HUNLARIN ÇOCUĞU GENNADİ (HUNNADİ) AYGİ

Ben şanslı bir adamım, çağımızın büyük şairlerinden epeycesiyle arkadaş ve dost oldum: Bunlardan biri de Gennadi Aygi. Çuvaşcasıyla Hunnadi yani  Hunların Çocuğu. Gennadi, karşıma 1986 yılında Paris’te çıktı. Arkadaşım Macar şair György Somlyó’nun yönettiği çok dilli şiir dergisi ARION’un 15. sayısında (Corvina 1985).

Bir başka arkadaşım Léon Robel’in “Rusçadan Fransızcaya Çağdaş Şiir Çevirme Hakkında Bazı Gözlemler” başlıklı makalesinde. Şimdi yazıya bakıyorum da “Şiir çevirmek, kendi dilini, ülkesinin şiirini devindirmek, büyütmek girişimidir” cümlesinin altını çizmişim. Bir başka çizili yer: “Şiir çevirmeni erdemlerine sahip olmak için başkasını gövdeye indiren hayırsever bir yamyamdır. Onlara sahip olurken, onları kendi dilinin, kendi kültürünün, kendi zamanın mülkü haline getirir (onları kendininkilerin mülkü haline getirir.”)

Kendiyle yetinen eksogami (klan dışı evlilik) yapmayan edebiyat bir tür ensest yapar, genleri ve soyu bozulur. Bu nedenle her dilin şiirinin başka dillerin şiirine gereksinimi vardır. Aynı durum ülke şiiri için de geçerlidir: Başka kuşakların suyunu içmeyen, sadece kendi kuşağıyla yetinen şiir kurur.

Bir gün Yannis Ritsos’la sohbet ederken “Türk şiiriyle evliyim, ama Fransız ve Yunan şiirleri ebedî sevgilimdir” dediğim zaman,”İyi ki cariyem demedin, yoksa bozuşurduk” demiş ve gülüşmüştük. İşte bu nedenle genç Türk şairlerinin dışarıya açılmalarına katkıda bulunuyorum ve her yıl iki genç şairimizi Sète Festivali’ne (Fransa) gönderiyorum.

 GENNADİ AYGİ (KAPAK)

Gennady Aygi hem Türk kökenli bir Çuvaş hem de başka köylü olduğu için mimlemiştim. Nasıl mimlemem, Léon Robel aynı yerde “Aygi’nin şiiri üç ana kaynağı, Rus öncü sanatının estetiğini, XX.yüzyıl Fransız şiirini ve Çuvaş geleneksel kültürünü, son derece özgün bir biçimde bireştirir (sentezini yapar)” diyordu. Sanki benim şiirimi tanımlıyordu. Ve böylece Gennadi benim “gıyabi” kardeşim oldu.

 Yazdığı şiir benim anladığım öz ve biçimiyle İkinci Yeni’ye benziyordu. 1950’li yıllarda yazmaya başladığı şiirin dönemin şairlerinin  (Yevtuşenko, Voznezenski, Bela Ahmadulina, vb.) şiirleriyle herhangi bir hısımlığı yoktu, 1920’lerin deneyci ve avangard estetiğinin izlerini taşıyordu. Bizim İkinci Yenicilerin yığma ve doldurma (Edip Cansever, Turgut Uyar ve izleyicileri) dize şiir anlayışının tersine eksiltili şiir yazıyordu. Bu yakındı bana.

Henüz Rusca yazmıyordu, yazdığı zaman Çuvaş dilinin söz dizimsel yapısını Rusca şiirlerine taşıyacaktı. Bu konuda, Aygi’nin Türkçe yayınlanan SEÇİLMİŞ ŞİİRLER[i] adlı kitabının Peter France ve Ülker İnce tarafından yazılan önsözlerinde okuyabilirsiniz.

 Paris’te 1986 yılında Leon Robel ile Gennadi Aygi’yi uzun uzun konuştuk. Türkiye’ye dönünce Gennadi hakkında bir tanıtım yazısı yazdım, şiirinden birkaç örnek çevirdim.Yazıyı galiba Varlık dergisinde yayımladım. Dergiyi Leon Robel’e  gönderdim, o da , Gennadi’ye göndermiş. Bir süre sonra Leon’dan bir mektup geldi. Gennadi adresimi istiyormuş. Gel zaman git zaman derken hemşerisi Boris Ryabuhin’in çalıştığı Türk şirketi aracılığıyla bir paket kitap geldi. Boris, Gennadi’nin benimle tanışmış olmaktan duyduğu memnuniyeti yazıyordu düzgün Türkçesiyle. Gelen kitaplar Rusca, Çuvaşça ve İngilizceydi. Uzun süre Türk şirketi aracılığıyla haberleştik. Benim kitaplarımı istedi. Gönderdim. Bazan Moskova’dan telefon ederdi, Boris aracılığıyla konuşurduk.

