MEDRESE CEHALETİ BİLİME KARŞI

Biri, gazetecilerin sorusuna karşı saldırıya geçerek soruyor: “Evrim, adı üstünde bir teori. Onu anlatıp evrim karşıtı teorileri anlatmamak bilimsel bir tavır mı?”
Bu soruyu soran, ne bir kilise zangoçu ne de bir Cinci Hoca. Türkiye Cumhuriyeti’nin koskoca Milli Eğitim Bakanı ve sözünü ettiği de Darwin’in Evrim Teorisi.
Üniversite hocaları dilekçe vererek, dinci yaratılış doğmasının okul müfredatlarından çıkartılmasını istemişler, Milli Eğitim Bakanı da Kırkpınar Meydanı’nda bilim adamlarına meydan okuyor. Cehaletin meydan okuması!
***
Artık ilkokul öğrencilerinin bile bildiği “Bilimsel süreklilik”ten haberi bile yok Milli Eğitim Bakanı’nın. Başta Bakan olmak üzere bilmeyenlerin için birlikte anımsayalım:
Charles Darwin’den önce, dedesi Erasmus Darwin var, Lamarck var, Robert Chambers var.
Charles Darwin’in elinde dikkat ve merakından başka bir silahı olmadığı için evrimin yasalarını kanıtlayamamıştı. Dinci muhalifler bir maymunun gözümüzün önünde insanlaşmasını istedikleri için teori ya da yasanın zaten kanıtlanması da gerekmez.
***
Bilim tarihinde kanıtlanmış kuram ve yasaların yıllarca sonra fark edildiği çok görülmüştür. Aynı şey, Darwin’in devamı sayılabilecek Gregor Mendel’in de başına geldi. Biyoloji ve matematik bilgisine sahip olan rahip Mendel 1850-1860 yıllarında bitkilerin kalıtımı üzerine deneyler yaptı. Ama buluşunu Brünn Doğa Cemiyeti ciddiye almadı.
Mendel’in bulguları ancak 1900 yılında değerlendirilebildi. Mendel’in “kalıtımsal elementler” adını verdiği paketçiklere Danimarkalı botanikçi Wilhelm Johannson “Gen” adını verdi. 1930’lu yıllarda genetik ile Darwinci doğal seçmenin evliliğinden Yenidarwincilik doğdu.
1953 yılında, Francis Crick ile James Watson DNA’nın çif te helezonlu yapısını açıkladıklarında, iki ata organizmadan gelen genetik malzeme birleşince tam olarak neler olduğunu anlamak mümkün oldu.
Sonuç: Türlerin Kökeni’nin yayımlanmasından neredeyse yüz yıl sonra, kalıtım mekanizması sonunda açıklandı ve ortaya çıkanın da Darwin’in doğal seçmesi için kusursuz bir araç olduğu görüldü.
***
Bunun üzerine Papa II. Jean Paul, 1996 yılında Papalık Bilimler Akademisi’ne bir mesaj gönderip teslim bayrağı çekti:
“Yeni bilgiler bizi evrim teorisinin bir varsayımdan öte olduğunu inanmaya itti. Bu teorinin, çeşitli bilim dallarındaki bir dizi buluştan sonra, araştırmacılar tarafından giderek kabul edilmesi gerçekten hayranlık uyandırıcı. Birbirinden bağımsız çalışmaların önceden kararlaştırılmamış, uydurulmamış, sonuçlarının aynı noktada birleşmesi, teorinin lehinde bir kanıt olarak yeterli.”
Bundan önce, 1965 yılında, Lutherci Dünya Federasyonu’nun Evrim Hakkında Bildirisi de evrimin varsayımlarından kaçmanın olanaksız olduğunu ilan etmişti. (Cyril Aydon, “Charles Darwin”, Doğan Kitap, S.219-236).
***
Türkiye Cumhuriyeti’nin Milli Eğitim Bakanı’nın çapı ne yazık ki bu gerçekleri anlamak için yeterli değil. Doğan Kitap yöneticilerinden rica ediyorum Milli Eğitim Bakanı’na birkaç “Charles Darwin” kitabı armağan etsinler.