LAİKLİK İLKESİ ANAYASAYA KONDU

6 Şubat 1937 – 6 Şubat 2007. Laiklik tamı tamına 70 yıldır Anayasamızın en önemli maddesi. Laiklik 6 Şubat 1937 tarihinde Anayasa’ya girdi ama 3 Mart 1924 tarihli “Şer’iyye ve Evkaf ve Erkan-ı Harbiye Bakanlıklarının Kaldırılmasına Dair Siirt Milletvekili Halil Hulki Efendi ile Elli Arkadaşının Kanun Teklifi”nin yasalaşmasından itibaren zaten uygulanmaya başlanmıştı.
***
Sözüm meclisten dışarı, kimi münafığa bugün de bir laiklik dersi vereceğiz. (Çocuklar) Laiklik ikiye ayrılır:
1.Ruhunu 1789 Büyük Fransız Devrimi’nden alan laiklik. Buna Türkiye’de kimileri “laikçilik” de diyor.
2.Aslında laiklik sayılmaması gereken ABD’nin Anglo-Sakson sekülarizmi.
Bu iki kavram arasındaki derin fark demokrasi anlayışlarına da yansır. Çünkü ABD zihniyeti mülkiyet+liberalizm+özgürlük ayakları üzerine otururken Fransız-Avrupa zihniyeti özgürlük+eşiklik+kardeşlik şiarı üzerine oturur. Bu ilkeler sonuçta demokrasi anlayışlarına da yansır. İlki liberal demokrasi’yi, ikincisi cumhuriyetçi demokrasi’yi dünyaya getirir.
Şimdi yeniden fomüle ediyorum:
1.(Mülkiyet+liberalizm+özgürlük) › (sekülarizm) › (liberal demokrasi).
2.(Özgürlük+eşitlik+kardeşlik) › (laiklik) › (cumhuriyetçi demokrasi).
***
Bu iki dünyanın birbirini anlaması ve birbirine dönüşmesi mümkün değil. ABD’nin insan birimi: Birey. Fransa-Avrupa’nınki ise : Yurttaş.
ABD devriminin amacı : Bireyci mülkiyet. Fransız devriminin amacı : Halkçı mülkiyet.
ABD devrimi Amerika kolonisinin elitleri tarafından İngiliz sömürgecisine karşı yapıldı. Efendi değişti, ama toprak mülkiyeti ile kölelik düzeni değişmedi. Amerikan devrimi sosyal içerikten yoksun bir bağımsızlık savaşıydı. Bu yüzden sosyal devlete kapalıdır.
Sosyal içerikli Fransız devrimi sosyal devletin mucididir.
***
Bir başka ilişkiyi de akılda çok iyi tutmak gerekiyor:
1.ABD sekülarizminde kilise ve halk ikilisi devlete karşı işbirliği yaptı.
2.Fransız-Avrupa laikliğinde ise devlet ile halk ikilisi kiliseye karşı dayanışma yaptı.
Bunlar öğrenilmeden sapla saman karıştırılır ve sekülarizm ile laikliğe cenk yaptırılır. Bizim liberal erkana ve amerimanofillere kalsa Türkiye kendi laikliğini bırakıp Protestan cemaatlerin gerici sekülarizmini kabul etmeli.
Sekülarizm ve laik düzenlerde devlet ve din birbirinden ayrılmıştır. Ama iş bu kadar basit değildir. Çünkü : ABD sekülarizminde devlet dinlere güya eşit uzaklıkta durur. Fransız-Avrupa-Türk laikliğinde, laiklik, birey ve toplumu dinlerin baskısına karşı korur.
Cumhuriyet’i kuran kadro işin özünü çok iyi bildiği ve radikal dinci devlet virüsünün tehlikesini öngördüğü için laiklik ilkesini Anayasa’ya koydu. Bu nedenle laiklik, R.T.Erdoğan, Bülent Arınç, Sami Selçuk gibi beylerin keyfine göre yeniden tanımlanamaz !