KÖY ENSTİTÜLERİNİN SIRRI

Bugün ve yarın cumhurbaşkanlığı ortaoyunundan uzaklaşmak istiyorum. Eski TBMM başkanı Hüsamettin Cindoruk’un konuşmaları dışında, eski ve mevcut siyasetçiler durumun ciddiyetini kavramaktan uzak görünüyorlar. Abdullah Gül eşinin türbanına saygı gösterilmesini istiyor ama iş Gül’ün geçmişteki Cumhuriyet ve Anayasa saygısızlıklarına gelince değişim (!) yalvaçları hemen saldırıya geçiyor: Dün dündür bugün bugündür, Gül değişti ! Ayıptır, ihanettir, bir türbana Cumhuriyet ve Anayasa satılıyor !
Ben bugün, bizi bu utanç verici noktaya getiren cinayetlerden birinden söz edeceğim:
***
Yazının gerçek adı aslında “Köy Enstitüsü Düşmanlarının Sırrı” olmalıydı. Sırrı, çünkü Köy Enstitüleri’ne pislik atmak isteyenler Kemal Tahir’in “Bozkırdaki Çekirdek” romanını gösterirler. Kurgusal (fiction) bir yapıya dayanan bir romanın gerçek “gerçek”le ne ilişkisi olabilir, diye sormayın. İslamcılara ve bütün Cumhuriyet düşmanlarına göre vardır.
O halde Alman Yahudisi Franz Werfel’in “Musa Dağında Dört Gün” adlı romanını kanıt gösteren Ermeniler de haklıdır doğal olarak. Madem ki “uydurma” metinler kanıt oluyor.
***
Kemal Tahir, sapkın tarih görüşleriyle, hayali Osmanlı yorum ve çözümlemeleriyle 1970’lerde zamanın gençlerini (İsmail Cem, Mehmet Barlas, vb.) baştan çıkartan bir otodidakttır. Marx-Engels’in unutulmuş Asya Tipi Üretim Tarzı teorisinden mülhem “Devlet Ana” romanıyla, Bülent Ecevit’in bile gözünü küllemiştir zamanında.
Kemal Tahir orta kırat bir romancıdır ve “Devlet Ana”nın benim gözümde beş para değeri olmayan bir metindir. Bunu şimdi söylemiyorum. Düşüncemi, 1968 yılında, Kemal Tahir ününün doruklarındayken Dost (Nisan 1968, Sayı: 42) dergisinde yazmıştım. Bu yazıyı “Ne Altın Ne Gümüş” (Doğan Kitap, 2003) adlı söyleşiler kitabımın 21.sayfasından itibaren okuyabilirsiniz.
***
Kemal Tahir, herhangi bir Köy Enstitüsü’nde öğretmenlik ya da öğrencilik yapmamış. Herhangi bir şekilde görgü tanığı da değil. Köy kökenli olmadığı biliniyor. Köy gerçeğini yattığı hapishanelerde öğrenmiş. Mapus damında öğrenilen gerçekler ! Bu nedenle Kemal Tahir’in gerçekleri nezleli ve sıtmalıdır. Peki Kemal Tahir Köy Enstitüsü konusunda yazdıklarını işkembe-i kübradan mı atıyor ? Evet ! Onun bilgisinin gerisinde Köy Enstitüleri’ne karşı derin nefretiyle tanınan edebiyat eleştirmeni Tahir Alangu vardır.
Tahir Alangu, 1946’dan sonra kısa bir süre bir Köy Enstitüsü’nde öğretmenlik yapmış, bir kız öğrenci dolayısıyla birkaç saat içinde okuldan ayrılmak zorunda kalmıştır. Köy Enstitüsü karşıtlarının çoğunda bu türden duygusal motifler ve kişilik bozuklukları vardır.
Düşünsenize : Köy Enstitüleri’nin aleyhine tanıklık eden ya da suçlayan bir tek mezunu ve öğretmeni yok. Onların olumlu tanıklıkları karşısında herkes kör ve sağır.
Köy Enstitüleri’ne çirkef atan bu kara çalıcı adamlarla ilgili olarak bu okulların ilk mezunlarından, ünlü “Bizim Köy”ün yazarı Mahmut Makal’ın “Köy Enstitüleri ve Ötesi” (Piramit Yayıncılık, 2005) adlı kitabına başvuralım. (Devamı yarın).