MURAT BELGE VE KERAMETE KIÇ ATTIRMA

Nazım Hikmet’e Ermeni soykırımı pisliği sıçratan (Bk: 3 ocak tarihli yazım) Nokta dergisi bir önceki 7.sayısında Halikarnas Balıkçısı’nı gündeme getirmiş.
Nokta’nın sapla-samanı birbirine karıştıran magazin sunumundan sonra durum anlaşılıyor: Meğer Murat Belge, Birikim dergisinde (Ekim 2006) Edebiyatımızda Milliyetçilik bağlamında “Mavi Anadolu tezi ve Halikarnas Balıkçısı” başlıklı bir yazı yayınlamış.
***
Yazıyı büyük bir dikkatle, dergi üzerinde not alarak okudum. Murat Belge, Halikarnas Balıkçısı’nın Uluç Reis (1962) ve Turgut Reis (1966) adlı romanlarını, yazarın bir hümanist olmayıp bir Türk milliyetçisi ve ırkçısı olduğunu kanıtlamak için inceliyor. Gerçekten de, Murat Belge’nin verdiği örnekler, Halikarnas Balıkçısı’nın “Türk olmayanları anlatma tarzı, onlara bulduğu sadizm biçimleri v.b., başta Nihal Atsız, hiçbir milliyetçi-faşist Türk yazarını aratmıyor.” (Birikim, S.35) Bu saptama epeyce doğru.
Murat Belge bunun dışında yazarın bu iki romanında yanlış coğrafya ve tarih bilgilerinin, gerçek dışı şecereler ve anakronik bilgilerin cirit attığını kolayca kanıtlıyor. Ama okuduğu kitabın bir tarih ve coğrafya ders kitabı olmayıp kötü de olsa bir roman olduğunu unutarak…
***
Halikarnas Balıkçısı’nın romanlarının yayınlanmasının üzerinden tamı tamına 40 yıl geçmiş. Murat Belge Nokta dergisinde “Fark Etmemişiz, Halt etmişiz” diyor. Sonra milliyetçiliğin hiç durmadığını, giderek güçlendiğini ekliyor. Cumhuriyet ideolojisinin oluşturucularından olan bu “milliyetçi” okuma ve yazma oryantalizmi tersine çevirme yöntemi olmasın sakın ?
Bu tersine çevirme yönteminin 1908’e dayanan bir geçmişi var. Demek ki Herkül Millas’ın Sabancı Üniversitesi tarafından yayınlanan “Türk Romanı ve ‘Öteki’ – Ulusal Kimlikte Yunan İmajı” (2000) adlı kitabını okumamış Murat Belge. Okumuş olsaydı, Herkül Millas’ın Türk romanını “Osmanlıcı Yaklaşım”,”Osmanlıcılıktan Ulusculuğa”, “Uluscu Yaklaşım”, “İslamcı Yaklaşım”, “Anadolucular”, “Sınıfsal Yaklaşım”, “İnsancıl Yaklaşım” başlıkları altında incelediğini anımsardı. Özellikle de, Halikarnas Balıkçısı, Kemal Tahir, Fikret Otyam, Hasan İzzetin Dinamo ve Yılmaz Karakoyunlu’nun incelendiği “Anadolucular” bölümünü anımsamalı ya da okumalıydı.
***
Murat Belge’nin itirafını ahlaki bulabilirdik. Ama şu mide bulandırıcı cümle olmasaydı: “Bu sözleri bir İslamcı’nın ağzından duysa kıyameti koparacak ‘laik aydınlar’ın Balıkçı’nın ideolojisini sorgulamak gereğini hiç hissetmemeleri ilginçtir” (Birikim, S.38).
Murat Belge’nin bütün amacı bu cümleyi yazmakmış meğer. Kendisi gibi Balıkçı’nın ideolojisini “fark etmediği için halt eden”, “laik olmayan bir aydın” 40 yıl sonra işe müdahale ettiğine göre (!)… Ama ilkin Herkül Millas’ın kitabının “Yunan Edebiyatında Türk İmajı” bölümü okunmalı. Karşılaştırmak için. Alman, İngiliz, Fransız,vb., edebiyatlarında Türk imgesi nasıl acaba ?
Murat Belge’nin sorunu Mavi Yolcular değil. İslamcı, neoliberal, İkinci Cumhuriyetçi dostları gibi, “Kemalist” olarak tanımladıkları Laik Cumhuriyet ideolojsi ile…