İSTANBUL TİCARET ODASININ İKİ KÜLTÜR HİZMETİ

1978 yılı ağustos ayında Selanik’te uluslararası Aristoteles (MÖ 384-322) semineri düzenlenmişti. Aralarında birkaç yakın dostum olan felsefeciler ve filozoflar katılıyordu toplantıya. Türkiye’den Prof.Dr.İoanna Kuçuradi davetli idi. Ülker ve ben de o sırada Selanik’teydik. Büyük şair Yannis Ritsos ile buluşmak için Atina ve Samos adasına gidiyorduk
Aristoteles, Makedonya’nın Halkidikya yarımadasındaki Stagira köyünde doğduğu için yakınlarındaki lüks bir otelde yemek daveti vardı. İoanna, bizi de davet ettirdi.
Yemekten önce seminerin sponsoru Selanik Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı olağanüstü güzel bir konuşma yaptı. Çok etkilendim. Bizim Ticaret ve Sanayi Odası Başkanlarımız, öteki meslek odaları başkanlarımız aynı şeyi ne zamanlar yapacaklar, diye kederli kederli düşünmeye başladım.
***
Bunun ilk örneğini bizim Mersin’in Ticaret ve Sanayi Odası başta olmak üzere her kültür faaliyetini gönüllü destekleyen meslek odaları verdi. Mersin Uluslar arası Müzik Festivali’ni, Mersin Kenti Edebiyat Ödülü’nü destekliyorlar, Mersin Üniversitesi ile birlikte seminerler düzenliyorlar.
İstanbul Ticaret Odası Yayın Broşürü ile birlikte İTO-Kırmızı Yayınları ortak yayını “Bir Sarışın Kurt” adlı hiç bilinmeyen Atatürk fotoğraflarını derleyen albüm ile büyük fotoğraf emekçisi Ara Güler’in “İstanbul’da Alınteri” adlı şaheser insan manzaraları albümü elime geçince İTO’nun hakkını yediğimi fark ettim.
Bu iki albümün “madde olarak” dünya standartlarını yakaladığını kesinlikle söyleyebilirim. Kağıt ve baskı kalitesi kusursuz, bizde her zaman sorun olan cilt işi çok iyi kotarılmış
İTO yayınları listelerini incelediğim zaman meslek içi eğitim kitaplarının yanı sıra Avrupa Birliği üzerine, ekonomi üzerine, kültür konularında çok doyurucu yayınlar yapıldığını gördüm. Ekonominin temel direklerinden olan serbest meslek erbabının meslek örgütleri İTO ile gurur duymaları gerektiğini düşündüm.
***
İTO Sicil ve Tescil Müdürlüğü’nün verdiği bilgiye göre İTO’nun 279 bin 141’i aktif olmak üzere 350 bin dolaylarında üyesi var. Bu üyelerin ticarethane, atölye, mağaza, dükkan, fabrika gibi işyerlerinin sayısı 350 binin çok üzerinde olmalı. Aktif olarak çalışan 279 bin 141 üyenin işyerlerinde 3 milyon dolaylarında insan çalışıyor.
Demek oluyor ki İstanbul Ticaret odası üyeleriyle ve bunların aileleriyle, çalışanlarıyla birlikte en azından 6-7 milyonluk bir nüfusun kaderiyle ilgileniyor. Bu 6-7 milyonluk insan topluluğu gene en azından 3 milyondan fazla seçmeni (belki daha fazla) temsil ediyor. Toplam olarak belki İstanbul’un yarı nüfusu kadar bir insan topluluğu. Bu topluluk aynı zamanda Türkiye nüfusunun en azından 15-20’de birine denk düşmekte.
Müthiş bir siyasal, ekonomik, toplumsal güç. Türkiye’nin ve İstanbul’un kaderi üzerinde büyük söz sahibi. Ancak öyle bir güç ki İstanbul’u ve ülkeyi hem vezir hem de rezil edebilir. Bu bakımdan İTO’nun ve üyelerinin “kalite”si son derece önemli.
Bu nedenle, bu kalitenin küçük bir göstergesi olan yukarda sözünü ettiğim iki kitabı yayınlayan, ciddi bir kültür ve yayın politikası izleyen İstanbul Ticaret Odasını ve onun Başkanı Murat Yalçıntaş’ı kutluyorum.