MERKEZİ İKTİDARLAR MERSİN’E KIYMIŞTIR

Şu anda Mersin’de 250 bin dolaylarında Kürt göçmen olduğu tahmin ediliyor. Bu insanların arasında işsizlik oranı çok yüksek. Ama işsizlik artık göçmenlere özgü bir durum değil. Özellikle birinci ve ikinci Irak savaşları Mersin’in yaşamsal organlarını parçalamıştır. Mersin’de her sektör kapasitesinin çok altında çalışmakta. Mersin’in talihinin ters dönmeye başlamasından itibaren merkezi hükümetler bu kent için parmağını bile oynatmamış ve üstüne üstlük 250 bin doğu göçmeninin bütün sorumluluğunu Mersin’in omuzlarına yüklemiştir.
Eğer bugün göçmenlerin yerleşim, eğitim, sağlık sorunları çözümlenmiş ve göçmenlere olanak ölçüsünde iş olanağı yaratılmış ise, bunda hükümetlerin bir dirhem katkısı bulunmamaktadır. Yapılan ne varsa, Mersin’in yerel yönetimleri, iş verenleri, meslek odaları ve Mersin halkı yapmıştır.
Bu gerçeği hükümet kadar sokak ve caddelerde PKK bayrağı taşıyanlar da, “Biji Apo!” diye bağıranlar da bilmelidir.
***
Ancak fiziki yerleşimin yanında, sosyo-kültürel ve ekonomik uyumun sağlandığını söylemek mümkün değil. Bunun için gerekli olan yerel olanaklar sınırlı kalmış, merkezi katkılar Mersin’in semtine uğramamıştır. Yeni göçmenlerin kent bilincini yükselterek eskilerle temas ettirecek dinlenme alanları, kent kullanım havzaları, kültürel temas çevreleri yeterli olmamıştır.
***
Şu anda, Kürt göçmenlere yönelik maddileşmiş bir tepki hemen hemen yok gibidir. Kentin gündelik ritminde kaygı uyandıracak herhangi bir gerilim söz konusu değil.
Ancak, bilinen nedenlerle doğu ve güney-doğudan toplu halde göç eden ailelerde çok ciddi bir işsizlik sorunu vardır. Çocuklar başta olmak üzere geleneksel aile ilişkilerinin bir arada tuttuğu bireyler artık yabancılaşma sürecine girmiştir.
Yerel yönetimlerin müdahale boyutlarını çoktan aşmış olan bu hastalıklı durum merkezi yönetimin sorumluluk yüklenmesini gerektirmektedir. Mersin artık yerel yönetimleriyle, iş çevreleriyle, meslek odalarıyla ve halkıyla tıkanma noktasına gelmiş bulunmaktadır.
“Eski Mersin”in bilinç ve kent sorumluluğuyla korunan huzur dengesi PKK ve Kürt fesadı yüzünden her an bozulabilir.
***
Bütün Türkiye’ye ve AKP hükümetine ilan ediyorum ki: Daha çeyrek yüzyıl önce 21.yüzyılı yakalamış olan Mersin’in bugün belini büken işsizlik, sosyo-kültürel sorunlar, terör girişimleri merkezi iktidarların Mersin’e bir armağanıdır.
Kentin geleneksel kimlik ve kişiliği, bu sorunların patlama noktasına gelmesine olanak vermese de, istatistikler ve bilimsel gözlemler, Mersin için çok özel bir program uygulamak gerektiğini göstermektedir. Sorun yerel yönetimlerin boyutlarını çoktan aşmış bulunmaktadır.
***
Mersin, yerel yönetimleriyle, Sanayi ve Ticaret, Deniz Ticaret ve Ziraat odalarıyla, Mersin Borsası ile sivil toplum örgütleriyle geleceğe yönelik hazırlıklar yapmıştır, yapmaktadır. Bundan sonrası günümüz hükümetine ve göçmenlerin uyum iradelerine bağlıdır.