MİLLET CAN DERDİNDE, BAŞYÜCE 400 MİLLETVEKİLİ

Hatırlayalım: AKP kantonunda,  kuzusundan kurduna, bakanından bakmayanına, 7 Haziran seçiminden sonra çılgınca yükselişe geçen PKK terörü karşisinda, “Erdoğan başkan olsaydı kaos olmazdı” anlamına gelecek zıvalar söylenmeye başlandı. Gümülcineli Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, Bursa’dan sonra Edirne’de yaptığı konuşmada da “Bugün yaşanan kaosların sebebi bu ülkede başkanlık sistemi olmadığı içindir” dedi.

Son olarak, Başyüce, ATV televizyonunda aynı minvalde bir cümle söyledi. Hürriyet Com. Web Sitesi de konuşmanın can alıcı cümlesini manşet yaptı. Bunun üzerine AKP dünyası  nasırına basılmış gibi ayağa kalktı. Güya Başyüce böyle bir şey söylememiş. AKP Milletvekili ve Gençlik Kolları Başkanı Abdurrahim Boynukalın komutasında gençlik kolları üyeleri Hürriyet gazetesini bastı ve Boynukalın kendiden geçerek “1 Kasım’daki seçimden sonra ne çıkarsa çıksın… Seni başkan yaptıracağız, seni başkan yaptıracağız, seni başkan yaptıracağız” diyerek  yumruk salladı.

Kuru deriden bal çıkartmaya meraklı AKP yandaşlarını çılgına çeviren, Başyüce’den alıntı konuşma bölümü şöyle:

[.”400 MİLLETVEKİLİ” TARTIŞMASI

SORU: “Terör haberleri ve çatışma ortamına gerek Cumhurbaşkanlığı’ndan gerekse de siyasilerden gelen sert açıklamaların neden olduğu yönünde muhalefetin eleştirileri var. Hatta sizin bir metro açılışında söylediğiniz ‘400 vekil istiyorum’ sözünüzün bu çatışmalı ortama gelmesinde etkili olduğu söyleniyor. Bu konuda ne diyeceksiniz?” sorusuna şu yanıtı verdi:

ERDOĞAN: “Bunu anlamak mümkün değil. Bu 400 hedefini gösterme, aslında yeni Anayasa’nın inşası noktasında, inşa edebilsin, kurabilsin. Bu yeni Anayasa temelinde Yeni Türkiye adımını rahatlıkla atabilelim. Buna yönelik bir hedeftir bu. Bunun yanında şunu da görmek lazım. Parlamentoya girme gayreti içerisinde olanların, 80 vekille girdikleri halde, parlamentoda daha zayıf oldukları dönemlerde olmadığı kadar bu dönemde yaptıkları tahribatı ne ile izah edeceğiz. Biliyorsunuz 6-7-8 Ekim olaylarını yaşadık. Suruç olayını, Diyarbakır olayını yaşadık. Burada başka yerlere fatura kesmenin anlamı yok. Bunlar hep bir dayanışmanın, yardımlaşmanın neticesinde ülkemizde bir terör belası estirilmesinden başka bir şey değildi. Terörden rant elde ediyorlar. Yaptıkları şey bu. Eğer 400 milletvekilini alabilecek veya bir Anayasa’yı inşa edecek sayıyı bir siyasi parti yakalamış olsaydı, durum bugün çok daha farklı olurdu.”

SORU: “O zaman istikrar mı olurdu?” sorusuna ise şu yanıtı verdi:

ERDOĞAN: “Her şeyden önce Yeni Türkiye adımını atmak için böyle bir şey çok çok iyi olurdu. Ben Sayın Başbakanımıza hükümeti kurma görevi verdim. Ve CHP ile görüşmeler yapıldı. CHP ile mutabık kalınsaydı, iki partinin sayısı Anayasa’yı inşa etmek için yeterliydi. Ama malesef belli yerlere takılmak suretiyle bu olmadı. Daha sonra MHP ile görüşmeler oldu. O tabi Anayasa’yı yapmak için yeterli değildi ama en azından millete gitme, referandum noktasında böyle bire imkanı sağlayabilirdi. Fakat MHP ile de böyle bir şey yapılamadı. Bir taraftan teröre karşı olduğunu söyleyeceksin, kalkıp da elini, vücudunu taşın altına koymayacaksın. Böyle bir anlayış, bir milli duruş olamaz.”]                                                                     ***                                                                                           Yukarıdaki metinden iki cümleyi alıp anlam kazısı yapalım:

1-“Eğer 400 milletvekilini alabilecek veya bir Anayasa’yı inşa edecek sayıyı bir siyasi parti yakalamış olsaydı, durum bugün çok daha farklı olurdu.”

