MİKİS THEODORAKİS “TARİHİ DEĞİŞTİREMEZSİNİZ!” DİYOR

Mikis Theodorakis çok önemli bir açık mektup yayınladı. Aynen aktarıyorum:
***
[“Avrupa Konseyi tarihi değiştirmeye karar verdi. Kurbanlarla saldırganları, kahramanlarla suçluları, kurtarıcılarla işgalcileri, Komünistlerle Nazileri ayni kefeye koymaya, tarihi çarpıtmaya kalkışıyor.”
“Avrupa Konseyi, Nazizmin en büyük düşmanını, yani Komünistleri sanık sandalyesine oturtuyor ve Nazilerle bir tutuyor! Hatta bunu kendine dert edinip protesto ediyor, çünkü Hitlerciler uluslararası kamuoyu tarafından kınanırken, komünistler şimdiye kadar ihmal edilmiş, kınanmamışlar!”
“İşte bu yüzden söz konusu kınamaların 23-27 Ocak’ta toplanacak olan Avrupa Konseyi Parlamenterler Asamblesi Genel Kurulu’nda yapılması öneriliyor. Avrupa Konseyi ‘kamuoyu totaliter komünist rejimlerin işledikleri suçlar konusunda bilgisiz olduğu için” ve aynı zamanda ‘Komünist Partiler bazı ülkelerde halen yasal ve aktif oldukları, hatta kimi örneklerde bu suçlardan elini çekmedikleri için’ endişeliymiş.”
“Başka bir deyişle, Avrupa Konseyi, bir zamanlar Gestapo’nun cellatlarının ve Makronisos Kampı’ndaki işkencecilerin de hedefi olan, düşüncelerinden caymamış Avrupalı komünistlerin gelecekte zulme uğrayacaklarını önceden ilan ediyor. Belki de yarın komünist partileri yasaklama kararı alacaklar, böylece Hitler ve Himmler’in hortlaklarına kapıyı aralayacaklar. Bilindiği gibi bu iki adam, komünist partileri yasaklayarak ve komünistleri ölüm kamplarına tıkarak işe başlamışlardı.”
“Fakat sonunda kendi kurbanlarının, Sovyetler Birliği’nde ölen 20 milyon insanın ve Yunanistan da içinde olmak üzere Avrupa’nın dört bir yanında ulusal direniş hareketlerinin ön saflarında canını veren başka yüz binlerce komünistin kanında boğuldular.”
“Ancak tarihin ve halkların gözünde mahkum edilmiş yöntemleri diriltmek isteyen Avrupa Konseyi’ndeki beyefendiler birinciliği başkasına kaptırdılar. Çünkü büyük ağabeyleri ABD, Amerikan hapishaneleriyle doldurduğu, harabeye çevirdiği, binlerce masum kurbanı herkesin gözü önünde korkunç işkencelerden geçirdiği Irak’ta olduğu gibi, Hitler’vari yöntemlerle halkları katlederek onları geçti.”
“Avrupa Konseyi’nin insanlığa karşı işlenen bu suç karşısında, Guantanamo’daki Hitler’vari çağdaş işkence kampları karşısında söyleyecek hiçbir sözü yok.”
“Kendi ülkelerinde, Avrupa’da bile, hiçbir hakka sahip olmayan insanları işkenceden geçirmek üzere özel hapishanelere taşıyan CIA uçaklarına yeşil ışık yakanların, samimi olarak insan haklarıyla ilgilendiklerine nasıl inanabiliriz?”
“Bu insanların savcılık taslamaya hakları yok. Tarih mahkemesi onların büyük ağabeylerini, Vietnam’dan Şili’ye, Güney Amerika’dan Irak’a kadar çeşitli yerlerde işlediği sayısız suç için cezalandırdığında, kendileri de suça göz yummuş olmaları nedeniyle sanık sandalyesine oturtulacaklar, tabii eğer suç ortaklığından yargılanmıyorlarsa.”
“Ne yazık ki bugün yaşamakta olan insanlardan ziyade ölüler adına konuşmak zorundayım. Bu yüzden Nazizmi yenmek, özgürlüğü yüceltmek için Gestapo’nun elinde, ölüm kamplarında, idam sehpalarında hayatını yitirmiş olan komünist yoldaşlarım adına, bu “beyefendilere” söyleyecek tek bir sözüm var: UTANIN! “
MİKİS THEODORAKİS, Atina, 22.12.2005]