İKİNCİ CUMHURİYET = ILIMLI İSLAM DEVLETİ

AKP ne yaptığını biliyor. Ben de AKP’nin ne yaptığını çok iyi biliyorum. İslamcılar ne yaptıklarını biliyorlar. Cumhuriyetçiler de onların ne yaptığını çok iyi biliyorlar. Geriye AKP ile İslamcıların peşinden giden ve tamamı sözde demokrat İkinci Cumhuriyetçiler, butik solcuları, neoliberaller ve neoreaksiyonerler kalıyor.
Yakın zamanda kendilerini bekleyen akıbeti yazayım : Humeyni rejimini destekleyen İran komünistlerinin başına gelenler onların da başına gelecek. Şu ya da bu oranda. Aynı kader !
***
İlkin, “Nüfusunun yüzde 99’u Müslüman olan” tanımlama cümlesinin bir tür islamo-faşist ifade olduğunu söyleyeceğim. Laik bir ülkede, “99 müslüman = 1 müslüman olmayan” olduğu için bu böyle. Laik aritmetiğin dört işlemine göre.
Laik bir devlette hiçbir din laiklik ilkelerinden daha büyük değildir. Oysa Başbakan R.T.Erdoğan seçimden önce yaptığı konuşmalarda bunun tersini söylüyordu :
“Din üzerinden siyaset yapılamayacağı gibi laiklik üzerinden de siyaset yapılamaz. Din ile laikliği aynı terazide tartmayın. Kişi laik olmaz. Devlet laik olur.”
Bu cümlede bakalım kaç yanlış var ?
1.Anayasa din üzerinden siyaset yapmayı yasaklamıştır ama laiklik üzerinden siyaset yapmayı da zorunlu kılmıştır.
2-“Din ile laikliği aynı terazide tartmayın” cümlesi, din önce gelir anlamında kullanılmış. Laik bir ülkede devletin, toplumun ve bireyin referansı din olamayacağı için, bu ülkede kamusal olan laiklik bireysel olan dinin önünde ve üzerindedir.
3-“Kişi laik olamaz, devlet laik olur” cümlesi tipik bir mugalata örneğidir. Laik devletin ilke ve kuralları içinde yaşamayı kabul etmiş her inançlı (Müslüman, Hıristiyan, Yahudi, Budist, vb.) ve her inançsız kişi laiktir.
***
Abdullah Gül’ün cumhurbaşkanı seçilebilmesiyle 29 Ekim 1923’te kurulan cumhuriyet fiilen sona ermiştir. 28 Ağustos 2007’de ABD tescilli sıfatı Ilımlı İslam Devleti olan 2. Cumhuriyet dönemi başlamıştır. Adı da “Karşı Devrim Cumhuriyeti”dir ! Diyeceksiniz ki, neden ?
Abdullah Gül’ün iki nedenden dolayı 1923 Cumhuriyeti’nin cumhurbaşkanı olamaması gerekiyordu. Olamazdı. Madem ki oldu, onun için :
1.Geçmişi, dokunulmazlığın kapattığı dosyası ve politik hayatı boyunca dile getirdiği Cumhuriyet karşıtı düşünceler.
2.Eşinin cumhuriyete meydan okuyan İslami militan eylemleri.
Bunlara karşın Cumhurbaşkanı olabildiğine göre 1923 Cumhuriyeti içerde ve dışarda tasarlanmış bir cinayete kurban edilmiştir. Ve karşı devrimin ikinci dönemi resmen başlamıştır.
İkinci Cumhuriyet’in bir Ilımlı İslam Devleti’ne dönüşmesini hep birlikte göreceğiz. İşte o zaman “demokrasisiz” bir cumhuriyetin nasıl bir cehennem olduğuna yaşayarak tanık olacağız. Goygoycuların canı cehenneme, ama AKP’ye oy versin ya da vermesin, bu cehennemin Türk ulusuna hayırlı olmasını nasıl dileyebilirim ? İnşallah yanılıyorumdur !