 GENNADİ AYGİ SEÇİLMİŞ ŞİİRLER

Derken bir gün, artık Fatsa’ya yerleşmiş olan Azer Yaran İstanbul’daki evime geldi. Gennadi’yi Azer’e uzun uzun anlattım ve Rusca kitapları kendisine verdim. Bir süre sonra Azer’in Gennadi’den çevirdiği şiirler  SEN – SİMALARIYLA ÇİÇEKLERİN adıyla  İyi Şeyler Yayıncılık tarafından yayınlandı (1995).

 Şimdi yazıya ara verip Gennadi hakkında internette bulduğum Rusca ve Çuvaşca metni okuyalım.

 Gennadi Ayğí

Sovet Berlege Urıs tele 1960

Wikipedia — ирекле энциклопедия проектыннан

Бәйләргә?

Бу мәкаләгә башка Википедия мәкаләләре сылтамыйлар. Зинһар, ярдәмчене кулланып, кабул ителгән киңәшләргә күрә сылтамалар куегыз.

Ayğí Gennadi Nikolay ulı (Çuaş tele Айхи Геннадий Николаевич; 1934 21. August – 2006 21. Febräl), Çuaş şäğire häm tärcemäçese (Çuvaş şairi ve çevirmeni).

Çuaşstannıñ Batır rayonınıñ Şaymorza (Çĕнял) awılında Lisin familiäsendä tua. (Çuvaşistan’ın Batır ilinin Saymorza köyünde Lizin ailesinde doğdu).19531958. yıllarda Gorki isemendäge Mäskäw Ädäbiät İnstitutında belem ala (Gorki adındaki Moskova   Edebiyat Enstitüsü’nde bilim aldı). 19611971 Mayakovski muzeyenda eşli (Mayakovski Müzesi’nde işledi).. Berençe Çuaş telendä şiğerlär (Çuvaş dilinde şiirler)1949. yildan yaza, 1958. yılda üz kitabin çığara.(Üç kitabını çıkardı) 1960. yıldan Urıs telendä (Rus dilinde) şiğerlär yaza (şiirler yazdı).. Çuaş telenä küpläp Urıs häm Awrupa şiğriätenä tärcemä itä. 1987. yılğa qädär (yılına kadar)  Sovet Berlegendä Ayğí şiğerläre bastırılmasa da, şul uq waqıtta Ayğí şiğriäte Awrupa tellärenä tärcemä itelä häm böten dönyada dañga qazana. (Aygi şiirleri Avrupa dillerine tercüme edildi hemi de bütün dünyada ün kazandı).

Altı çizili siyah yazılı yerleri Çuvaşçadan karine ile tercüme (tärcemäçe) ettim.

Gannadi liseyi Çuvaşistan’da bitirdi. Öğretmenleriden birinin yardımıyla Moskova’daki Gorki Edebiyat Enstitüsü’ne girdi. Yazdığı şiirler ve bitirme tezi Parti’nin görüşüne uygun olmadığı için, KGB ajanı iki komsomol arkadaşının tanıklığıyla, okuldan atıldı. Leon Robel, okuldan atılmasına Pasternak’la olan yakın dostluğunun ve Nazım Hikmet’in Polonya’da yaptığı bir konuşmanın etkili olduğunu yazıyor.[ii] “[Nazım Hikmet) ], Sovyet şiirinde yeni bir şeyler olmadığını ileri süren haziruna cevaben Gennadi Aygi’nin şiirlerini okudu.”[iii]

Gennadi Aygi’ye, kendisine ve şiirine Sovyetler Birliği’nde bütün kapılar kapalıydı ama bu arada Çek ve Slovak dillerinde kitapları yayınlanmışti. Sonra Almanya’da (1971) adından 1973 yılında Polonya ve Macaristan’da kitapları ve Fransa’da Change dergisinde şiirleri yayınladı.

