“LİSELİNİN PSİKOLOJİSİ İLAHİYATÇIYA EMANET”

“Soyut demokrasi” fetişistlerinin bir gün olsun Türkiye’nin eğitim-öğretim sorunlarıyla ilgilendiklerine tanık olmadım. Şimdi aynı kişilerin Türkiye’nin laik düzenini kurtarmak için sorumluluklarını yerine getiren Anayasa Mahkemesi’nin gerekçeli kararlarına karşı saldırıya geçtiklerini görüyoruz : Anayasa Mahkemesi yetki sınırlarını aşmışmış…
Anayasa Mahkemesi, Anayasa değişikliklerini sadece şekil yönünden denetleyebilirmişmiş…
Anayasa’nın değiştirilmez maddeleri fesat çevrilerek etkisizleştirilmek istenirse, öze yönelik bu tür girişimlerin durdurulması gerekmez mi ?
İktidar, Anayasa’nın 174 maddesi tarafından korunan Devrim Yasaları’na aykırı maddeleri ve hükümleri Anayasa’ya sokuşturmaya kalkarsa, Anayasa Mahkemesi, şekil bakımından uygun değişikliği onaylayacak mı ? Anayasa Mahkemesi, yasal ayak oyunlarıyla yapılan sivil darbelere karşı hiçbir şey yapamayacak mı ?
Anayasa Mahkemesi bunun böyle olamayacağını son iki kararıyla kanıtlamış bulunuyor : Yüce Mahkeme, Anayasa’nın değiştirilmesi teklif edilemez hükümlerini doğrudan ya da dolaylı olarak etkileyecek anayasa değişikliklerini esastan inceleyebileceğini bütün dünyaya ilan etmiş bulunuyor.
***
Bir süredir, AKP iktidarının felsefe derslerine din kefeni giydirmeye hazırlandığı konusunda uyarıcı yazılar yazıyorum. Yazılarım TBMM’de de yankısını buldu, CHP İstanbul milletvekili Mehmet Sevigen, Milli Eğitim Bakanı’nın yanıtlaması için soru önergesi verdi.
AKP, lise müfredat programında istediği değişikliği yapıp felsefeye “din kefeni” giydirirse, bu eylem Anayasa’ya aykırı olur mu olmaz mı ? Felsefenin özgür düşünce ve kuşku ilkesinin yerine dinsel dogmaları öğrenen bireylerden oluşan toplum demokratik duyarlığa, demokratik ruh ve akla sahip olabilir mi ?
Demokrasi fetişistlerinin bu soruyu mutlaka yanıtlamaları gerekmektedir. Sadece TSK’yı sivil toplumun ve politik alanın dışına iterek demokrasi sağlanamaz. Bu yöntemle TSK’yı pasifize etmiş olursunuz belki ama dinsel dogmaların güttüğü bir toplumda teokratik istibdat kurarsınız. Yani demokrasi ile diktatörlüğün karışımı olan “Demokratur” kurarsınız !
***
AKP iktidarının Milli Eğitim’e yeni bir saldırısı var. Milliyet gazetesinin 14.10.08 tarihli ve Gürkan Akgüneş imzalı haberine göre iktidar yeni bir fesadın peşinde: “Yenilenecek ortaöğretim müfredatı kapsamında Milli Eğitim Bakanlığı’nın hazırlattığı Psikoloji Öğretim Programı’nı yazan komisyonun başına Erciyes Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğretim üyesi Doç.Dr.Ali Kuşat” getirilmiş.
İlahiyat kökenli bir bilim adamına programın hazırlatılmasına anlam veremediğini belirten Hacettepe Üniversitesi Psikoloji Bölümü Öğretim üyesi Prof.Dr.Melike Sayıl “Popüler psikoloji konularının yer aldığı, Türkiye’den olsun diye abuk örneklerin yer verildiği bir program olmuş… Örneklerde konu kaymış. Hiçbir şekilde onun lise öğrencisine okutulabileceğini düşünemiyorum” değerlendirmesini yapıyor.
***
Okullarda öğrenilmeyen demokrasi, içselleştirilmeyen özgür düşünce başka bir yer ve zamanda öğrenilemez ! Demokrasi fetişistlerinin, külüstür (liberal) solcuların biraz da bu işlerle ilgilenmelerini beklemeyelim mi ?.. Kendileri için öğrenme fırsatı da olur !