyorlar.
Asgari ücreti konuşamıyoruz, aralarında beyaz yakalılar, teknotratlar ve entelektüeller olmak üzere emekçilerin sendikasızlaşmalarını konuşamıyoruz.
Köylü ve çiftçilerin “Çift Bozan”a dönüşmesini, mesleksiz ve işsizlerin “Kent Celalisi” haline gelmelerini konuşamıyoruz.
Cumhurbaşkanı seçimini ve Cumhurbaşkanı adaylarını yürek ve kafa dinginliği içinde konuşamıyoruz.
Konuşmaya kalkıştığımız zaman, Başbakan “Hitler Almanyası da laikti !” diye feryat ediyor. AKP’nin Genel Başkanı, Başbakan ve Cumhurbaşkanlığına aday olduğu söylenen bir kimse böyle bir cümle kuramaz. Evet ! Cumhuriyet de laik, Cumhuriyet’in kurucusu Atatürk de laik ! Ne olacak şimdi ?