MERSİN KENTİ EDEBİYAT ÖDÜLÜ VE OSMAN ŞAHİN DESTANI

Mersin Kenti Edebiyat Ödülü bugün Arslanköylü hemşerimiz Osman Şahin’e veriliyor. Mersin’de ! Osman Şahin’in yapıtını bir destan, bir bozlak, bir uzun hava olarak düşünürüm. Geyik kokusu ve keçi çıngırakları birbirine karışır. Mersin Ticaret ve Sanayi Odası’nın desteklediği ödülün Osman Şahin’e verilmesinin gerekçesi Ödül Kurulu tarafından şöyle açıklandı:
***
*Toplumsal sorumluluk duygusunu tutkuyla yüklendiği öykü yazarlığında otantik bir Türkiye gerçeği içinden evrensel gerçekliğe ulaştığı, *Açık ve aydınlık söyleyişiyle, törenin egzotik katmanlarını edebiyata açtığı, *Acı çekerek sevdiği güney/doğu insanımızı kendine özgü anlatım dehası, gerçekçi ve etkin bir edebiyat diliyle dramatize ettiği, *Torosların bilinmeyen antik kentlerinin gizemli dünyasını epik, yalın ve masalsı bir söyleyişle çağdaş Türk edebiyatına taşıdığı, *Yurdunu yüreğinde taşıyan soy sanatçı kuşağının örnek bir temsilcisi olarak Türkçenin bütün söyleyiş olanaklarını ulusal ve uluslar arası edebiyat çevresine armağan ettiği , *Ülkemizde edebiyat/sinema ilişkisindeki tarihsel sürecin en önemli yazarı olduğu için öykücü ve romancı Osman Şahin oybirliği ile ödüle değer bulunmuştur.
***
Osman Şahin hepsi 28 kitapta toplanan 117 öykü yazdı. Öykülerinden 23’ü sinemaya aktarıldı. Bunların 18’inin senaryosunu kendisi yazdı. Yapıtları 10 dile çevirildi ve kitap olarak yayınlandı.
Osman Şahin 3 Mart 1940 günü Mersin’in “şanlı” Arslanköy’ünde doğdu. Diyarbakır Dicle Köy Enstitüsü’nde okudu. 1961 yılında Gazi Eğitim Enstitüsü’nün Beden Eğitimi Bölümü’nden mezun oldu. Soyu tükenmekte olan gerçek bir öğretmen ve çok gerçek bir yazar. Aynı dilde yazdığım için kendisinden onur duyduğum bir yazar !
Bir yığın ödül aldı. Merak edenler internette Osman Şahin maddesine baksınlar. Çünkü ben Arslanköy’den söz etmek istiyorum.
***
Türkiye’nin demokrasi kalelerinden, ocaklarından biri olan Arslanköy’ün adı eskiden Efrenk idi. Kurtuluş savaşı direnişinde gösterdiği kahramanlık dolayısıyla adı TBMM kararıyla Arslanköy oldu. Arslanköy Toroslar’ın tepesinde 1453 metre yükseklikte bir yer. Biraz aşağısında dedem Kör İbram’ın köyü Demirışık var. Eskiden bol geyik olurdu ora dağlarında.
Arslanköy, Kuvvayı Milliye’de Fransıza karşı Mersin direnişinin başladığı yer.
1946 seçimlerinde, seçim sandıklarına jandarma el koymaya kalkışınca, kadınlar ayaklandı ve seçim sandıklarını korudu. Önce DP’ye daha sonra CHP’ye oy verdi.
Bu olay üzerine Recep Bilginer “İsyancılar” adlı ünlü klasik oyununu yazdı. Osman Şahin’in babası Tahir Şahin hem köyün hem de oyunun muhtarıdır.
Arslanköy artık belediye ve nüfusu 2007 sayımına göre 4.104 insan. Okuma-yazma oranının yüksek olmasına karşın, gazete de satılan kitapçısı yokmuş, ki çok ayıptır. Gazete okumak isteyenler dolmuşla Mersin’den getirtiyormuş. Bunu biraz önce öğrendim ve hayal kırıklığına uğradım. O Arslanköy ki kadınları tiyatro kurup “Hamid” adıyla Shakespeare’in Hamlet’ni oynamıştır. Bu nasıl bir iştir Arslanköy ?!
***
Not: Türkiye işçi sınıfı emekçilerinin haklı grevlerini ve protesto eylemlerini bütün kalbimle destekliyorum !……