MUHTEŞEM SEFALET

“Muhteşem Yüzyıl” ve “Muhteşem Süleyman ve şürekası” hakkında konuşanların çoğu sanal bir falaka hak ediyor ama neyse! Özellikle de Osmanlı’yı ve düzenini zemzemle yıkayan milliyetçi ve İslamcı yobaz tayfası. Bir de Osmanlı ailesinin kalıntılarına bir sözümüz var: Osmanlı’nın saltanat boyunca yaptığı azgınlık ve borcun altından kalkamazlar!
***
Şu cümleyi çok dikkatle okuyalım:
“1564’te Anadolu’da büyük bir kıtlık çıktığı görülüyor. Çeşme’den yollanan bir arzda, açlığın dehşetinden bahsolunurken, halkın ekserisinin ‘ot otladıkları’ kaydolunmuştur.”
Bu cümleyi Prof.Dr.Mustafa Akdağ’ın “Türk Halkının Dirlik ve Düzenlik Kavgası” (Bilgi Yayınevi, 1975) adlı şaheserinin 78. sayfasından aktardım. Aynı sayfanın dipnotunda o cümlenin asıl kaynağını verir: “Müh. 6, S. 435”. “Müh”, “Mühimme Defteri” demektir ki Başbakanlık Arşivi’nde bulunur. Yazarın doçentlik tezi olarak kaleme aldığı “Celalî İsyanları” sözünü ettiğim kitabın ilk halidir.
“Muhteşem” Süleyman yani I.Süleyman, 1495 yılında doğdu, 1520 yılında tahta geçti ve 1566 yılında öldü. Demek ki XVI.yüzyılın 46 yılında saltanat sürmüş. Unutulmasın: XVI.yüzyıl Osmanlı İmparatorluğu’nun (sanılanın tersine) çökmeye başladığı bir yüzyıldır. Bir ülkenin, bir devletin gerçek tarihinin toplumsal ve ekonomi tarihi olduğunu bilenler bu cümleme kesinlikle karşı çıkmazlar. Buyursunlar, adını verdiğim kitap ile aynı yazarın (Prof.Dr.Mustafa Akdağ) “Türkiye’nin İktisadî ve İctimaî Tarihi” (Cem Yayınları, 1974) adlı kitabını okusunlar. Bu arada Prof.Dr. Ömer Lütfi Barkan’ın kitaplarını okumak da kör gözleri açar.
***
I.Süleyman’ın kendisi belki “Muhteşem” idi ama, devr-i saltanatı tam anlamıyla bir sefaletti. Özellikle Anadolu halkı sefildi. Halkın kırlarda hayvanlar gibi ot yediğini bildiren dilekçe 1564 yılında yazılmış. I.Süleyman 1566 yılında ölmüş. Halk hangi hükümdar zamanında ot yemiş?! Yok muhteşemmiş de, yok atalarımızmış da, yok atalarına kötü lâf ettirmezlermiş de ! Halkına ot yedirten ataya “Muhteşem” ya da “Kanunî” denilemez! Gerçek Halk’ın atası Osmanlı değil, kırsalda hayvanlar gibi ot yemek zorunda kalan yoksul insanlardır.
Osmanlı tarihine bir kez de “İktisadî ve ictimaî” açıdan bakın adama benzer bir tek hükümdar bulamazsınız.
XVI. yüzyıl toplumsal ve ekonomik tarihini inceleyenler hemen dört sözcükle karşılaşırlar: 1.Celali İsyanları (ki XVII.yüzyılda alır başını gider). 2.”Çiftbozan” reaya, ki köylerini bırakıp kentlere yığılan işsiz-güçsüz takımına denir. 3. Suhte (softa, medrese öğrencisi). İşsiz kaldıkları için eşkiyaya dönüşmüştür. 4. Levendat yani leventler. Çiftbozanlar ile suhte takımının oluşturduğu şerir ve cani takımı.
“Kanunî Süleyman’ın Fransa hükümetine verdiği kapitülasyonun şartları, Akdenizdeki serbest Türk korsanlığını zorlamış olacak ki, bu yoldan yeteri kadar geçim sağlayamayan ‘gemi levendleri’ Ege kıyılarındaki köylere baskın yapıp, birçok para ve mal yağmasına, hatta, hiristiyan olanlardan tutabildiklerini götürüp, memleketin uzak pazarlarında satmaya başlamışlardı.” (S.100) (Gerisi yarına.)