LİSELERİN KÖTÜ KADERİ

Değerli hukuk insanı Bülent Serim’den (YÖK eski Üyesi, Anayasa Mahkemesi eski Genel Sekreteri) bir e.posta altım. Birlikte okuyalım:
[“Bugünkü yazınızda (10.12.2010, “Lisede İhtilal”) liselerdeki yeni sistemi ele alıyor ve imam hatiplerin durumunun ne olacağını, yeni sistemdeki yerini sorguluyorsunuz. Küçük bir katkıda bulunmak istedim.”
***
“Sekiz yıllık AKP iktidarı döneminde, Atatürkçü Cumhuriyeti İslami yapıya büründürmek bağlamında, esasen ortaöğretim kurumlarında da çok yol alınmıştır.
•Talim Terbiye Kurulu değiştirilerek, ders ve okuma kitaplarından Atatürk ilke ve devrimleri çıkarılmaya çalışılırken, bu kitaplara dini içerik kazandırılmıştır. Evrim kuramı, yerini yaratılış öğretisine bırakmıştır. Felsefe derslerinde bile yaratılış kuramının ağırlık kazanmasına ilişkin değişiklikler yapılmıştır.
• İlahiyat kökenliler milli eğitim ve okul müdürü yapılırken, öğretmen yokluğu bahanesiyle imamlar din dersi öğretmeni yapılmaya başlanmıştır.
• Peygamberimizin doğum günü, hicri takvim nedeniyle her yıl değişik tarihlerde ve “Mevlüt Kandili” olarak kutlanırken, bununla yetinilmemiş ve Kutlu Doğum Haftası ihdas edilmiştir. Ne tesadüftür ki, bu hafta “Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı” haftasına denk getirilmiş, törenler yönetmeliğe bağlanarak sözüm ona hukuksallaştırılmış, yaygınlaştırılmış ve sayısı hızla artırılan etkinliklerle kutlanıp ulusal egemenlik haftasının üzeri örtülmeye çalışılmıştır.
• Din kültürü öğretmenlerinin sayısı, fen ve sosyal bilimlerdeki öğretmen sayısını aşmıştır.
• Okullarda artık mescitler açılmakta, öğrenciler kurum araçlarıyla topluca Cuma namazlarına götürülmektedir.
• Bu tablo Türkiye’de ortaöğretimin geldiği son durumu göstermektedir. Kısaca, laik eğitim, geçen sekiz yıl içinde dinselleştirilmiştir.
***
“Anımsayacağınız üzere, siyasal iktidar geçmişte “tüm liseleri imam hatip liselerine dönüştüreceğiz” demişti.
İşte yeni tasarımla yapılmak istenen budur. Tüm anadolu liseleri, içerik olarak imam hatipleştirilecektir.
Bunu sağlamak için, yukarıda belirttiğimizin dışında iki şey daha yapılacaktır. (ı) Türban yeni sistemde ortaöğretim kurumlarında da serbest bırakılacaktır. (ıı) Seçmeli din dersi adı altında, ilahiyat öğretimine ağırlık verilecektir.
Böylece, “imam hatip eğitimli” kafalar için yalnız tüm yükseköğretimin değil, harp okullarının da yolu açılacaktır.”] ***
Daha önce de yazdığım gibi, bu lise operasyonunun parlak vitrininin ardındaki asıl amacı açıklayalım:
1.Genel liseleri imam-hatip liselerine dönüştürmek,
2.Din adamı yetiştirmek için imam-hatiplerin yerine 1924’te kapatılan medreseleri açmak.
İmam-hatipleri kuruluş amaçlarına göre yeniden kurmadan gerçek bir lise reformu yapılamaz.