MİLLİ İRADE İLE İNATLAŞMAK

Anavatan Partisi genel başkanı Erkan Mumcu da belagate (retorik) meraklı politikacılardan biri. 1950 sonrası Türk siyasi hayatında Osman Bölükbaşı düzeyinde güzel konuşma ustası yoktur. Üstelik kürsüye çıkar ve dosyalarca belge ve kanıt sunardı. Ancak seçimlerde bu güzel konuşmasının karşılığını göremezdi.
Siyasette bir liderin güzel konuşmasından çok neyi temsil ettiğine bakılır. Erdal İnönü belki güzel konuşmuyordu ama partisini koalisyonla da olsa iktidara taşıdı.
Bu nedenle Erkan Mumcu’nun siyasi tarihimizde yer alan liderleri çok iyi yorumlaması gerekiyor.
Erkan Mumcu’yu, 4 Ekim 2006 tarihli Vakit gazetesi, “Bırakın milli irade ile inatlaşmayı” cümlesiyle sürmanşete çıkarmış.
Erkan Mumcu bu sürmanşetin de anlamını düşünmeli.
***
Erkan Mumcu genç bir lider, ama “Milli İrade”nin ne anlama geldiğini bilmiyor.
İlkin “Milli İrade” politik değil felsefi-sosyolojik bir kavram. Eskilerin “irade-i milliye” dediği bu kavramın anlamı “milletin isteği, milletin kararı” anlamına geliyor. Seçim sonuçları milletin, ulusun değil “seçmen”in isteğini, kararını, iradesini yansıtır ve “seçmen” de kesinlikle “millet” değildir.
Bir parti liderinin demagoji yapar duruma düşmemesi için bunları çok iyi bilmesi gerekiyor.
Erkan Mumcu, “Milletle inatlaşmayın. Aynı şekilde hatalarınızda ısrar etmeyin. Bu ülkede 28 Şubat’ı hatırlatacak hiçbir şeyin bu ülkeye bir yararı olmayacaktır. Milli iradeyle, milletle inatlaşmayın. Herkes demokrasinin çizdiği yerde dursun, görevini bilsin” (Vakit, 4 Ekim 2006) demiş.
Erkan Mumcu’nun doğru ve haklı olabilmesi için “seçmen”in tümünün, “halk”ın tamamının kendisini onaylaması gerekiyor. Mumcu’ya göre seçmenin ve halkın tamamı 28 Şubat’a karşı. Acaba öyle mi ?
***
TBMM Başkanı Bülent Arınç Turgutlu’da yaptığı konuşmada şunları söylüyor: “Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş felsefesinin temelinde milli egemenlik kavramı yatmaktadır. Büyük önder Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir’ sözü, imparatorluktan cumhuriyete geçişte adeta slogan gibi kullanılmıştır ve milli egemenlik kavramını açıklayan en etkili cümledir. Dolayısıyla cumhuriyetin kuruluş dinamiği tamamıyla millet iradesinin üzerine oturtulmuş ve geliştirilmiştir.” (Zaman,09.09.2006)
Bülent Arınç’ın bu cümlede olduğu gibi Cumhuriyet’i doğru anlamasını ve gerçek bir cumhuriyetçi olmasını temenni ettikten sonra, “milli egemenlik” ile “millet iradesi” arasında doğrudan bir ilişki kurarak “Millet iradesi”ni doğru kavradığını söyleyeceğim.
***
Ama, AKP’ye göre milli irade kendisine oy veren kitledir.
Vakit gazetesine göre de Laik Cumhuriyet’e karşı sevgi ve saygı duymayan İslamcı müslüman kitlesidir. Bu kitleler, nüfusun kaçta kaçını temsil ediyor ?
İşin içine oran girdiği anda Milli İrade, Halk İradesi gibi kavramların bütünsellikleri ve kutsal değerleri yok olur.
Çünkü “Milli” ve “Ulusal”ın karşılığı yüzde yüzdür. Üzerinde tartışma olmaz!
Cumhurbaşkanı Sezer’in TBMM’nin açılışında yaptığı konuşmayı anlamak ve doğru değerlendirmek için ilkin “cumhuriyetçi” olmak gerekir.