“MESLEKİ EĞİTİM İMAM HATİPLERLE KARIŞTIRILIYOR”

Sanayi ve sermaye şimdiye kadar toplum ve düzenin sadece kaba inşaatıyla ilgilendi. Hatta, bir temsilcisinin 12 Eylül’de “Şimdiye kadar işçiler güldü artık sıra bizde!” gibilerden bir intikamcılık güttüğünü de anımsıyorum. Ecevit’e karşı ideolojik ilanlar vermeleri de var hesapta. Ama üretimin en önemli oluşturanı olan insan kaynaklarıyla pek ilgilenmediler. Mesleki ve teknik okullarının imam-hatipler yüzünden boğulmasına göz yumdular. Ama ne mutlu ki sanayi ve sermaye de sonunda uyanmaya başladı.
***
19 Kasım tarihli Hürriyet’in ekonomi sayfalarında bir haber vardı:
“70 kuruşa kibrit üretmekten sıkıldı, 6 milyon Euro’ya lüks yat satıyor.”
Ömer Malaz, kibrit üretimi Çin malı çakmaklar karşısında durma noktasına gelince yat üretimine başlamış. Ürettiği yatlar Avrupa’nın en ünlü markalarına rakip olmuş. Olmuş ama “İyi mobilyacı, eli matkap tutan eleman bulamıyorum” diyor. Diyor ama kendisi için gereken nitelikli elemanların yetişeceği sistem için hiçbir şey yapmıyor
Milli Eğitim Şurası’nın “imam hatiplilere üniversiteye girişte katsayı kaldırılsın” önerisine TÜSİAD tepki gösteriyor : “Bu amaçla meslek okullarının kalitesinin iyileştirilmesi, meslek okulu-istihdam ilişkisinin etkin bir şekilde kurulması ve mezunların iş hayatına atılmalarının desteklenmesi gereklidir. Maliyeti genel lise eğitiminden fazla olan mesleki ve teknik liselerden mezun olanların farklı bir alanda yüksek öğrenim görmelerini kolaylaştıran düzenlemelerin ciddi bir kaynak israfına yol açacağı dikkate alınmalıdır” (Hürriyet, 16 Kasım 2006) diyor.
Diyor ama mesleki ve teknik okulları savunmak için hiçbir şey yapmıyor. En azından insan ve kaynak israfı hesaplanarak ilan edilebilir.
***
Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Zafer Çağlayan, meslek eğitimi konusunda Türkiye’nin en büyük şanssızlığının, mesleki eğitim denildiği zaman imam hatip liselerinin gündeme gelmesi olduğunu söylemiş. Ve eklemiş : “Ben imam hatip liselerine karşı değilim. İsteyen gitsin orada okusun. Ama meslek eğitimi ile imam hatip liseleri karıştırıldığı için mesleki eğitimde yapılması gerekenler yapılmıyor.” Ardından, sanayicinin sadece yetişmiş insanı borç alamayacağını belirten Çağlayan “Dünyada acımasız bir rekabet var. Siz burada kaliteli, iyi mal üretemiyorsanız, üretenler gelip burada çatır çatır satıyorlar” demiş. İslamcı Vakit gazetesi (27.11.06), Zafer Çağlayan’ın sözlerini “İmam Hatip lisesi sorunu yüzünden usta bulamıyoruz” manşeti altında yayınlayan bir gazete kesiğini “Arşiv” sayfasında yayınlamış. Kupürün altında şöyle yazıyor : “Sanayici de şikayet ediyor ama YÖK anlamamakta direniyor!”
Sanayici YÖK’ten mi yoksa Milli Eğitim Bakanlığı’ndan mı şikayetçi, açıca dile getirmeli!
***
Biliyorsunuz, benim en önemli yazı konularımdan biri bu sorun. Ne zaman yazsam, sanayicilerden, sanayi ve ticaret odalarından “tebrik ve teşekkür” telefonları gelir. Kendilerine bir önerim var: TÜSİAD, Türk-İş, Disk, Sanayi ve Ticaret Odaları, YÖK ve Milli Eğitim Bakanlığı “kapalı kapılar ardında” toplansınlar, İmam-hatip okulları ile meslek okullarını, bu Siyam İkizleri’ni bir ameliyatla birbirinden ayırsınlar.
Konunun kangren olmasının bir sorumlusu İslamcı iktidar ise öteki sorumlusu yukarda adlarını yazdığım kuruluşlar. Lütfen beni tebrik etmesinler !…