MUHALİF YAZAR

Bir dedikodu yazıcısı, Zaman gazetesinin kendisiyle yaptığı söyleşide “Bu ülkenin gerçek iktidarı sanki AKP’miş gibi de ona ‘karşıcılık’ oynayanlar muhalif oluyor. Yok ya ! O çok “büyük muhalif yazarlara” memleketi bölmekten, Türklüğe hakaretten kaç tane dava açıldı çok merak ediyorum. Ne muhalefeti, ne muhalifi!” diyor.
AKP iktidarını eleştirdiğim için de bana çirkef sıçratıyor : “Özdemir İnce gibi yazarlar inanılmaz şeyler yazıyorlar. Bunların ordu ihaleleri mi var, mercimek mi satıyorlar” diye yumurtluyor.
***
Ancak, söyleşiyi yapan kişi, iddia sahibi dedikodu yazıcısına “Özdemir İnce’nin ordu ihalesi aldığına, orduya mercimek sattığına dair elinizde bir belge var mı ?” diye soracak haysiyetten yoksun. Dedikodu yazıcısını adam yerine alıp mahkemeye versem, yargıca şaka yaptığını söyleyecek. Çünkü bu türden yazıcılar yazmanlık mesleklerini bir kutu biraya, bir duble rakıya sattıkları için fikir mücadelesinden haberleri yoktur. Birkaç günlük tatili bedavaya getirmek için her şeyi yaparlar. Onlara göre bir cumhuriyetçi, AKP’yi, İslamcı ideolojiyi, ılık İslamı eleştiriyorlarsa bunu sadece TSK’ya yaranmak için yaparlar (!). TSK da onlara ihale verir. Eh, beyinleri midelerinden emir aldığı için böyle düşünürler.
***
Bu çirkef cümleyi söyleyen dedikodu yazıcısına göre gerçekten muhalif olmak için “Memleketi bölmek”, “Türklüğe hakaret etmek” gerekirmiş. “Memleketi bölme”nin muhalefetle her hangi bir ilişkisi yoktur. Memleketi bölene “bölücü” denir, “vatan haini” denir. “Memleketi bölmek” kavramı ile dalga geçerek PKK’ya hizmet ediyor, PKK ajanlığı yapıyor bu yazıcı. Bunların sayısı giderek çoğalmakta.
Sadece “Türklüğe hakaret” değil, herhangi bir ulusa, millete hakaret etmek dünyanın en aşağılık halidir. Onur sahibi kimse ne Türklük’e, ne Ermenilik’e, ne de Yunanlık’a hakaret eder. Ruh sağlığı yerinde kimse böyle bir aymazlık yapmaz. Başkalarının yurduna saygı duymadan kendi yurdumuzu, başkalarını sevmeden kendimizi sevemeyiz !
***
AKP’ye muhalefet etmek elbette muhalefettir. Dedikodu yazıcısının türbanın ne anlama geldiğini anlamak için “Türban ve Göstergebilim” başlıklı, “Bir Gösterge Olarak Türban” başlıklı yazılarımı okumalı. Anlarsa. Düzene muhalefeti öğrenmek istiyorlarsa dünkü yazımdan (“Solun Neyi, Nesi Eksik ?”) başlayarak geriye doğru yazılarımı ezberlemeli. Düzene muhalefeti, yani neoliberal-kapitalist-küreselci düzene muhalefeti ancak Marksistler ve Sosyalistler yapabilir. Öğrenmek ve bilmek kemik yalayarak değil, mürekkep yalayarak olur ! Ne var ki muhalefeti asker düşmanlığına indirgeyen mide kılıflı zavallı beyinlerin becerebileceği bir iş değildir bu.
Bu türün, adımı anmadan önce ağızlarını dezenfekte etmeleri gerekir. Ama buna dünyanın bütün dezenfektanları bile yetmez !