KÖLELİK ÜZERİNE…

Çağdaş demokrasi ve insan haklarının kaynağında bulunan özgürlük, eşitlik, kardeşlik şiarına yürekten bağlı bir yazar ve yazıcı olarak insanların inançlarını kesinlikle eleştirmem. Ancak insanların inançlarını kamu düzenine karıştırıp egemen unsur haline getirme girişimleri karşısında, buna karşı çıkmak ve inancı tartışmak konusunda hak kazanırım.
Kendimi şu anda laikliği ve cumhuriyeti savunmak zorunda hissediyorsam, bu, İslâmcılar, dinsel-politik teori ve pratikleriyle toplum düzenini tehdit ettikleri içindir.
***
“Nur Suresi 31.Ayet” (26.12.2007) başlıklı yazıma İslâmcı gazete ve yazıcılardan dişe dokunur bir tepki gelmedi. Bu yazımda, Kuran’ın örtünmeyle ilgili âyetlerinin bilerek yanlış çevrildiğini ileri süren bir Kuran çevirmeninden söz ediyordum.
İddia sahibi Kuran çevirmeni Mustafa Sağ’ı es geçip bana saldırdılar! Ayrıca özgürlüklerini savunduğum bazı kadınlar da saldırı mesajları gönderdiler. Demek ki bir erkeğin beşinci kadını olmaları, kuma gitmeleri, kocalarının yemek yediği masalara oturamamaları bu kadınları ilgilendirmiyor. Ama türban putuna tapmadan yaşayamıyorlar. Başlarındaki türban putu bir siyasal ideolojinin simgesi olmuşsa, o zaman, iş değişir. Çünkü “Dünya nasıl olmalıdır ?” sorusunun yanıtına ideoloji denir. Türban putu ideolojisi, Türkiye’yi Pakistan ve Malezya’ya dönüştürmeyi hedeflemektedir.
***
“Nur Suresi 31. Ayet” yazıma bir muhatap bulamamıştım. Erdoğan Aydın’ın “Öteki Aydın” (Kırmızı Yayınları) kitabında yer alan “Tarihte Dinler ve Kölelik” makalesini okuduktan sonra yazmayı tasarladığım “Kölelik Üzerine”ye bir muhatap arıyordum. Bu kez şansım yaver gitti, buldum : YÖK’ün listesinde ikinci sırada olmasına karşın Cumhurbaşkanı tarafından Bilecik Üniversitesi Rektörlüğü’ne atanan ilâhıyatçı Prof.Dr.Azmi Özcan ! Bu, çiçeği burnunda rektör, “Allah dininin reformu olmaz !” diyor. (Hürriyet, 27.12.07)
Kendisine ilk sorum şu : Cumhuriyet’in Anayasası ve yasaları Kuran hükümleriyle çelişiyor. Rektörlük görev ve sorumluluklarını yerine getirirken ne yapacak ?
***
Rektör’e ikinci sorum aşağıdaki Kuran âyetleriyle (Mealen çeviri: Mustafa Sağ) ilgili :
-“Ey inananlar ! Öldürmede size eşitlik farz kılındı. Özgür kişiye karşı özgür, köleye karşı köle, kadına karşı kadın. Ama öldüren, öldürülenin yakınları tarafından bağışlanırsa, o zaman öldüren taraf uygun olanı yapması ve ölen tarafa diyeti güzelce ödemesi gerekir. ( Bakara- 2/178)” / “Hiçbir şeye gücü yetmeyen, başkalarının malı haline getirilmiş bir köle ile, kendine verdiğimiz güzel rızklardan gizli ve açık yoksullara yardım için harcayan özgür kişi, bu ikisi hiç bir olur mu ? (Nahl-16/75)” / “Siz, emriniz altında çalışan kimseleri, size verdiğimiz servetinize, kendinize eşit ortaklar olarak kabul eder misiniz ? (Rum-30/28)”
***
Birinci âyete göre kısas ve intikam olarak öldürmek yasak değil. Üç âyete göre kölelik meşru ve eşitlik geçersiz. Şimdi : Kuran hükümleri mi yoksa Cumhuriyet yasaları mı geçerli ? Kararsızlara haber vereyim : Bu kafayla Türkiye çok yakında Pakistan ve Malezya olur !