KÜRTÇÜLÜK SORUNUNUN TERSİ VE YÜZÜ (8)

İspanya’nın zili, şalı ve gülü :  Türkiye’nin Kürtçülük sorunundan söz ederken bir başka ülkeyi (İngiltere, İspanya, Almanya, İtalya, vb.) örnek göstermek son derece tehlikeli ve gereksiz bir çabadır. Bunu taa 2002 yılının 30 haziran ve 7 temmuz günlerinde Hürriyet gazetesinde yazmışım. “Hanımefendiler, Beyefendiler ! Gördüğünüzden göz kirası istemeyin !” demişim.

Bu konuda ayrıca Isırganın Faydaları (Dünya Kitap) yer alan  “Valencia ! Valencia !” başlıklı yazımı da (S.177) okuyabilirsiniz.

Kürtçülüğün taleplerini meşrulaştırmak için tarihten,yabancı ülkelerden örnek vermenin hiç mi hiç gereği yok ! Ayrıca “Çanakkale’de, Sakarya’da birlikte savaştık !”, “Cumhuriyeti birlikte kurduk !” gibisinden tevatür güzellemeler de gerekmez. Bu kırılgan örneklere başvurmadan da özerklik, federasyon ve bağımsızlık istenebilir. Bu da harbî ve dürüst bir tavır olur.

Yararsız tartışmalara girmek istemediğim için arkadaş yazarın adını vermeyeceğim. Arkadaşımız da  ulus ve üniter devlet bağlamında İspanya’yı örnek veriyor. İspanya anayasasından alıntılar yapıyor. “Anadilde öğrenim” konusunda  safyürekleri  inandırmak için sadece İspanya değil, İtalya, Almanya ve İngiltere de örnek gösterenler de var !

30 Haziran 2002’de bakın ne yazmışım : “Modern İspanya tarihinin belli bir döneminde, sivri akıllı biri eline kalem ya da makası alıp ‘Şu ülkeyi 17 özerk bölgeye ayırayım; 1+3 resmi dil icat edeyim’ dememiştir. Bir zamanlar birer krallık, kontluk ve derebeylik olan günümüz özerk bölgelerinin tarihsel geçmişleri en azından İspanya tarihi kadar eskidir.”

Aslında  çok daha eskidir.

Romalılar döneminde de, Endülüs Emevileri döneminde de, Katolik Krallar döneminde de (İspanya’da) Katalunya prensliği var idi. Demokratikleşme döneminde eski parsellere dönüldü.

Bismarck 1871’de Almanya Birliği’ni sağlamadan önce Bavyera, Trüringen, Alamanya, Prusya, Brandenbourg vb. devletleri zaten var idi. Prusya ve Kuzey Almanya devletleri 1867’de Kuzey Almanya Konfederasyonunu kurmuştu. Günümüz Almanyasının federe eyaletleri aslında geçmişleri Roma’ya, ortaçağa dayanan bu eski devletlerdir.

Kont Cavour da 1871’de Lombardiya-Venedik krallığını, Toscana, Modena, Parma şehir devletlerini, Napoli krallığını, Cenova Cumhuriyeti’ni, Piemonte-Sardinya devletini birleştirerek İtalya Birliği’ni kurmuştu. Aynı parseller bugün de geçerli.

Osmanlı Devleti Anadolu Beylikleri’ni ortadan kaldırmasaydı, beylik hanedanları devam etseydi; yani Karaman, Menteşe, Aydınoğulları, Germiyan beylikleri ile öteki beylikler günümüze kalsaydı ; Osmanlı İmparatorluğu parçalanmayıp, kendi ulusal devletlerini kuran Balkan devletleriyle bir Federasyon kursaydı, 1923’te Anadolu ve Rumeli Federal Cumhuriyetleri Birliği devleti kurulabilirdi.

Ulusal Birlik Anadolu’da kurulduğu için Anadolu parçalanmadı. Bu birlik Balkanlarda sağlanmadığı için başını alan gitti. Kürt aşiretleri herhangi bir şekilde bu oluşum içinde yer almıyorlar. En kabadayı aşiret reisleri Bedirhan Bey bile Padişaha yazdığı  5 Safer 1263 (1846) tarihli arızayı “Kulunuz Bedirhan b.Abdullah” diye imzalıyordu. (Bilal N.Şimşir, “Kürtçülük 1787-1923, Bilgi Yayınevi, S. 100) Bu nedenle tarihsel miras safsatalarını bir yana bırakmak ve günümüzün evrensel ve demokratik haklarının tamamından yararlanmak, yararlandırmak gerekiyor.

(Hürriyet, 16 Eylül 2009)

(Direnen Cumhuriyet, Destek Yayınları, 2010)

***

EK AÇIKLAMA:

 

Ve günümüzün evrensel ve demokratik hakları arasında bir ulusal ve üniter devleti federasyonlara bölmek hakkı yoktur. Bana inanmayan bir devletler hukuku uzmanı ile konuşsun.

 

26 Şubat 2015