“MODERNLEŞEN MÜSLÜMANLAR”

Son derece önemli bir kitabı, “Modernleşen Müslümanlar”ı okumayı yeni bitirdim. ABD’nin Utah Üniversitesi öğretim üyesi Hakan Yavuz’un yapıtını Kitap Yayınevi yayınlamış. Bu başlangıç. Kendisinin de İslamcı ve büyük bir olasılıkla Fethullahçı olduğunu tahmin ettiğim Hakan Yavuz’un kitabına daha epeyce değineceğim. Modernleştiği iddia edilen İslamcı dünyayı yakından tanımak için çok değerli bir belge, ironik açıdan etkileyici, göz açıcı bir el kitabı. Hakan Yavuz sanki yıllardır savunduğum görüşleri kanıtlamak için kaleme almış yapıtını.
Ben ne diyordum ? “İslamcılığın hedefi Cumhuriyet ve devrimleridir” diyordum. Nasıl bir hedef ? Karşı çıkılacak, geriletilecek, mümkün olursa yıkılması gereken bir hedef.
***
“1997 darbesi toplumun devletin sahibi olmadığını, aksine, Kemalist görüşe göre, devletin toplumun gerçek sahibi olduğunu hatırlattı. Türk anayasal sisteminin bütünü devleti koruma ve topluma belli bir hayat tarzını empoze etmeye dayalıdır… Gerçekten, laik bir devlet oluşturma adına yapılan dışlama ve baskı, Türkiye’nin çok sayıda fay hattının ve sürekli istikrarsızlığının kaynağı olmuştur.”(S.355)
“Şu anda yaşanan krizin temelinde resmi devlet ideolojisi Kemalizm yatmaktadır. Kemalizm sosyal, kültürel ve siyasal farklılığı demokrasinin mütemmim cüzü olarak görmediği gibi, sosyopolitik ‘farklılığı’ bir istikrarsızlık kaynağı ve milli birliğe yönelen tehdit olarak değerlendirmektedir. Mevcut etnik (Kürt) ve dinsel (Sünni İslam ve Alevilik) hareketler kendilerini ‘Müslümanlar’, ‘Kürtler’ ve ‘Aleviler’ olarak küreselleşmenin sağladığı araçlarla yeniden tanımlamaktadırlar. Kimlik ve adalet peşinde sosyal hareketler Kemalist proje ile doğrudan çatışma içindedir… Türkiye yeni bir sosyal sözleşmeye ihtiyaç duymaktadır… Sözleşmenin kurucu ilkeleri laiklik, hukuk devleti ve Türkiye’nin çokkültürlü yapısının tanınmasını içermektedir. Hem Kürtler hem Türkler, hem laikler hem İslamcı gruplar bu yeni sosyal sözleşme arayışına müdahil olmalıdır.” (S.356)
***
Hakan Yavuz kitabını İngilizce yazmış. Özgün adı “Islamic Political Identity in Turkey”. Kitabı Ahmet Yıldız Türkçeye çevirmiş. Peki gül gibi “Türkiye’de İslamcı Siyasal Kimlik” adı varken, “Modernleşen Müslümanlar” adıyla yayınlamak da ne anlama geliyor ?
Hakan Yavuz’a bir soru : “Kemalizm” olarak tanımladığı Cumhuriyetin kurucu felsefesi olmasaydı, laiklik başta olmak üzere Cumhuriyet devrimleri yapılmamış olsaydı ve Cumhuriyet TSK tarafından korunmamış olsaydı, kitabın alt başlığında yer alan “Nurcular, Nakşiler, Milli Görüş ve AK Parti” modernleşebilir miydi ?
Tarikat ve cemaatlerin, 1923 yılından bu yana laik cumhuriyet ve Kemalizme karşı verdiği yıkıcı mücadeleyi 424 sayfa boyunca anlattıktan sonra, “Yeni sözleşme”nin kurucu ilkeleri arasında laikliği de saymak gerçekten inandırıcı mı ? Kemalizmin belini kıracak yeni sözleşme üniter devlete ve laikliğe veda anlamına gelmiyor mu ? Hakan Yavuz’a teşekkür ediyorum. Çünkü tarikatların toplumu ve devleti İslamileştirmek için politika ve partileri nasıl kullandığını, çok etkili bir biçimde anlatıyor.