“İSLAM SOSYALİZMİ”

İslam sosyalizmi olur mu? Sosyalizmin İslamîsi olur mu? Oluyormuş ki kitabı yazılmış, dilimize tercüme edilmiş: “İslam Sosyalizmi”. Yazan: Prof.Dr.Mustafa Sibaî. Çeviren: Prof.Dr.Yaşar Nuri Öztürk. Yayınevi: Yeni Boyut.
Bir süre önce (29.06.11) “Kuran’daki Solcu Ayetler” adlı bir yazı yazmıştım. Kimileri, İslamı sosyalizme referans yaptığımı sandılar. O yazım, İslamdaki solcu ayetleri görmeyen, görmek istemeyen ve gizleyen sözde Müslümanları muhatap almaktaydı. Laik sosyalistlere rehberlik etmek gibi bir amacı yoktu.
Bir insan, yer ile göğün, din ile devletin birbirinden ayrıldığı bir laik düzende ve bu laik düzeni kabul ederek, İslamda sosyalizmi bulursa, kim ne diyebilir ona?
***
İnsanın insanı sömürmesine göz yummak, eşitsizliği ve adaletsizliği savunmak bir zulüm ise, biri bu zulme karşı çıkmak için saf (bozulmamış) dini referans alabilir. Bir başkası karşı çıkışını insan haklarına, dünyevî vicdana dayandırabilir. İkisinin arasında büyük bir fark yoktur. Çünkü bu iki insan da bu yeryüzü zulmüne son vermeyi amaçlamaktadır. Biri ötekine “Zulmü ortadan kaldırmak için İslamı referans al” dememeli, diyemez. Öteki de ona “Zulmü ortadan kaldırmak için İslamı referans almaktan vazgeç” dememeli, diyemez.
“Zulme son vermek!” ideali ilkin kafada, ruhta ve vicdanda karşılığını bulmalıdır. Sömürü, ayete göre günah ise, gerçek Müslümanın muhatabı ayeti statükoya göre saptıran sözde Müslümandır. Laik sosyalistin muhatabı ise kapitalist alt-yapının bekçileridir.
Böyle bir durumda, biri, yeryüzünde eşitliği, kardeşliği, özgürlüğü ve demokrasiyi kurma uğraşı verirken beş vakit namazını kılar. Öteki de aynı şeyi yaparken akşamları rakısını içebilir. Kime ne?!
***
Gazeteler yazdı: CHP Genel Başkanı, CHP yöneticilerine ve milletvekillerine Ramazan ayında imamlara ve hocalara nezaket ziyaretinde bulunmalarını buyurmuş. Kılıçdaroğlu, bu ziyaretlerin, partisine karşı olan olumsuz duygu ve düşünceleri değiştireceği sanıyor. Yanlış!
Çünkü imamlar ve hocalar, Sünni İslam statükosunun bekçileridir, Kuran’daki sol düşünce ve vicdanı reddeden kişilerdir. Bu dinî bürokrasi gerçek Kuran’ın neferi olmadan, yani Sünni bürokrasiye karşı çıkacak düzeye (zihinsel ve ruhsal) gelmeden Cami ile CHP arasındaki mesafe kapan(a)maz.
Camilerde imamlar, kurslarda hocalar, sıradan Müslümanlara, Mâûn Suresi’nin gerçek anlamını anlatmadan, Kuran’daki solcu ayetlerin gerçek anlamını yedire yedire açıklamadan CHP ile cahil dindar arasındaki mesafe kapan(a)maz. Ben yıllardır, boşu boşuna, “İmam-Hatipler’de aslına yönelik reform yapılmalıdır” demiyorum.
***
CHP yönetiminde kaç kişi bu ülkedeki ve dünyadaki “sol ilahiyat” çalışmalarını biliyor? “İslâm’ın sol aşısı tutar mı? Ben bunun dışarıdan bir aşı olamayacağını, içerdeki uyuyan unsurların bir uyarıcıyla harekete geçirileceğini, onun için tutacağı görüşündeyim. Eğer İslâm’ın içerisinde böyle bir şey olmasaydı senin dışarıdan yapacağın aşı da tutmazdı.” (R.İhsan Eliaçık, “Kur’an’a Giriş” İnşa Yayınları, S.238) diyen ilahiyatçı mutlaka keşfedilmelidir. Hem CHP, hem de Cami tarafından! Vicdanlı Müslümanların Kapital’deki sola inanmalarına gerek yok, onlar Kuran’dakini bulsunlar, o yeter!