Aygi böylece yalnızlıktan biraz olsun kurtuluyordu

Taa  Glasnost ve Perestroyka’ya  (1988) kadar dipsiz bir sefalet yaşarken Nazım Hikmet ve Pasternak’ın  cesaretlendirmesiyle şiirlerini Rusca yazmaya başlamıştı. 1987 yılının ekim ayında Çuvaşistan’da  Mitta Ödülü’nü alması iyileşmenin ilk belirtisi idi. Ama şiirleri ancak 1988’den sonra Sovyetler Birliğinde yayınlanır oldu. Ve ondan sonrası olması gerektiği gibi oldu ve Aygi dünyaa şiirinin doruklarına çıktı. Ben de Gennadi’yi 1986 yılında kendisini “Volga’nın Mallarmé’si” olarak tanımlayan Antoine Vitez ve Léon Robel sayesinde tanıdım. Bu sırada “İnsanın olacaksa Léon Robel gibi bir çevirmeni olmalı” diye yazdığımı anımsıyorum.

1992 yılında Uluslararası Liège Şiir Ödülü’ne jüri üyesi seçilmiştim. Ödül için Fazıl Hüsnü Dağlarca’yı önerdim. 27 Haziran 1992 günü  aldığım yazıda  Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın ön elemeyi geçtiğini gördüm. 5 Eylül 1992 günü Liège’de yapılan toplantıda  Dağlarca birinci turda sadece benim oyumu aldı. Bu arada Kanadalı şair arkadaşım Pierre-Yves Sousy’nin Gennady Aygi’yi önerdiği çıktı ortaya. Ama Sousy ve benim dışımda Aygi’yi tanıyan yoktu. Bu yazıda yer alan bilgileri içeren bir konuşma yaptım ama ödülü, hasta olduğu için Liège’e gelemeyen Arjantinli iyi şair Roberto Juaroz 6 oyla aldı ve bir süre sonra da öldü.

GENNADİ 2

Gennadi Aygi ile sonunda (9-11 MAYIS 2002)  Zurich’te el sıkışıp kucaklaştık. Benden şiirlerini Ülker’in ingilizceden çevirmesini istedi. Benim Zurich’te olacağımı bildiği için yanında ingilizce kitaplarını getirmişti. Elbette bir bildiği vardı. Ülker onun hayat kavgasından ve şiirlerinden pek etkilendi. Ülker epeyce şiir çevirdi. Şimdi unuttuğum bir tarihte Rodos’a gidecek olan Sezer Duru’dan Gennadi’nin de Rodos’ta olacağını öğrenince kendisine Türkçeye çevirilen  şiirleri verdik. Gennadi şiirlerin Türkçe çıkardığı sesi pek beğenmiş  ve gözleri yaşarmış.

Ülker şiirlerin çevirisi bitirince birkaç yayınevine önerdi. Herifler sanki büyük şiir uzmanıymışlar gibi kitapla ilgilenmediler. Kitap zamanın insafına kaldı. Bu arada bir gün Gennadi’nin karısından  (Ocak 2006) ve Avrupa Yazarlar Kongresi’nden (European Writers’ Congress – EWC) mail aldım. Hastane masrafları için benden de yardım isteniyordu. Yapabileceğimi yaptım ve aşağıdaki yazıyı yazıp 3 Şubat 2006 günü  Hürriyet gazetesinde yayımladım.

GENNADİ 3

[SAYIN PUTİN !

Sayın Putin, bir maruzatım var! Konu, doğal gaz bunalımı, Mavi Akım uygulamaları değil. Bizimkiler işi yüzlerine gözlerine  bulaştırdıkları için, bu işin içinden, benim hatırım için (!) de olsa çıkmak mümkün değil.

Size başvurum bir Rus şairle ilgili: Çuvaş asıllı Gennadi Aygi (Геннадий Айги) ile ilgili. Gennadi, benim yakın arkadaşım. Rus dilinin (henüz) yaşamakta olan en büyük şairlerinden biri. Büyük Fransız tiyatro adamı ve Gennadi’nin çevirmeni Antoine Vitez’e göre “Volga’nın Mallarmési!”. Bu Bir Türk şairine “Boğazların Puşkini!” demek gibi bir şey.

Sayın Putin, Avrupa Yazarlar Kongresi’nden (European Writers’ Congress – EWC) bir e-posta iletisi aldım: Hastalanan Gennadi Aygi’nin bir Moskova kliniğinde yatmakta  olduğunu; aile sağlık sigortalarının hastane ve ilaç masraflarını karşılayamadığını; bu nedenle, hastane faturasını ödemeleri için aileye yardımcı olmamızı yazıyorlar. Kuşkusuz, mütevazı bütçemin elverdiği oranda yardımda bulunacağım.