Pek güzel!.. Söz konusu 400 milletvekilini CHP, HDP ya da TKP (Türkiye Komünist Partisi) çıkarsaydı, ya da bu üç partinin 1 Kasım seçiminde böyle bir sonuç elde etmesi ihtimali olsaydı, Başyüce Erdoğan  böyle konuşabilir miydi?                                                                                                   Başyüce’nin işaret ettiği parti AKP. Dolayısıyla , cümleyi şöyle tercüme edebiliriz: “Eğer 400 milletvekilini alabilecek veya bir Anayasa’yı inşa edecek sayıyı AKP yakalamış olsaydı, durum bugün çok daha farklı olurdu.”

Bunlar bütün Türkiye’yi budala sayıyorlar.

2- “Ve CHP ile görüşmeler yapıldı. CHP ile mutabık kalınsaydı, iki partinin sayısı Anayasa’yı inşa etmek için yeterliydi. Ama malesef belli yerlere takılmak suretiyle bu olmadı.”

CHP’nin başkanlığa yol açacak Anayasa’uı kabul edeceğini nereden çıkartıyor? Herkesi kör ve sağır sanıyor bunlar. Başyüce’nin istediği anayasayı sadece AKP çıkartır. Buna da “Aç tavuğun rüyası” denir.

Ayrıca Başyücenin şöyle cümleleri de var:

ÇATIŞMALAR NEDEN YENİDEN BAŞLADI

[Gidilecek seçimde yine bölge halkını tehdit altında tutmak suretiyle, buradaki oy potansiyelini korumak istiyorlar. Dün vatandaşlar yürüyüş yaptılar. Artık çekin elinizi yakamızdan dediler. Benim Güneydoğu’daki vatandaşımın bunu daha fazla yapması lazım. Çünkü siz bizim evlatlarımızı dağa kaçırdınız. Hala biliyorsunuz kaçırılmış olan yüzlerce, binlerce çocuk var. Bölücü terör örgütü böyle bir yöntemi kendisine seçmişse, diğer vatandaşlara korku salmak için bunu yapıyor. Temenni ederim ki halkımız onun bu durumunu görür ve kararını verir, bu kararını da sandığa yansıtır.

Tüm şehit yakınlarına sesleniyorum. Bizim dinimizde şehitler ölmez. Dünyanın başka hiçbir yerinde askerine Mehmetçik diyen yoktur. Küçük Muhammed adına Mehmetçik denir bizim askerimize. Biliyorsunuz bizde iki yerde kına yakılır. Bir evlenirken bir de askere giderken. Onun için kınalı kuzu vardır. Kınalı kuzu tabirinin altında da bu yatar.]

Yukarıdan şu cümleyi alalım:

Temenni ederim ki halkımız onun bu durumunu görür ve kararını verir, bu kararını da sandığa yansıtır.”

Yani “Halkımız”ın HDP’ye oy vermemesini temenni edıyor. AKP lehine partizanlık yapıyor.

***

Doğal olarak CHP Genel Başkanı konuyla ilgili söz alıyor:

[CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Twitter’daki hesabından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Dağlıca’daki hain saldırı hakkındaki söylediği “400 vekil verilseydi bunlar olmazdı” açıklamasını çok sert bir şekilde eleştirdi.

İşte Kılıçdaroğlu’nun attığı o tweetler:

Dağlıca’da yüreğimize ateş düştü. Her gün aynı acı… Bu acıyı bize yaşatanlara da kandan, gözyaşından beslenenlere de lanet olsun! Her gün şehit haberleri ile yüreğimizin yandığı bu ortamda bile, 400 vekil hesabı yapan Cumhurbaşkanı’nın utancı tüm ülkeye yeter! Ne 400 vekilmiş be… Uğruna ülkeyi kan gölüne çevirdin, anaları evlatsız, evlatları yetim bıraktın. Sende vicdanın kırıntısı bile yok!]                                                                                               ***

HÜRRİYET GAZETESİNDEN SUÇ DUYURUSU:

[Hürriyet Gazetesi  Gazetesi’ne düzenlenen saldırının ardından gazete avukatları, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulundu. Savcılığa sunulan dilekçede, AK Parti Gençlik Kolları Başka­nı ve İstanbul Milletvekili Abdurrahim Boynukalın ile gençlik kolları üyeleri ve kimliği belirlenemeyen protestocuların mala zarar verme, halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit, konut dokunulmazlığını ihlal, suç işlemeye tahrik ve hürriyeti tahdit suçlarından yargılanmaları talep edildi.

