MERSİN’DE CEVAPSIZ KALAN SORULARIN CEVABI

31 Mart günü saat 11’de benimle görüşmekten kaçıp PKK’lı ölüleri kutsamak, Abdullah Öcalan ve PKK’yı desteklemek için 500 kadın ve çocuğun yaptığı yürüyüşe öncülük eden (Bk.Hürriyet Çukurova baskısı. S.17. 1 Nisan 2006) Demokratik Toplum Partisi Başkanı Ali Bozan’a sormayı düşündüğüm sorular ve bu sorulara yüzde yüz gerçek ve nesnel yanıtlar:
***
-Mersin’de Kürt göçmenlerin yaşadığı gecekondu mahalleleri var mı ?
-Mersin’de “Gecekondu” tanımına uygun herhangi bir yerleşim yeri yok.
-Kürt göçmenlerin yaşadığı mahalleler getto sayılabilir mi ?
-Getto, yönetimin ve ana nüfusun zorlamasıyla oluşur. Mersin’in eski nüfusunun böyle bir zorlaması söz konusu bile değil. Mersin 160 yıldır yabancıya ve “öteki”ne alışkındır. Mersin’e gelip yerleşenler hiçbir zaman “öteki” olmamıştır. Yerleşim biçimi göçmenlerin kendi tercihleridir. Hemşehri ve bölge dayanışması söz konusudur.
-Kürt göçmenlerin yerleşim durumları?
-Kürt göçmenler tapulu, ruhsatlı müstakil evlerde ya da 2-3 katlı binalarda oturmaktadırlar.
-Yerleşim yerlerinin altyapı durumları?
-Bu binaların hepsi kanalizasyon sistemine bağlıdır. Bu binaların hepsinde elektrik ve su şebekesi bağlantısı vardır. Caddeler ve sokakların hepsi kaldırımlı ve asfalt kaplıdır. Çamurlu, toprak yol ve sokaklar yoktur. Bazı müstakil evlerde büyük ve küçük baş hayvan beslenmektedir.
-Eğitim ve sağlık hizmetleri?
-Bütün mahallelerde yeterince okul vardır. Sağlık hizmetleri Mersin’de var olan sağlık kuruluşlarıdır. Bunun dışında belediyelerin hizmet veren sağlık ocakları vardır. Yeterince eczane vardır ve serbest doktorlar yerleşmiştir. Belediyeler meslek kursları açmış.
-Kent olanaklarının durumu?
-Mersin’in eski mahallelerinde bulunan bütün bayilikler, bakkallar, mağazalar (özellikle mobilya mağazaları), atölyeler ve gündelik hayat için gerekli hizmetleri veren işletmeler vardır.
-Polis baskısı var mı?
-DTP Eşbaşkanı Ahmet Türk’ün yeğeni, Akdeniz Belediyesi eski Başkanı Mehmet Fazıl Türk’ün de kabul ettiği gibi, gündelik hayatta herhangi bir polis baskısı yoktur. Polis, Paris banliyölerinde olduğu gibi 24 saat kimlik kontrolü yapmamakta, konutlara ve işyerlerine kontrol baskınları yapmamaktadır. Polisin müdahaleleri operasyonlarla ilgilidir.
Polis, gösteriye katılan kadın ve çocukları gözaltına almamaktadır.
-Kürt göçmenler nasıl geçinmektedirler?
-Avukatlar, doktorlar, mühendisler, mütaahitler, meslek sahipleri kendi işlerini Mersin’in her mahalle, cadde ve sokağında yapmaktadırlar. Lokantalar, kahveler, büfeler yavaş yavaş Kürt göçmenlerin eline geçmekte.
Bunun dışında pazar yerlerinin yüzde 99’unu göçmenler kontrol etmektedir. Onların izni olmaksızın yerli köylü kadınların bir tutam ot satması bile mümkün değil. Fırınların yüzde 80’i göçmenlerin elinde. Seyyar satıcıların tamama yakını göçmen.
***
Kendim sorup kendim yanıtladım. DTP Başkanı Avukat Ali Bozan da olsaydı başka türlü yanıtlayamazdı. Herhangi bir vicdan sahibi de başka türlü yanıtlayamaz. (Devam edecek.)