Sayın Başkan Putin, bu haberden dolayı nasıl şaşırmış ve yıkılmış olduğunu tahmin edemezsiniz. Bizim ülkemizde Rus halkı merhametiyle, romantikliğiyle, coşkusuyla  ve delişmenliğiyle ünlüdür. Rus insanını, Puşkin, Tolstoy, Dostoyevski, Gogol, Çehov, Pasternak, Mandelştam,  Şolokov ve Bulgakov gibi büyük yazarların yapıtlarından tanıdık.

Çarlık Rusya döneminde olsun, Sovyetler Birliği döneminde olsun “Rus Devleti” tıpkı Rus halkı gibi sanatçılarına, yazarlarına sahip çıkmıştır.

Sovyetler Birliği döneminde, Yazarlar Birliği sadece Sovyet yazarlarına değil bütün dünyanın  yardım isteyen yazarlarına kucak açmış, sağlıklarını kazanmalarına yardım etmiştir.

Ülkemin birçok yazarı ve ailesi Sovyet Yazar Birliği’ni şükranla hatırlamaktadır.

Sayın Başkan, ne oldu da Rusya en büyük şairlerinden birini bir Moskova hastanesinde unuttu? Yeni düzen Rusları bu kadar mı değiştirdi?

Gennadi Aygi 1934 doğumlu. Çuvasistan’ın Chairmourzino kasabasında doğdu. Ömrü boyunca yoksulluk çekti. İşlerinin düzelmeye başlaması şunun şurasında sadece 15-16 yıl.

Sayın Putin,  Ankara ve Istanbul’daki temsilcilerinizin bu mektubumu size ulaştıracaklarını biliyorum. Onların sanat ve edebiyata duyarlı oldukları kadar,  görevlerinin sorumluluklarının bilincinde insanlar olduklarına da inanıyorum.

 

Sayın Putin, size  “Ölüm” başlıklı bir Gennadi Aygi şiiri okumak istiyorum Türkçe. Annesinin ölümü üzerine yazmış:

“Başındaki örtüsünü çıkarmadan

 annem ölüyor, 

hayatımda ilk ve son

ağlayışım bu bakarak

 

o acınası entarisine.

 

Ah, ne sessiz kar,

sanki dünkü iblisin 

kanatları düzlemiş gibi.

 

Ah, ne dolgun kar birikintileri 

sanki saklıyorlar karınlarında 

dağlarını putataparların

 

tanrılara adanmış kurbanlarının. 

 

Ama kar tanecikleri hep taşıyor taşıyor toprağa

 

tanrının hiyerogliflerini…”

 

(HÜRRİYET, 3 ŞUBAT 2006)]

***

GENNADİ 1

Bu yazı yayınlandıktan 18 gün sonra Gennadi Aygi ölümle buluştu. Günümüz Rus şairleri Gennadi Aygi’nin büyüklüğünün farkında mı? Bilemem. Ama Boris Pasternak, Nazım Hikmet yıllarca önce farkındaydılar. Birkaç kez onu Nobel Ödülü için önerenler de farkındaydı.

 

Sevgili garındaşım Gennadi Aygi çok istediği halde şiirlerinin Türkçe yayınlandığını göremedi. Ben ölmeden görebildiğim için çok mutluyum. Bana bu mutluluğu yaşatan 60 yıllık hayat yoldaşım Pomak Prensesi Ülker İnce’ye ve kitabın yayıncısı Şair ve Yazar Metin Cengiz’e çok teşekkür ederim. Her zaman sıfırdan başlayan ve çizdikleri sıfırın dışına pek çıkamayan Türk şairleri (Türkçe yazan etnik şairler de dahil) bakalım ne buyuracaklar? Ortalıkta şiir eleştirmeni olmadığı için zaten onlar hariç!

Şiirseverler için bilgi: Gennadi Aygi’nin şiirleri başta Fransızca ve İngilizce olmak üzere bütün Avrupa dilerine çevirildi, her dilde birkaç kitabı var. Aşılanırsınız. Sözüm dünyanın en iyi, en mükemmel şiirini yazdıklarını sanan şairler meclisinin dışınadır.

Özdemir İnce

16 Nisan 2016

[i] Gennadi Aygi, Seçilmiş Şiirler; Hazırlayan ve Çeviren: Ülker İnce; Şiirden Yayınları 2016

[ii] Léon Robel, AÏGUI, poète d’Aujourd’hui, Seghers, 1993. s.33

[iii]  age. s.33