Hürriyet Gazetesi’nin avukatları Şehnaz Yüzer, Erem Turgut Yücel ve Eren Şener, saldırının ardından dün İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına başvurarak sorumlular hakkında suç duyurusunda bulundu. Gazetenin Bağcılar’daki yöne­tim binasına gece yarısı gelen yaklaşık 200 kişinin tehditler savurduğu, binaya zorla girdiği, demirbaşlara zarar verdiği, güvenlik görevlilerine saldırdığı ve binayı 3 saat ablukaya aldığı anlatılan  suç duyu­rusu dilekçesinde özetle şöyle denildi:

“Şüpheliler eylemlerini çeşitli sosyal ağlar üzerinden bilinçli ve planlı bir şekilde, yoğun bir kast ile belli bir amaç doğrultusunda gerçekleştirmişlerdir. Dolayısıyla organize ve örgütlü bir eylem olduğu, bu sayede çok geniş kitlelere yayıldığı, bizzat bu paylaşımları yapan şahısların yine Twitter ve benzeri ağlar üzerinden eyleme katıldıklarım ikrar etmeleri ile ayrıca kanıtlanmıştır.

Gazete önünde örgütlü bir biçimde toplanan şüpheliler sloganlar eşliğinde, korku ve panik ortamı yaratarak basım ve çalışanlarını tehdit etmişler, halkı galeyana getirmeye ve müvekkilimize karşı suç işlemeye teşvik etmişlerdir. Bu eylemlerin Terörle Mücadele Kanunu’nun 1. maddesinde ifade bulan temel hak ve özgürlüklerden ifade özgürlüğü, kamunun haber alma hakkı ve basmm haber verme hakkmı engellemek amacıyla yapıldığı açıktır. Ülkemizin en köklü, güvenilir ve tarafsız medya orgamnm bu şekilde, üstelik bir milletvekili ve parti mensubu olduğunu belirten kişilerce hedef seçilme­si, son derece vahim bir olaydır. Bu neden­le tarafımızdan belirlenen Abdurrahim Boynukalm ve belirlenecek diğer kişilere kamu davası açılmasını talep etmek zorunluluğu doğmuştur.]

***                                                                                                      Hürriyet gazetesi yazarı Ahmet Hakan’ın  8 Eylül 2015 tarihli yazısından bir alıntı yaparak  bu zırvalamalardan kurtulacağım:

[Ak Parti seçimden sonra darbe mi yapacak?

AK Parti Milletvekili Abdürrahim Boynukalın, Hürriyet’in önünde haykırdı.

Dedi ki:

“1 Kasım’daki seçimden sonra ne çıkarsa çıksın… Seni başkan yaptıracağız, seni başkan yaptıracağız, seni başkan yaptıracağız.”

*                                                                                                  Abdurrahim Boyukalın’a soruyorum:

-Ne yapacaksınız Abdürrahim Boynukalın?

-Milli iradeyi yok mu sayacaksınız?

-Seçim sonuçlarını tanımayacak mısınız?

-Fiili bir darbeyle Erdoğan’ı “başkan” mı ilan edeceksiniz?

-Polisi ve askeri kullanarak yüzbinlerce insanı hapse mi tıkacaksınız?

-Plan tamam da galeyana gelip ağzından mı kaçırdın?

-Tanklar, panzerler, stadyumlar falan hazır mı?]

 

ÖZDEMİR İNCE

9 EYLÜL 2015

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KILIÇDAROĞLU

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Twitter’daki hesabından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Dağlıca’daki hain saldırı hakkındaki söylediği “400 vekil verilseydi bunlar olmazdı” açıklamasını çok sert bir şekilde eleştirdi.

İşte Kılıçdaroğlu’nun attığı o tweetler:

Dağlıca’da yüreğimize ateş düştü. Her gün aynı acı… Bu acıyı bize yaşatanlara da kandan, gözyaşından beslenenlere de lanet olsun! Her gün şehit haberleri ile yüreğimizin yandığı bu ortamda bile, 400 vekil hesabı yapan Cumhurbaşkanı’nın utancı tüm ülkeye yeter! Ne 400 vekilmiş be… Uğruna ülkeyi kan gölüne çevirdin, anaları evlatsız, evlatları yetim bıraktın. Sende vicdanın kırıntısı bile yok!

***

Ak Parti seçimden sonra darbe mi yapacak?

AK Parti Milletvekili Abdürrahim Boynukalın, Hürriyet’in önünde haykırdı.

Dedi ki:

“1 Kasım’daki seçimden sonra ne çıkarsa çıksın… Seni başkan yaptıracağız, seni başkan yaptıracağız, seni başkan yaptıracağız.”

*

Abdurrahim Bounu Kalın’a soruyorum:

-Ne yapacaksınız Abdürrahim Boynukalın?

-Milli iradeyi yok mu sayacaksınız?

-Seçim sonuçlarını tanımayacak mısınız?

-Fiili bir darbeyle Erdoğan’ı “başkan” mı ilan edeceksiniz?

-Polisi ve askeri kullanarak yüzbinlerce insanı hapse mi tıkacaksınız?

-Plan tamam da galeyana gelip ağzından mı kaçırdın?

-Tanklar, panzerler, stadyumlar falan hazır mı?

***