KARŞI DEVRİM

Yazımın başlığını okuyan zevzek tayfası gene “Demokrasi düşmanı !” diye pavkıracak bana. 14 Mayıs 1950’de Demokrat Parti’nin iktidara gelişini benim de karşı devrim olarak tanımladığım oldu. Bu tanımlamanın çok partili demokratik yaşama geçişten hoşnut olmamakla ilgisi yok. Demokrat Parti’nin Cumhuriyet’in kurum ve kuruluşlarına, devrimlerine ve Devrim Yasaları’na karşı takındığı olumsuz tavırla ilgili. Ve bu tavrın, Anayasa’nın dilinin Osmanlıca’ya çevrilmesinden başlayarak yüzlerce örneği var. Bu nedenle, pavkırmanın, hırlamanın bu yararı yok.
***
Aslına bakarsanız karşı devrim mikrobu 1923’le yaşıt. Bu süreç henüz tamamlanmadı, günümüzde de devam etmekte. Evet, sözde demokrat liberallerimizin bize önerdiğini yapıp Cumhuriyet’in unutulan erdemleriyle yüzleşelim. “1923’te Cumhuriyet’e karşı başlayan muhalefetin amacı bir gün iktidara AKP’yi ve Cumhurbaşkanlığına Recep Tayip Erdoğan’ı taşımaktı” diye yazıyorum buraya. Akılları ve imgelem dünyaları küncü büyüklüğünde olanlar hemen pavkırmaya, hırlamaya başlayacaklar.
Daha da ileri gideceğim : 1923 Cumhuriyeti’ne karşı olanların amacı daha o zaman zamanın AKP’sini iktidara getirmek, zamanın R.T.Erdoğan’ını Cumhurbaşkanı yapmaktı.
O zamanki hesap çarşıya uymadı ve köstebek hemen çalışmaya başladı.
***
Sözde demokratların uğruna salya sümük gözyaşı döktükleri Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası (1924) bu köstebek hareketinin temsilcisidir. Bu temsilcilik Serbest Cumhuriyet Fırkası’dan (1930) Demokrat Parti’ye (1946) uzanır.
Birinci Dünya Savaşı ve Kurtuluş Savaşı zenginleri, doğunun toprak ağaları, batının büyük toprak sahipleri Cumhuriyet’in reformlarının karşısında olmuştur. Bu karşıtlığı, toplumu ve siyaseti demokratikleştirmek amacıyla yapılmak istenen toprak reformuna karşı direnen muhalefetlerde görürüz. Demokrasinin ve ulusal devletin kurulması için liberaller Avrupa’da toprak reformu yaparken bizim liberaller 1923’ten itibaren toprak reformuna karşı olmuşlardır.
***
Cumhuriyet’in ilk yıllarından itibaren yapılması tasarlanan Toprak Reformu ile ilgili yasa tasarısı üzerinde Tarım Bakanlığı’nda 1935’ten 1945’e kadar çalışıldı. Benzeri görülmemiş bir parlamenter sabotaj ! Yasa Tarım Bakanlığı’nın yerine İçişleri Bakanlığı’nın önerisiyle çıktı. Yasa uygulanamadı ama köylü toplumunun sanayi toplumuna dönüşmesini istemeyen CHP’liler karşı-devrimci Demokrat Parti’yi kurdular.
Atı alan Üsküdar’ı geçti ama bir gün toplum yararına politikayla ilgileneceklerin bu dönemi çok iyi öğrenmeleri gerekiyor: Toprak Reformu neden yapılamadı, Köy Enstitüleri neden birkaç yılda kapatıldı, Çiftçi Ocakları neden tasarıdan çıkartıldı ? Bu soruların yanıtı bulunmadan günümüz sözde demokrat neo-liberallerinin neden Cumhuriyet düşmanı oldukları, neden AKP’ye sofracılık yaptıkları anlaşılamaz.