KÜRTÇÜLÜK SORUNUNUN TERSİ VE YÜZÜ (6)

CHP sevdalılarına maşallah ! : Kürt (?) ya da Kürtçülük sorunu tartışmalarına açık-seçik katkıda bulunmak yerine çevreye saldıran yazıcıların psikanalizi (yazılarına bakılarak) bir gün yapılacak mı acaba ? Ama mutlaka yapılmalı. Marazi ve isterik hiddet ve şiddetlerinin kaynağında geçmişlerindeki yenilgiler ve utançlar olmasın sakın ? Bu durumda, Kürtçülükler üzerinden Cumhuriyet’ten intikam alma girişiminde bulundukları da söylenebilir !
***
AKP sözcülerinin öfkesine ve bu lejyoner bayların jest ve mimiklerine bakacak olursak, CHP’nin iktidar partisinin koalisyon ortağı olduğu yanılsamasına kapılabiliriz. Hep bir ağızdan, CHP’ye ortağına ihanet etmiş bir koalisyon ortağı muamelesi yapıyorlar.
CHP sadece 7 yıllık değil, 60 yıllık bir muhalefet partisi. Bu unutuluyor. AKP’nin, AB uyum yasaları dışında, CHP ile konuşmaya tenezzül ettiği görülmüş müdür ? Koalisyon ortağı gibi güdülen ve güdümlenen bir muhalefet partisi dünyanın neresinde var ? “Var !” diyenin ağzına biber sürerler. O halde, bireysel ikbal ve tatmin dışında, siyasal hukuk geleneği içinde bulunmayan bu kuduzca saldırının nedeni, nedenleri ne ?
***
Bu saldırıların psikanalizini burada yapmanın gereği yok. Hadi AKP’nin tavrını da anladık diyelim : CHP’yi bir mayın eşeği gibi kullanmak istiyor. Peki DTP’nin ve PKK sözcü ve sempatizanlarının hal ve tavırlarını anlamak mümkün mü ? Hangi hak ve kafa ile CHP’den de açılım planı istiyorlar, CHP’nin AKP’nin açılım planını desteklemesini istiyorlar ?.
AKP iktidarının Kürtçülük tarafına ne vereceği belli değil. Ama Kürtçülük tarafının ne istediği çok belli. Bu “belli”yi azdan çoğa doğru sıralayalım :
1.Yerel (territorial) ya da işlevsel (fonctionnel) yerinden yönetim.
2.İspanya örneği bölgesel devlet.
3.Ayrılma yoluyla federal devlet (federal devlet ya da konfederal).
4.Bağımsız devlet.
5.Hiçbiri olmaz ise ne olduğunu henüz bilmediğimiz alakürtçü bir devekuşu devlet.
Aslına bakarsanız, Kürtçülerin kafasındaki çözüm 5’ten 1’e doğru.
Konuşmalarına ve takınılan ortak tutuma bakılırsa, CHP kendisine hazırlanan “müteselsil kefil” tuzağının çok farkında. Bu nedenle, CHP bu tuzağa düşmediği, “mandepsiye basmadığı” için kudurgan saldırıların hedefi oluyor.
Durum böyle iken, DTP en azından böylesine bir yüzsüz kumpasta yer almamalı, sürecin içinde ve sonunda, CHP’nin kapısını çalmaya yüzü olmalı.
***
Türkiye öyle bir duruma geldi ki CIA güdümlü kudurgan tayfa nedeyse kötü hava koşullarından dolayı CHP ve TSK’yı sorumlu tutacaklar. CHP’yi ve TSK’yı itibarsızlaştırmak için her fırsattan yararlanıyorlar. CHP’nin iktidar alternatifi olmasını engellemek istediklerini düşünmek çok mümkün. Bunların, AKP ve Saadet Partisi (SP)’nin birbirinin alternatifi olduğu iki partili bir düzenek hayal ettikleri de düşünülebilir.
Bir muhalafet partisi ülkenin yüksek çıkarları için kendisini feda edebilir! Ancak bir muhalefet partisinin iktidardaki partiyi kurtarmak için kendini feda ettiği nerede görülmüş ?
Not: 08.09.09 tarihli yazımda, adını “Eski CHP’li” olarak yazdığım Eşref Erdem halen 23.Dönem CHP Ankara Milletvekilidir. Düzeltir özür dilerim.