İSRAİL AVUKATINI (!) BULMUŞ

10 Haziran 2010 tarihli Vakit gazetesi Arşiv sayfasına “İsrail Avukatını Buldu” diye sayfa boyu bir manşet atmış. Aynı sayfada, Kadınlar Günü’nünde konuşma yapmak üzere davet edildiğim bir Karadeniz ilinde CHP’nin Altı Oku önünde çekilmiş bir fotoğrafım var. İki-üç yıl önce çekilmiş. Akılları sıra benim üzerimden CHP’ye de gönderme yapıyorlar. O fotoğraf doğrudur, ama herhangi bir konuşma yapmıyorum. Neden konuşma yapamayacağımı açıklamaktayım. Neyse, şimdi bu türden ucuz fitnelerle uğraşacak değilim!
Manşetin altında şöyle bir açıklama yazısı yer alıyor:
“Hürriyet’te bu defa ‘Ağlayan Komando’ gibi kıvırtmalı manşet yoktu. ‘İşte İsrail’in sildiği’ gibi ıkınıp sıkınmalara başvurmadılar. Yekten İsrail ne demek istiyorsa Özdemir İnce adlı yazarları madde madde sıraladı. Şimdi okuyacaklarınıza inanmayacaksınız:”
Altında benim 9 Haziran tarihli yazımda yer alan 8.madde.
***
Vakit’de boy hedefi gösterilmem ilk değil. Ama bu kez işaretin arkasından gelen tehditler hem yoğunlaştı, hem çoğaldı, hem de keskinleşti. Mehmet Akif Can adlı biri 11 Haziran günü büyük harflerle yazılmış aşağıdaki tehdidi gönderdi:
“Sana sadece bu kadarını söylüyorum. Sen bir vatan hainisin, senin gibilerin bu ülkede yeri yok. Senin gazeten de Yahudi lobisinin hizmetinde. Az kaldı. O, Müslümanların hesap soracağı günler de elbette gelecek!”
Hürriyet’te yazmaya başladığım 1 Ocak 2000 tarihinden bu yana bana küfredenleri, hakaret edenleri, yazılarımı saptıranları, beni hedef gösterenleri adam yerine alıp mahkemeye vermedim. Mehmet Akif Can’ın tehditini almasaydım, beni boy hedefi yapmasına karşın Vakit’i gene mahkemeye vermeyecektim. Bu kez hem Mehmet Akif Can’ı hem de teşvikçisi gazeteyi mahkemeye vereceğim
***
Yazılarımda kimsenin avukatlığını yapmadım, yapmam. Ancak benim en önemli işim yalan bozmaktır, büyü bozmaktır, bu türden yaratıklar tarafından kirletilen hava ve toprağı temizlemek, akılların bozulan zembereğini tamir etmektir.
Türkiye, Mavi Marmara operasyonu ile müthiş bir tuzağa düşürülmüştür. İsrail’i boş versek de, bundan böyle Türkiye’nin ne ABD ile, ne AB ile, ne de uygar dünya ile ilişkisi aynı kalacaktır. Türkiye halkı aldatılmaktadır: İsrail’in barbarlıkları, yasa tanımazlıkları ayrı hesaplanır ve değerlendirilir. Kuşkusuz, İsrail Mavi Marmara’ya karşı barbarca davranmıştır. Ancak Türkiye’de bilinmezden gelinen uluslararası hukuk İsrail’in karşısında değildir. Bu gerçek ve doğruyu kimse söylemese bile, bir gerçek sever olarak, halkımıza ben söylerim. Vakit gibi gazeteler beni boy hedefi yapsalar bile.
Ayrıca, sadece bazı gazeteler tarafından hedef gösterilmiyor, okurlar tarafından tehdit edilmiyoruz. Aynı işi başta Başbakan olmak üzere AKP iktidarı yapmakta ve adalet bu duruma korkudan göz yummaktadır. Türkiye, Siyasal İslâmın bataklığına boğazına kadar batırılmıştır. Böyle olsa da bir başka dünya mümkündür! Biline!