HUKUK VE ADALET

Sayın hukukçular, sayın milletvekilleri, değerli okurlar ! Aşağıdaki iki kanun maddesini okuyun, birincisi yürürlükteyken ikincisi çıkartılabilir mi, birincisinin amacına aykırı bir görev eklemesi ikincisine yapılabilir mi ? Lütfen cevap verin ! Ayrıca, 3 Mart 1924 tarihli olanının Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 174. maddesi tarafından korunduğunu da dikkatinize sunarım. 3 Mart 1924 tarihli yasa, anayasanın 174. maddesi sayesinde dokunulmazlık, değiştirilmezlik kazanmıştır. 14.6.1973 tarihli olanı ise 1961 anayasasına aykırıdır.
***
3 Mart 1924 tarihli ve 430 sayılı Tevhid-i Tedrisat (Öğrenimlerin Birleştirilmesi) kanunu Madde 4 : Milli Eğitim Bakanlığı, dinî bilgiler konusunda uzmanlar yetiştirmek üzere üniversitede bir İlahiyat Fakültesi kuracak ve [ayrıca] imamlık ve hatiplik gibi dinî hizmetlerin yerine getirilmesiyle görevli memurların yetişmesi için de ayrı okullar açacaktır. (Yasa, imam-hatip okullarını işaret ediyor ve görevlerini saptıyor.)
14.6.1973 tarihli ve 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu Madde 32 – İmam – hatip liseleri, imamlık, hatiplik ve Kur’an kursu öğreticiliği gibi dini hizmetlerin yerine getirilmesi ile görevli elemanları yetiştirmek üzere, Milli Eğitim Bakanlığınca açılan ortaöğretim sistemi içinde, hem mesleğe hem yüksek öğrenime hazırlayıcı programlar uygulayan öğretim kurumlarıdır.
(Yasa, “yüksek öğrenime hazırlık” eklemesi ile asıl yasanın amacını saptırıyor.)
***
Kimileri, fotoğrafımı yayımlayarak, beni “Müzmin imam-hatip düşmanı” ilan ediyor. Ben kimseye düşman değilim. Hukuksal ve toplumsal adalete bağlı bir cumhuriyetçi demokratım.
Anayasa’nın 2.maddesinde bir “Hukuk” devleti olduğu yazan bir devlette, 14.6.1973 tarihinde çıkartılan yasa, 3 Mart 1924 tarihinde çıkartılan bir devrim yasası ile çelişebilir mi ?
Benim cumhuriyetçi+demokrat+şair aklım ikincinin birince aykırı olamayacağını, ikincinin birinciyi değiştiremeyeceğini, birincisinin amacıyla çelişecek şekilde ikincisine ekleme yapılamayacağını söylüyor.
Ey anayasacılar, ey hukukçular, ey milletvekilleri, ey aklı ve vicdanı olan insanlar ! Bu alicengiz oyununa siz ne diyorsunuz ? 14.6.1973 tarihli ve 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu’nun 32.maddesinin mutlaka iptal edilmesi gerekmiyor mu ? Ey Anayasa Mahkemesi, ey Danıştay, ey Yargıtay siz ne diyorsunuz bu işe ?
***
Danıştay’ın YÖK’ün alicengiz oyununu durduran ikinci kararından sonra gazetemsi Vakit birbirinden çarpıcı iki manşet attı ki ne manşet:
“Danıştay, ‘katsayı’yı yine durdurdu. Bal gibi yargıçlar diktası !” (09.02.10)
“Yargı darbesine topyekûn öfke ! (10.02.10)
Bu manşetler “Düşünceyi Açıklama Özgürlüğü” kontenjanına arka kapıdan girer, arka kapıdan çıkar. O kadar ! Kuşkusuz bu türden hezeyanlara “düşünce” diye saygı duyması kimseden beklenemez.
Bu kaos, bu karmaşa içinde, bu utanç verici tezvirat karşısında, gerçekleri ve doğruları bilmeyen çocuklarımız son derece mutsuz. Oysa Danıştay’ın aldığı iki karar ile 18.02.2010 günü YÖK’ün itirazını red etmesi öğrencilere ve velilerine gerçeği ve doğruyu gösteriyor.