İDRİS KÜÇÜKÖMER’İN ÇİLESİ

“Düzenin Yabancılaşması : Batılaşma”nın 72. sayfasında yer alan “Sol Yan” (Yeniçeri-esnaf-ulema birliğinden gelen doğucu-islamcı halk cephesi) ve “Sağ Yan” (Batıcı-laik bürokratik geleneği temsil eden) şeması İdris Küçükömer’in bilimsel varlığını havaya uçurdu. Küçükömer, bu şemayı yaptığında müthiş bir bilimsel bulgu yaptığını sanıyordu. Sonuçta geleneksel sağın malzemesi oldu. Şimdi de solcu eskilerinin ağzında sakız.
Mayıs ayının sonlarında politikada “sol” olarak tanınan birkaç politikacının AKP’ye, İlhan Kesici’nin CHP’ye geçmesiyle bu şema hatırlandı. İdris Küçükömer’in kitaplarından tek sayfa okumamış gezeteciler hemen “Türkiye’de sağ soldadır, sol sağdadır” demeye başladılar.
Bu aforizma unutulmadan İdris Küçükömer’in iktisatçı olarak tekrar itibar kazanması hemen hemen olanaksız.
***
İdris Küçükömer’in en büyük yanlışı içine düştüğü yorumsal çıkmazdan bu formül sayesinde kurtulmaya çalışması oldu. Ama asıl büyük açmazı, Asaf Savaş Akat’ın (Vatan, 31.05.07) da belirttiği gibi, “doğu toplumunun (doğu despotizminin) liberal demokrasiye doğru evrilmesi mümkün müdür ? Yönetenler böyle bir şeye razı olur mu ? Yönetilenlerin gözü böyle bir şeyi kestirebilir mi ? Doğu toplumlarının genetik yapısı böyle bir şeye izin verir mi ?” sorularına bir yanıt bulamamasından kaynaklanıyordu.
Bu soruların günümüzde de geçerli olduğunu düşünüyorum : Yanıtlarını AKP iktidarının varoşlarda uyguladığı sadaka-avanta politikasında bulabiliriz.
Asaf Savaş Akat, Küçükömer’in trajedisini özetliyor : “Hoca bu açmazı, bu çelişkiyi bir türlü çözemedi. Çözemediği ölçüde, aslında her anlamda bitmiş olan kitabını yayınlayamadı. Ömrü vefa etse, birkaç yıl daha yaşasa, Sovyetler Birliği’nin dağılmasını ve komünizmin iflasını görebilse, durum çok farklı olurdu.”
Asaf Savaş Akat’ın sevgisi İdris Küçükömer’i gene kayırıyor. Bunu anlarım.
***
Asaf Savaş Akat’ın sözünü ettiği yayınlanmamış kitap eğer “Halk Demokrasiyi İstiyor mu ?” (Bağlam Yayınları, 1994) ise, okudum o kitabı. Bitmiş bir kitap değil, bir müsvette, bir karalama. Yücel Yaman, kitabın sunuş yazısında, Küçükömer’in geliştirdiği düşüncelerin henüz olgunlaşmadığını bildiğini yazıyor ve bir yerde şöyle diyor :
“İdris Küçükömer, sağlığında koyduğu hedefe ulaşmıştı. Kitabın sorunlarının tümünü kafasında çözmüştü. İş yazmaya gelmişti. Bunu çevresindekilere sık sık söylüyordu. Nitekim, öğrencisi Asaf Savaş Akat da bu kanıdadır.”
Sevgi bazen zararlıdır. Yücel Yaman yukarıdaki satırları ile Küçükömer’e yaptığı kötülüğün farkında bile değil.
***
İdris Küçükömer’in en büyük yanlışı İttihat ve Terakki’yi, CHF ve CHP’yi, 27 Mayıs’ın Milli Birlik Komitesi’ni “sol” sanıp “sağ” sütuna yazmasıdır. Böylece, karşı cephe olarak, Prens Sabahattin kliği, Hürriyet ve İtilaf, Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası, Serbest Cumhuriyet Fırkası, Demokrat Parti, Adalet Partisi “Sol”a yazılmış oluyor. Ve zamanımızın aklıevvelleri sol listeye AKP’yi ekliyorlar. İşte efsanenin kaynağı bu hafifmeşrep fantezidir. (Devam edecek)