KÜRTÇÜLÜK SORUNUNUN TERSİ VE YÜZÜ (13)

HESAP VER CHP (!)

İstanbul tufan felaketinin baş sorumlusu olan AKP belediyesinin başkanı Kadir Topbaş,  CHP’yi kastederek, “16 yıldır görevdeyiz, onlar 44 yıl görevde bulundu” demiş. İyi de, tufan felaketinin altında kalan yerler  CHP belediyeleri zamanında mı yerleşim yeri olmuştu ?

Kadir Topbaş bu soruyu yanıtlayamaz demeyin, vallahi de, billahi de yanıtlar, bir kulp bulur. AKP’nin “Kadir Topbaş Kafası” doğu sorununun da sorumlusunu buldu :  Atatürk döneminde, Şeyh Said isyanına karşı çıkartılan Takrir-i Sükûn Kanunu !

Bir zamanların acilci goşistleri olan günümüz “Bobstil İslamcıları”na göre AKP patentli sözde açılıma CHP direnmekte imiş ! İyi de AKP’nin bir açılım programı mı var ? AKP, PKK’ya ne önerecek ?  PKK ve onun siyasal temsilcisi şimdi  ne isterlerse istesinler, AKP bunlara ilk ve son hedefleri olan özerklik, federal devlet, bağımsız devlet paketini sunacak mı? Bunu açıklaması gerek !

CHP’ye saldıranların büyük bir çoğunluğu yaptıkları işten sadik (sadistçe) bir zevk alıyorlar. Ancak “Doğu-Güney-Doğu’ya Açılım” konusunda CHP’nin hiçbir program ve projesinin olmadığını ileri sürmek utanç verici bir pişkinlik olmalı.

“Açılım” konusunda yazmaya karar verince, TRT’den dostum, CHP’nin basın danışmanı Baki  Özilhan’a telefon ettim. Baki Özilhan,

  1. 1. SHP’nin “Güney ve Güneydoğu’ya Bakış ve Çözüm Önerileri”ni (Temmuz 1990);
  2. CHP Doğu ve Güneydoğu Komisyonu’nun hazırladığı Doğu ve Güneydoğu Raporu’nu (Ocak 1999);
  3. 3. Haziran 2001 tarihli CHP Demokratikleşme Raporu –İnsan Hakları ve Hukuk Devleti-‘ni;
  4. ve 5 maddelik “Türkçeden Farklı Dillerin Kullanılması Hakkında Kanun Teklifi’ni (1989) gönderdi.

Hepsini dikkatle okudum.Gazete yazarları arasında, SHP’nin hazırladığı Temmuz 1990 tarihli rapora CHP’nin sahip çıkmaya hakkı olmadığını yazanlar oldu. CHP ve SHP daha sonra birleştiğine ve CHP de bu raporu sahiplendiğine göre, söz konusu rapor CHP tarafından hazırlanmış bir rapordur artık.

CHP, 1989 yılında, Deniz Baykal, Fuat Atalay, Hikmet Çetin, Cumhur Keskin ve Eşref Erdem’den oluşan bir komisyon tarafından hazırlanan ve başta Deniz Baykal olmak üzere 17 CHP milletvekili tarafından verilen “Türkçeden Farklı Dillerin Kullanılması Hakkında Kanun Teklifi” tekrar gündeme getirme hazırlıkları yapıyormuş. Devletin üniter yapısını zedelemeyecek bir çalışma başlatan CHP yukarda sözünü ettiğim 1989 yasa tasarısını tekrar TBMM’ne getirecekmiş. CHP bununla da yetinmemeli, Doğu ve Güneydoğu konusunda hazırladığı bütün raporları tek bir metinde birleştirerek en kısa zamanda Türkiye’ye dağıtmalı.

Doğu ve Güneydoğu’nun her türlü gelişmesine engel olan feodal toprak düzenini, bireyin maddi ve manevi varlığını yok eden zalim aşiret düzenini teşhir etmeli.

CHP, ulusal devlet, üniter devlet, birey hakları, insan hakları, azınlık hakları, feodal yapı, gelir dağılımı, yoksulluk ve işsizlik konularındaki görüşleri ve çalışmalarıyla çağının çağdaşı bir parti olduğunu yayınları, TBMM’de ve meclis dışındaki çalışmalarıyla sadece  Türkiye’ye değil bütün dünyaya kanıtlamalı. Dinsel ve etnik bağnazlıkların aşıp, bağnazlık afyonuyla uyuşmuş kitleler ile iletişim kurmak kolay değil. Ama CHP’den  Hz. Eyüp sabrı ve sevdalı Ferhad direnci beklemekten başka çare de yok !

(Hürriyet, 25 Eylül 2009)

(Direnen Cumhuriyet, Destek Yayınları, 2010)

***

EK AÇIKLAMA:

Muhalefeti, özellikle de CHP’yi “Muhalefet görevini yapmamak”la suçlamak tam anlamıyla budalalıktır, geri zekalılık!  Doları muhalefet mi yükseltiyor? Açılım sürecine muhalefet mi engel oluyor? Bolu Tüneli’nin önündeki trafik kazalarının suçlusu da muhalefettir mutlaka!

Suç sende! Sen yeterince muhalif değilsin!

8 Mart 2015

 

“KÜRTÇÜLÜK SORUNUNUN TERSİ VE YÜZÜ (13)” üzerine bir düşünce

Yorumlar kapalı.