MURAT BELGE’NİN HAL VE GİDİŞİ

Murat Belge’nin yazılarını en iyi Vakit gazetesi değerlendiriyor yıllardır. Adı geçen gazetenin hakkını teslim etmemek dürüstlük olamaz. Her hafta bir-iki yazısından alıntı yaparlar. Benim yazılarımdan da alıntılar yaparlar ama beni yerden yere vurmak, ne mel’un bir yaratık olduğumu ortaya çıkarmak için… Oysa Murat Belge’nin yazılarından kendi tezlerini desteklemek için yararlanırlar. Murat Belge yazılarını Vakit gazetesinin davasını desteklemek ya da savunmak için yazmasa da sonuçta Vakit gazetesi onu kendisi ile buluşturuyor.
***
7 Temmuz 2008 tarihli Vakit gazetesi Murat Belge’nin 6 Temmuz 2008 tarihli Taraf gazetesinde yayınlanan “Gelişmenin helezonu” başlıklı yazısını da atlamamış. Vakit, bu yazıdan alıntıladığı bölüme trajik bir başlık atmış : “Belge’den birilerine tokat gibi cevap”.
“12 Mart darbesinde ben ‘Parti-Cephe davası’nda yargılanmıştım. Epey kalabalıktık. İddianamenin askerî savcılık tarafından yazılması bir yıl kadar (belki biraz az, belki biraz fazla, tam hatırlamıyorum) zaman aldı. O gün ve o koşullarda kimsenin aklından geçmedi, iddianamenin yazılmasının niçin bu kadar uzadığını sorgulamak ya da insanların bir yıl tutuklu kalıp iddianame beklemesinin ‘hukuk dışı’ olduğunu söylemek. Ama yalnız ‘o gün’ ve ‘o koşullar’ değil, şimdi bunları söyleyenler ne zaman bir askerî mahkemenin ve sıkıyönetimin davranışını eleştirdiler ?”
***
Bu cümle nasıl oluyor da zekâsı ve donanımı dillere destan Murat Belge’nin kaleminden çıkıyor, hayret !
AKP’nin Anayasa Mahkemesi’nde görülen kapatılma davasıyla ilgili herhangi bir özel yazı yazmadım. “Yargı darbesi !” sabuklamalarına karşı sadece Anayasa Mahkemesi yasal görevini yerine getirmekten kaçabilir mi diye bir soru sordum.
Ergenekon operasyonu konusunda tek bir sözcük bile yazmadım. İddianamenin okunmasını bekliyorum. Ergenekon operasyonu düşük yapmış bir darbeyi ortaya çıkartır ve sorumluları cezalandırılırsa bu sonuca en azından Murat Belge kadar sevinirim.
Ama şimdi Murat Belge’nin saçmanın ötesine geçen iddiasını teşhir etmek zorundayım.
***
Murat Belge 12 Mart darbesi ve onun sıkıyönetim mahkemesinin bir tavrı ile bir sivil mahkemenin tutumunu aynı kefeye koyuyor. Demek ki Ergenekon operasyonunda görev alan savcı ve yargıçların 12 Mart rejiminin savcı ve yargıçlarından herhangi bir farkı yok.
12 Mart döneminde askerî savcılığın iddianamesini geciktirmesini eleştirmek yasa dışı bir eylem olabilirdi. Elimde o dönemle ilgili bir arşiv bulunmadığı için somut bir örnek veremeyeceğim. Ancak Ergenekon operasyonun hukuk dışı uygulamalarının eleştirisine 12 Mart’tan örnek getirerek karşı çıkmak Murat Belge’nin değil ama AKP kalkanı İslamcı basının aklına yaraşır. Ne var ki ve ne yazık ki Murat Belge yaptığı bu işi kendine yakıştırıyor. Trajik bir entelektüel çöküş ve iflas durumu ile karşı karşıya bulunuyoruz.
Murat Belge, Kuddusi Okkır cinayetini de 12 Mart’tan bir örnekle mazur göstermeli artık ! Yoksa Vakit gazetesini, İslamcıları, Nakşileri, Nurcuları, Fethullahçıları, AKP’lileri, ikinci cumhuriyetçileri, yeni mürtecileri gücendirir ! Haydi Murat Belge göster kendini !