KÜRTÇÜLÜK SORUNUNUN TERSİ VE YÜZÜ (12)

 

Başınıza CHP kadar taş düşsün ! :  Cumhuriyet Halk Partisi’ni AKP iktidarının koalisyon ortağı sanıp, son İstanbul tufanının bile sorumlusu yapan marazlı ve sinsi zihniyetlerin eleştirilerini okudukça aklıma Orhan Veli’nin “Ciğercinin kedisinden sokak kedisine CEVAP”ı geliyor hemen:

 “Açlıktan bahsediyorsun;

Demek ki sen komünistsin.

Demek bütün binaları yakan sensin.

İstanbul’dakileri sen,

Ankara’dakileri sen…

Sen ne domuzsun, sen!

Fasafiso Araştırma Şirketi’nin yöneticisine  açılım politikasından hangi partinin kârlı, hangi partinin zararlı çıkacağı soruluyor. Yönetici, “CHP’nin inandırma sıkıntısı var” diyor. Aynı gün bir başka gazetede Şerbet Araştırma Merkezi’nin CEO’suna göre CHP’nin gerçekçi bir politikası yok.

Siyasal parti kârhane, ticarethane değildir, kâr ve zarar hesabı yapamaz. Yapmamalı !

Ben geri kafalıyım : Saygın bir parti gerçeklerin, doğruların peşinde koşar, tazı gibi oy peşinde seğirtmez. Bu dediklerimi siyaset bilimcileri, siyaset filozofları bir kenara yazsın. CHP çok tipik bir örnek değil; bir zamanlar Türkiye İşçi Partisi (TİP) çok iyi bir örnek idi, şimdi de Türkiye Komünist Partisi (TKP) çok iyi bir örnek.

TİP 1960’larda milliyetçi muhafazakar kesimden, İslamcı kesimden, şoven-ırkçı-milliyetçi kesimden tek bir oy alamadı. Bu kesimler, Adalet Partisi’nin önderliğinde TİP toplantılarını bastılar, TİP’lilere meydan dayağı attılar. Ulusal artık sistemiyle TBMM’ne giren TİP milletvekilleri orada gelmiş-geçmiş en görkemli muhalefet örneğini verirken, iktidar partisi sıra kapaklarını vurarak “Moskova’ya ! Moskova’ya !” diye bağırdı ve  Çetin Altan’ı linç etmekten beter etti.

Ama TİP, 1960’larda, henüz tamamen İslamcılaşmadıkları, etnik kökenlerini henüz siyasal rehber haline getirmedikleri için Kürt kökenli seçmenlerin de oylarını aldı. Günümüzün TKP’si seçim beyannamesine “Benim iktidarımda herkes emeğinin karşılığını alacak” diye yazsa ve bu şiarı seçim meydanlarında haykırsa oy alabilir mi ? Alamaz !

Doğu ve güney-doğunun feodal düzenini, aşiret yapısını eleştiren CHP de oralardan oy alamıyor. Bu elbette CHP’nin yetersiz programından,  sevimsiz (!) Deniz Baykal’ın yeteneksizliğinden kaynaklanmıyor. “Kaynaklanıyor !” diyenin alnını karışlarım !

Seçmenin CHP’ye, TKP’ye, ÖDP’ye oy vermesi için onlara gereksinim duyması gerek. İçinde yaşadığı toplumsal yapının, ekonomik yapının zincirlerinden kurtulmak gerektiğine inanması gerek. Gerçek seçmen ancak bu gereklilikten sonra kendi partisini bulur !

Halk doktor yerine, hastalığına karşı muska yazdırmak için üfürükçülere, hocalara gidiyorsa, suç doktorda mı ? Doğu ve güney-doğunun seçmeni AKP ve DTP’nin hava-civasına  oy verip, kendisini feodal düzene, şeyh ve ağa zulmüne karşı savunan partilere oy vermiyorsa, oy alamayan partiler gerekirse yıllarca bekleyecekler.  Utanılacak, gücenilecek, küsülecek, suçlanacak bir şey yok ! CHP’nin “Açılım” politikası doğrudur. Halk kurtarılamaz !  O kendi kendini kurtarır ya da kurtar(a)maz !

(Hürriyet, 23 Eylül 2009)

(Direnen Cumhuriyet, Destek Yayınları, 2010)

***

EK AÇIKLAMA:

Hayatım boyunca elimden çıkan en iyi yazılardan biri.

Seçmenin CHP’ye, TKP’ye, ÖDP’ye oy vermesi için onlara gereksinim duyması gerek.

“AKP çalıyorsa dünyalığımızı çalıyor, CHP gibi ahretimizi çalmıyor” diyen;  “Bunlar çalıyor ama alınları seçdeye değiyor!” diyenlerin içinde yaşadıkları yozlaşmayı görmeleri olanaksızdır. Körleşmişlerdir! Sen de gösteremezsin! O görmek istediği zaman görür ya da mucize gözlerini açtığı zaman. O mucize de felaketten başka bir şey değildir.

Hırsız hırsızdır, katil katildir, yalancı yalancıdır… Bunların ibnesi puştu, sınıfı, Allah’ı Kitab’ı olmaz!

İnsanların çoğu, çobanını arayıp bulan koyundur! Aydın başkaları için düşünebilir ama başkalarının yerine geçemez! Aydın başkalarının namus bekçisi değildir!

“Halka inmek” diye bir şey yoktur. Buluşma vardır. O sana doğru gelmezse buluşamazsın!

Karl Marx’ın “Din afyondur!” deyişini çok iyi değerlendirmek gerekir. Din durduğu yerde dururken neden afyon olsun!?  Afyon niyetine kullanırsan, kullandırırsan  afyon olur!

6 Mart 2015