MHP’YE DAIR

Bitpazarımızı açtık,  içinden MHP’yi yorumlayan şöyle bir yazı (Hürriyet, 12 Haziran 2008) çıktı.

Bilgi ve ilginize sunulur.

Özdemir İnce

18 Hazıran 2015

TEKBİİİİİİİİİİİİRRRRRRCİ  MHP

Ulusalcı sıfatını beğenmeyip milliyetçi sıfatını istimal eden Milliyetçi Hareket Partisi (MHP)’nin nümayiş mahallerinde haykırdığı “Tekbîr”  komutu konusunda ansiklopedik bilgi tazelemesi yapalım mı ?

Tekbîr, “Tanrı uludur!” anlamına gelir. Yani “Allahü ekber !” Ezan, Kaamet ve bütün namazlarda söylenir. Ezan okumaya, kaamet getirmeye ve namaza tekbîr ile başlanır. Tekbîr, her namazda, namaza başlarken, rükûa eğilirken, secdelere kapanırken, namaz aralarında rükûdan rükû(y)a geçerken söylenir.

Ve lâkin MHP’liler ve Ülkücüler nümayiş yaparken, birinden kaçarken ve birini kovalarken, bina taşlarken, çelenk parçalarken mutlaka ve mutlaka tekbîr getirirler.

Aralarından biri (belki de reis durumundadır) sağ elinin işaret parmağını havaya kaldırarak “Tekbîîîîîîr” deyu haykırır. Ve cemaat ise cevaben inler:

“Allah-ü Ekber ! Ya Allah Bismillah Allah-ü Ekber !”

Bu haykırmalar epeyce sürer, duruma göre ! Ancak Ezan, Kaamet ve Namaz ile hiçbir ilişkisi yoktur bunların. Yeni bir durum !  Bu durum belki de Nümayiş Tekbîri olarak literatüre geçecektir.

“Tekbîr çekme”yi ben daha çok Müslüman Kardeşlerde, Hızbullah’ta, Hamas’ta, El Kaide’de gördüm ve işittim. Bizdeki (ruhsatlı-ruhsatsız) patent MHP ülkücülerine ait !

Darılmak, gücenmek yok : Tekbîr çekme İslamcı bir nümayiş tarzıdır. Milliyetçilik karşıtıdır.

Türk-İslam sentezinde bile caiz olmaması gerekir : Çünkü “Tanrı Uludur!” haykırışına karşı olabilecek bir Türk Milliyetçisi düşünemiyorum.

TRT-TV’nundan arkadaşım Melih Aşık’ın  Açık Pencere’sinden (Milliyet, 07.02.08) bölgesinden aktarıyorum. Çağdaş Eğitim Vakfı ; 4 MHP milletvekili, Prof.Dr.Mithat Melen, Gündüz Aktan, Ertuğrul Kumcuoğlu ve Deniz Bölükbaşı’na gönderdiği mektupta  hayal kırıklıklarını dile getiriyor:

“Partiniz MHP’nin AKP’nin Türkiye’yi İslam ülkesine dönüştürme girişimlerine verdiği koşulsuz destek hiç kuşkusuz hepiniz adına tarihe kara sayfa olarak geçecektir. Bizleri asıl şaşırtan husus; çağdaş uygarlığı görmüş, yaşamış ve değerini bilme durumunda olan sizlerin, partinizin bu eylemlerini açıkca benimsiyor ya da suskun ve sessiz izliyor olmanızdır.”

Adı geçen dört milletvekilini şahsen tanımam. Gündüz Aktan ile 5-6 yıl önce bir kez karşılaştık, el sıkıştık. O kadar!

Çağdaş Eğitim Vakfı’nın, bu dört milletvekilinin Tekbîrciler Partisi’nden aday olmalarıyla birlikte kuşku duymaya başlaması gerekmez miydi ? Gerekirdi, gerekirdi !…

Kıssadan Hisse : Politikada partilerin programları kadar partililerin kimlik ve kişilikleri de önemlidir. Ancak şu kesinlikle görülmüştür ki hiçbir birey bir partiyi değiştiremez, tam tersine partinin kolektif ruhu bireyi kıyma makinesinden geçirir. Kendisine “Türk-İslam Ülküsü”nü şiar edinmiş MHP ile “Türk-İslam Sentezi”ci AKP aslında aynı partidir.

(Hürriyet, 12 Nisan 2008)

 

 

“MHP’YE DAIR” üzerine bir düşünce

  1. Geri bildirim: MHP’YE DAIR

Yorumlar kapalı.