MERSİN MEVSİMİ

“Mersin Mevsimi”ne dün yayımlanan “Hey Gidi Aç Doyuran Tarsus” ile başladık! Aslında bu yazıyı geçen yılın aralık ayında yazmalıydım. Ama iktidar tarafından yaratılan yapay sorunların peşinde sürüklenirken bugüne kadar geldik.
O sıralar yazının başlığını “Mersin Valiliğine Övgü” koyacaktım. Fazla iddialı olur diye vazgeçtim.
Mersin Valisi Hüseyin Aksoy, 18/11/2009 tarihli mektubunda, Mersin Valilik’inin Mersin Üniversitesi işbirliği ile “Mersin Valiliği Sosyal Araştırmalar Dizisi” genel başlığı altında üç inceleme kitabı yayınlanmış olduğunu haber veriyordu:
***
1.Doç.Dr.Yaşar Erjem,”Mersin’de Göç, Kentleşme ve Sosyal Problemler”: Mersin çeşitli nedenlerle 1980’den sonra aldığı yoğun göçten kaynaklanan hızlı bir nüfus artışı yaşamış ve göçle gelen nüfus kent ile bütünleşemediği için başta toplumsal ve kültürel alanlar olmak üzere çeşitli sorunlar ortaya çıkmıştır. Bu sorunlar Mersin’in gelişmesini engellemiştir.
2.Doç.Dr.Yaşar Erjem,“Mersin’de İntihar ve İntihar Girişimleri”: Mersin, intihar alanında Türkiye’de ilk on il arasında yer alıyormuş. Bu gerçekten hareketle intiharlar ve intihar girişimleriyle ilgili veriler analiz edilip, “Sosyal ve psikolojik nedenler tesbit edilerek intiharların önlenmesi amacıyla” yapılan bir bilimsel çalışma.
3.Dr.Mehmet Güngör,“Mersin’de Sokakta Yaşayanlar ve Çalışan Çocuklar, Sorunlar-Çözümler”: “Mersin gibi göç alan Büyükşehir statüsündeki illerin ortak sorunlarından olan, sokakta yaşayan ve çalışan çocuklar da bir diğer araştırma konusu olup bu konuda Valilik projeler geliştirerek çeşitli çalışmalar yapmış ve sorunun çözümünde önemli mesafeler alınmıştır.”
***
Mersin Valiliği’ni, “Kentin Kurucu Aileleri”nden birinin 73 yaşında bir çocuğu olarak, yaptığı bu bilimsel çalışmalardan dolayı bütün kalbimle kutlarım.
Başta, Büyükşehir Belediyesi ve kent içi belediyeler, Ticaret ve Sanayi Odası olmak üzere, Mersin’in sorunlarına ve dertlerine deva arayan bütün Oda, Kurum ve Kuruluşlar’a Mersin Valiliği’nin öncülük etmesi sorunların çözümünü kolaylaştıracaktır.
Bu işbirliği son derece önemli! İşbirliğinin gelişerek gerçekleşmesi durumunda, Mersin’in Türkiye’nin bir numaralı il ve kenti olmaması olanaksız. Ekonomisi, turizm, ticaret ve tarım sektörlerine dayalı üretim alanları ve ülkemizin ilk serbest bölgesi ile bir uyuyan dev! Vergi gelirleri sıralamasında beşinci sırada yer alıyor. Ülkeye aldığından çok veriyor, katkıda bulunuyor. 1980’den sonra yaşanan göçler olmasaydı ve “Hükümetler” (“Devlet” demiyorum) Mersin’i bu sorunla baş başa bırakmasaydı, şimdi çoktan İzmit’i ve İstanbul’u geride bırakmıştı. Mersin’i sorunlarından kurtarmak, bir anlamda Doğu ve Güney-Doğu’yu da dertlerinden kurtarmak anlamına gelir. Ama şu göçler mutlaka durmalı, durdurulmalı! (Devamı yarın.)