HRANT DİNK CİNAYETİ ÜZERİNE

Taziye ziyaretine gittiği Agos gazetesinden çıkarken “Ceza Kanunu’ndaki 301 savunanlar, hala kalmasını isteyenler onun ölümünden sorumludur” (Radikal, 22.01.07) diyen Orhan Pamuk’un olgun düşünceli bir insan olamayacağına artık kesinlikle inanıyorum.
Eski ceza kanununun 141-142 maddelerinin terör ve zulmünü, 12 Mart ve 12 Eylül felaketlerini yaşayan yazarlar kuşağı, Orhan Pamuk’un durumunu kıçını görüp de yara sanan kedinin haline benzetiyor. O kuşakların yaşadığı işkence, hapis, işsizlik, yoksulluk, yoksunluk, terör, iç ve dış sürgünlerin ve Sivas’ın yanında Orhan Pamuk’un 301 macerası sayfiyede fayton gezintisine benziyor.
****
Kuşkusuz, 141-142’yi anarak kimseye “halinize şükredin” demek istemiyorum. Ama 301’in vesile edilerek insanların suçlanmasına karşıyım. 301. maddenin muhatabı ve sorumlusu hükümet ve TBMM. Ancak Orhan Pamuk ve arkadaşlarının AKP hükümetini bu konuda eleştirdiklerine hiç tanık olmadım. Olan var mı ?
Vatandaşlar için, 301’den yana olmak, karşı olmak kadar hukuki ve demokratik bir hak. Ama bay Pamuk düşünceyi açıklama özgürlüğünü sadece kendisi için istiyor. Peki, ya biri çıkar da “Asıl suçlu, elinde geçerli kanıt bulunmadan Türklerin 1 milyon 500 bin Ermeni ve 30 bin Kürt kestiğini söyleyen Orhan Pamuk’tur!” derse ? Düşünceyi açıklama özgürlüğü ayrıcalığı sadece Bay Pamuk ve arkadaşları için mi geçerli ?
***
21 Ocak 2007 günü yayınlanan “Şehit Hrant Dink’e Ağıt” başlıklı yazıma sağlı-sollu tepki geldi. ASALA’nın öldürdüğü diplomatlarımızı nasıl unuturmuşum, Hrant Dink’e nasıl şehit payesi armağan edermişim ? Peki, Hrant Dink cinayeti şehit diplomatların faturası mı ? Pes doğrusu ! Cinayetin karşılığı yasal cezadır, kan davası ve ödeşme cinayeti değil. ASALA’ya karşı dünya adil olamadıysa utanç dünyaya aittir.
Yayınladığım şiir bölümüyle, Hrant Dink’i de anonim kurbanlar evrenine aldım. Adalet ve sorumluluk duygusu bunu gerektirir. İnternet ve basın cahillerinden bıktım artık.
***
Gene aynı türden aymazlar, Ermeni soykırım iddialarını kabul etmediğim için Ermeni düşmanı olduğumu yazmış. Bre aymazlar ! Kimileri, tarihsel gerçekler, demokrasi, insan hakları, uygarlık, barış ve özgürlükler adına Ermeni soykırımını kabul etmek hakkına sahip ise, ben de aynı erdemler yüzünden kabul etmemek hakkına sahibim.
Avrupa Birliği, Kıbrıs sorunu, Ermeni Soykırımı, Kürtçü fesadı konularında kendi düşüncelerini paylaşmayanları insanlık, barış, demokrasi düşmanı, ırkçı, faşist ilan eden zavallılar, Hrant Dink cinayetinde de sabuklamayı sürdürdüler. Suçu kendileri gibi düşünmeyenlere yüklediler. Ve bunu da çok (!) demokrat oldukları için yaptılar !
Beni ürküten bir saptamamı yazmak zorundayım : Bu zevat, milliyetçi ve ulusalcı duyguların insanları suça teşvik ettiğini söyleyip yazdı. “Aynaya bakma zamanı”nın geldiğini ilan etti. Cumhuriyetçi bir yazar olarak aynam, yayınladığım 50 telif kitaptır. Türkiye’nin fetret mahşerinde Azrail yargıçlığına özenenlerin demokrasi simsarı kesilmeleri beni kahrediyor.