KONU MERSİN : BENİ İYİ DİNLEYİN !

Radikal gazetesinin 14 ve 15 Şubat tarihli manşetleri yüzünden iki gün telefonum susmadı. Hemşerilerim, gazetenin “Mersin’e dikkat !” ve “Mersinli tedirgin !” manşetlerinden son derece rahatsız olmuşlardı. Manşetlerin üstünde ve altında yer alan “Milliyetçi dernekler işin dozunu kaçırıyor / Kendini kuvvacı ve milliyetçi olarak tanımlayan sivil toplum örgütleri etnik ayrımcılığı kaşıyor. Tehlikeli tırmanıştan MHP de rahatsız: Çatışma isteniyor. // Halk hemfikir : Türk-Kürt kardeşçe yaşıyoruz. Birileri alttan körüklüyor olabilir. Devlet, yemin işinin arkasındakileri ortaya çıkarmalı. Aşırı milliyetçilik tehlikeli” türünden açıklamalar canlarını iyice sıkmış.
***
Türkiye ne Mersin’i ne de Mersinli’yi yeterince tanır. Geçit vermez Toros dağları vardır arada. Mersin 1854 yılına kadar köy konumundaydı. 1864 yılında kaza statüsü kazandı. Mersin’i Lazkiyeli, Hayfalı, Beyrutlu Hıristiyan ve Müslüman Araplar, Levantenler ile Çavuşlu, Yalnayak gibi yakın Toros köylüleri kurdular. Benim dedem ve babaannem de bunlardan. Mübadelede Girit ve Rodos mübadilleri geldi. Cumhuriyetin ilk yıllarında özellikle Kayseri ve Maraş olmak üzere iç Anadolu’dan göç aldı. Daha sonra birkaç Kürt aile zorunlu iskanla yerleştirilmiş. Son zamanlara kadar kim olduklarını bilinmezdi.
***
Mersin ve Mersinli son yıllara kadar 15-20 yıl Türkiye ortalamasının önünde olmuştur. 1990’lara kadar kişi başına düşen milli gelir Türkiye’nin iki katıydı. Türkiye’nin yüzde 5 kalkındığı yıllar yüzde 10 kalkınıyordu. Mersin, içinde kıvrandığı durgunluğa karşın, bugün bile Türkiye’nin kendine yeten, hazineye aldığından çoğunu veren 10 ilinden biridir. Galiba yedinci. Mersin’in opera ve balesi, yirmi kadar polifonik korosu, belediye tiyatrosu, dünyaca tanınmış Uluslararası Müzik Festivali, Mersin Kenti Edebiyat Ödülü, üçüncüsü yolda iki üniversitesi, resim galerileri, birinci liglerde oynayan kız ve erkek basketbol takımı var.
Daha fazla uzatmayacağım : Mersin, Türkiye’nin Avrupa’ya en yakın ili ve kenti.
***
Şimdi gelelim şu ırkçı-milliyetçilik işine: 1937 yılında kurulan ve bütün dinlere ayrımsız kucak açan Mersin kenti Asri Mezarlığı dünya çapında bir İnsanlık Anıtı’dır. Mersin’i kuran insan toplulukları bugüne kadar ırkçılık ve şoven milliyetçilik bataklığına düşmemiştir. Mersin’in Büyükşehir Belediye Başkanı Macit Özcan Arap kökenli. Mersin’de ırkçılık virüsü yaşamaz. Yaşatmazlar! Silahlı, bayraklı, Kuranlı yemin töreni bir absürd tiyatro sahnesinden başka bir şey değil. Manşet atmadan bunları çok iyi bilmek gerekir !
Ama bir sıkıntı da var: Mersin, 20-25 yıldır doğu ve güney-doğudan göç alıyor. Bu süre içinde hiçbir hükümet Mersin’e el uzatmadı. İslamcı AKP ise hiç !
17 Ağustos 2006 tarihli Vatan gazetesine göre Mersin, PKK terörüne verdiği 174 şehitle Türkiye birincisi. Ve saklamaya gerek yok : Mersinli, sokak ve caddelerinde PKK bayrakları görmekten, “Biji Apo!” naraları duymaktan hiç memnun değil. Ama ne yazık ki PKK bayrağı sallayıp nara atmak demokratik hak oluyor ve bu soytarılıklardan tedirgin olmak ise sakıncalı sayılıyor. (Cuma günü devam edecek)