KAMU DEMEK NE DEMEK ?

Bilimin ulaştığı düzey karşısında bozguna uğrayan İslamcı ideoloji ne yapacağını şaşırmış durumda. Milli Eğitim Bakanı’nın ağzıyla, Evrim Yasası’na dönüşmüş olan Evrim Kuramı’nı reddediyor, yaradılış dogmasını yaradılış kuramı olarak öne sürüyor. Bununla da yetinmiyor, ABD’nin yobaz Protestan tarikatlarının izinden giderek Akıllı Tasarım zırvalarına sığınıyor.
Darwin’in giderek bilimsel yasa özelliği kazanan Evrim Kuramı ile DNA arasında inatla ilişki kurmak istemiyor. DNA sayesinde Evrim kuramının “yasa” özelliği kazandığının kanıtlanması karşısında, moleküler bilimlerin başarıları karşısında “Kuran’da yeri var!” kapkaçına başvuruyor.
Kendisi bilimselleşerek çağdaşlaşacağına, karşısında bozguna uğradığı her şeyi dinselleştiriyor (İslamileştiriyor): Siyaseti, ekonomiyi, tarihi, bilimi, öteki dinleri….
***
Aynı operasyonu evrensel hukuk ve bilgi kavramlarında da yapıyor. İslamileştiremezse, evrensel tanımların aşına hemen su katıyor. Aralarından biri bir safsataya sarılınca, ötekiler uçuruma atlayan koyunlar gibi hemen peşinden gidiyorlar.
Bunlardan birine göre “Kamu”, “Halk” demekmiş “Devlet” anlamına gelmezmiş. Aklı sıra devleti kamu dışı ettikten sonra Kamusal Alanı kendine göre sınırlandırıyor ya da genişletiyor.
Bir başkası “Kamu(sal)” kavramının belirsizleşmiş (muğlaklaşmış) olduğunu ileri sürerek, bundan keyfi otoritenin yararlandığını söylüyor.
***
İsterseniz, gelin, sözcük bazında biraz dil idmanı yapalım. Ben bu idmanı Fransızca ile yapacağım. Siz isterseniz bildiğiniz bir başka dilde yapın.
İlkin ileri sürülen savı birlikte okuyalım: “Kamu kelimesi halk anlamına gelir. ‘Kamu’ kelimesini ‘Devlet’ yerine kullananlar, bu kullanışın arkasına ‘yüce’ bir varlığı yerleştirip, kendileri de ardına saklanarak ayrıcalıklı bir zümreye dönüşüyorlar. Demokratik toplumun izin vermeyeceği bir yorumdur bu” (Mümtaz’er Türköne, Zaman)
Bu satırların yazarına, benim yaptığımı yapıp, bildiği bir yabancı dile başvurmasını tavsiye edeceğim.
***
Sorunu çözmek için Latince PUBLICUS sözcüğüne bakacağız. Bütün melanet bu sözcükten çıkıyor.
Bu sözcük Fransızcada sıfat (public, publique) ve isim (le public) olarak kullanılıyor.
Tahsin Saraç’ın Fransızca-Türkçe Sözlük’ünde, sıfat olarak kullanıldığı zaman, “Halka değgin, kamuya değgin. Kamusal” ve “Devlete ait. Devlete değgin” anlamlarına geldiğini yazıyor.
İsim olarak kullanıldığında ise “Kamu, halk” anlamına geldiğini yazıyor sözlük. Ayrıca “La chose publique” kullanımında “Devlet” anlamına geldiğini belirtiyor.
Ama biraz meraklanıp PETİT ROBERT sözlüğüne baktığımız zaman “Le public” sözcüğünün karşısında “L’Etat” (Devlet) sözcüğünün yazdığını görüyoruz. Fransızcada “Devlet” anlamına gelen “L’Etat” sözcüğü büyük “E” ile yazılır.
***
“Kamusal alan”, karada, denizde ve havada “Devletin alanı”dır. Kaytarmayın! Ve elbette insanın evi ve yatak odası kamusal alan değildir! Bunu her demokratik devlet bilir!